Hatay’ın Antakya ilçesinde her gün balkon ve pencerelerden yükselen çaresiz feryatlar, mahalle sakinlerinin uykularını kaçırıyor. Alzaymır hastası yaşlı bir kadının yalnızlığa ve korkuya terk edilmiş hali vicdanları sızlatırken, çaldığı tüm kapılardan eli boş dönen komşuların haykırışı toplumsal bir yarayı yeniden gözler önüne seriyor. Peki, 85 yaşındaki bu kadını kurtarmak için neden hâlâ harekete geçilmiyor? İşte yürek burkan o dramın tüm detayları.
Hatay’ın Antakya ilçesine bağlı Kışla Saray Mahallesi, son aylarda duyulmamış bir insanlık dramına sahne oluyor. Birkaç yıl önce alzaymır teşhisi konulan ve yaklaşık 85 ila 90 yaşlarında olduğu tahmin edilen yaşlı bir kadın, adeta kendi evinde bir başına korku dolu anlar yaşıyor. İddiaya göre, yaşlı kadının bakımı için ağabeyi tarafından bir bakıcı tutuldu. Ancak gün içerisinde eve gelip sadece temel ihtiyaçları karşıladığı söylenen bu bakıcı, hastanın yanında sürekli kalmıyor.
Yalnız kaldığı anlarda panik ve korkuya kapılan yaşlı kadın, son birkaç aydır günde neredeyse 5 defa evin penceresine ve balkonuna çıkarak dışarıya sesini duyurmaya çalışıyor. Çaresiz kadının sokakta yankılanan “Allah’ım beni kurtarın, korkuyorum, kimsem yok” şeklindeki çığlıkları, mahalle sakinlerini hem derinden sarsıyor hem de vicdani olarak büyük bir huzursuzluğa sürüklüyor.
Feryatları Duymak İstemeyen Kulaklar ve Sosyal Çürüme
Mahallede yaklaşık iki aydır yaşayan ve yaşlı kadının her gün tekrarlanan çaresiz çırpınışlarına şahit olan Mehmet Ali Gözübüyük, yaşanan duruma daha fazla sessiz kalamadı. Yaşlı kadının durumundan duyduğu üzüntüyü dile getiren Gözübüyük, kadının sesinden değil, onun bu şekilde çaresizce yalnız bırakılmasından dolayı vicdanının sızladığını belirtti. Konuyu defalarca yetkililere taşıdığını ancak her seferinde olumsuz ya da sonuçsuz dönüşler aldığını ifade eden Gözübüyük, devlet yetkililerinin bir an önce bu kadına sahip çıkması gerektiğini vurguladı.
Yaşanan süreci ve mahalledeki çaresizliği anlatan Mehmet Ali Gözübüyük, durumu şu sözlerle özetledi:
“Ben yaklaşık iki aydır burayım. Yaşlı kadın her gün yalvararak ‘Allah’ım beni kurtarın, korkuyorum’ gibi tarzda şeyler söyleyerek acı çekiyor. Bu mahallede kimse onu anlamıyor. Komşular çok rahatsız oluyor ve onlar ona yardımcı olmak istiyorlar. Kadın bekar, tek yaşıyor ve bakıcısı var. Sözde bakıcısı var ama ben bütün gün bu kadının seslerini duyuyorum. Bakıcısı varsa alzaymır olan kadının yanından bir dakika ayrılmaması gerektiğini söylediler. Sağlık görevlisi kadın, bakıcıya ‘sizin alzaymır hastasına belgeniz var mı’ diye sorduğunda bakıcı yok dedi. Bakıcı da abisi tarafından tutulmuş. Yaşlı kadın uzun zamandır bekar yaşıyordu sonra alzaymır hastası oldu. Bu kadın 85 ila 90 yaşlarında olabilir. Sanırım uzun zamandır ilaç vermiyorlar. Ben her gün her sabah istersem müzik açarım ve kadının sesini duymam. Benim vicdanım, bu kadın için vicdanım rahatsız oluyor. Onun bağrışları beni rahatsız etmiyor ama vicdanımı çok sızlatıyor. İnsanlık şimdi sosyal çürümede, bana dokunmayan yılan bin yaşasın zihniyeti var. Son zamanlarda bu kadının acı çekmesi benim gerçekten çok zoruma gidiyor. Bir an önce bir şey yapılmasını talep ediyorum. Birkaç yere haber verdik, 5 kere ihbarda bulundum ama sonuç çıkmadı. Günde 5 sefer çıkıyor. Bakıcısı ekmek almaya gidiyor ya da bir şey almaya gidiyor. Kadın bağırmaya başlıyor”
Yetkililere Acil Yardım Çağrısı
Alzaymır gibi sürekli gözetim ve şefkat gerektiren ağır bir hastalıkla mücadele eden yaşlı kadının, tek başına balkonda feryat etmesi mahalle halkının en büyük endişesi haline geldi. Bakıcısının markete veya başka ihtiyaçlar için dışarı çıktığı anlarda kadının pencereye yönelmesi, hayati bir tehlikeyi de beraberinde getiriyor. Mahalle sakinleri, bu feryatların daha büyük bir trajediyle sonuçlanmaması için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı başta olmak üzere ilgili tüm kurumların acilen devreye girmesini bekliyor.
