Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

İstanbul Deklarasyonu ile dünyada yeni bir dönem mi başlıyor ve TBMM’deki dev zirveden hangi kritik kararlar çıktı

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleştirilen Parlamentolar Arası

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleştirilen Parlamentolar Arası Birlik 152. Genel Kurul Toplantısı, tüm dünyanın gözünü diktiği tarihi bir mutabakatla sona erdi. 115 ülkeden parlamento temsilcilerinin katılımıyla kabul edilen İstanbul Deklarasyonu, küresel krizlerden yapay zekanın denetimine, Orta Doğu’daki barış arayışlarından ekonomik adalete kadar hayati başlıkları içeriyor. Peki, bu deklarasyon dünya siyasetinde neleri değiştirecek?

Dünyanın dört bir yanından gelen 115 parlamentonun temsilcileri, küresel barışın tesisi ve ortak geleceğin inşası için İstanbul’da bir araya geldi. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş’un yönetiminde gerçekleştirilen kapanış oturumunda, “Gelecek Nesiller için Umudu Yeşertmek, Barışı Sağlamak ve Adaleti Temin Etmek” temasıyla hazırlanan İstanbul Deklarasyonu oy birliğiyle kabul edilerek yürürlüğe girdi. Zirvenin son gününde, barışın tesisi ve küresel ekonomi gibi kritik alanlarda sunulan karar taslakları genel kurulun onayından geçti.

Küresel Tehditlere Karşı İstanbul Deklarasyonu Neleri Hedefliyor

İstanbul Deklarasyonu, günümüzde artış gösteren silahlı çatışmalar, jeopolitik gerginlikler ve uluslararası hukuk ihlallerine karşı güçlü bir duruş sergiliyor. Metinde, dezenformasyondan iklim değişikliğine kadar geniş bir yelpazede parlamenter diplomasinin önemi vurgulandı. Diyalog ve diplomasinin zayıfladığı, buna karşın barışın güç yoluyla sağlanabileceği düşüncesinin yaygınlaşmasından duyulan endişe, deklarasyonun temel çıkış noktalarından birini oluşturdu.

Deklarasyonda, parlamenter diplomasiyi ve uluslararası işbirliğini güçlendirmeye yönelik şu ifadeler kullanıldı: “Deklarasyon, demokratik, kapsayıcı ve temsil kabiliyeti yüksek bir yönetişim anlayışı ile yeni teknolojiler karşısında sorumlu yönetim politikalarının geliştirilmesini tavsiye ediyor. Diyalog, işbirliği ve güvenin teşvik edilmesini, çatışmaların önlenmesine ve sorunların barışçıl yollarla çözümüne katkı sunulmasını taahhüt ediyor.”

İnsancıl Hukuk ve Sivillerin Korunması Öncelik Haline Geldi

Fiji Parlamentosu Başkanı Filimone Jitoko, deklarasyonu genel kurula sunarken yaptığı konuşmada, belgenin hükümetler üzerindeki denetim etkisine dikkat çekti. Jitoko, “(Deklarasyon) Parlamentoların denetim fonksiyonu aracılığıyla, hükümetlerin uluslararası insancıl hukuka saygı göstermeleri ve silahlı çatışmalarda sivillerin korunmasına öncelik vermelerine katkı sağlamayı öngörmektedir.” dedi.

Jitoko konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Barış, adalet ve nesiller arası istikrar için diplomatik yönetişimin, insan haklarının, hukukun üstünlüğünün ve BM İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ne dayalı çok taraflı işbirliğinin vazgeçilmez olduğunu yeniden teyit ediyoruz. Toplumsal çeşitliliğin önemini, engelli bireylerin haklarının ve halkın gerçek temsilinin sağlanması gerektiğini kabul ediyoruz.”

Yapay Zeka ve Gelecek Nesiller İçin Denetim Çağrısı

Namibya Ulusal Meclisi Üyesi Bertha Nghifikwa, parlamenterlerin aldığı kararların gelecek nesiller üzerindeki etkisinin altını çizdi. Nghifikwa, teknolojik gelişmelerin etik bir çerçevede yürütülmesi gerektiğini belirterek, “Yoksulluk, eşitsizlik ve kutuplaşmanın kökenlerine inerek yapısal sorunları çözecek, güvenlikte insan merkezli önleyici yaklaşımlar ile iklim direncini teşvik edeceğiz. Yapay zeka dahil yeni teknolojilerin kötüye kullanım risklerini azaltmak için parlamenter denetimi güçlendirecek; teknolojik yeniliklerin etik, şeffaf ve anlamlı bir insan kontrolünde ilerlemesini sağlayacağız.” ifadelerini kullandı.

Cezayir Ulusal Halk Meclisi Üyesi Farida İlimi Haddouche ise yapay zekanın kurumlar üzerinde oluşturduğu baskıya değinerek, parlamentoların bu teknolojiyi toplum çıkarlarına uygun kullanması gerektiğini hatırlattı. Haddouche ayrıca engelli bireylerin hayata eksiksiz katılımının bir lütuf değil, hak olduğunun altını çizdi.

Ekonomik Kararlar ve Bir Sonraki Durak Tanzanya

Zirve sadece siyasi değil, ekonomik alanda da önemli adımlara sahne oldu. Nepal Milletvekili Anjan Shakya, ticaret korumacılığının engellenmesi ve vergi kayıplarının önüne geçilmesi için hazırlanan raporun detaylarını paylaştı. Uluslararası ticaretin yoksulluğu azaltmadaki rolüne dikkat çekilen tavsiye kararı, 22 parlamentonun katkılarıyla son halini aldı.

İstanbul’daki tarihi buluşmanın ardından bir sonraki Genel Kurul’un adresi de belli oldu. Ekim 2026’da gerçekleştirilecek 153. PAB Genel Kurulu’na Tanzanya ev sahipliği yapacak. Tanzanya Ulusal Meclis Başkan Vekili Daniel Sillo, katılımcılar için vizesiz geçiş veya kapıda vize kolaylığı sağlanacağını müjdeledi. Zirve, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un kapanış konuşması ve İstiklal Marşı ile sona erdi.