Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Türkiye’nin nüfusu tehlikede mi? Cumhurbaşkanı Erdoğan hangi rakamlar için tedirgin edici dedi?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin demografik geleceğine dair hayati uyarılarda

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin demografik geleceğine dair hayati uyarılarda bulunarak doğurganlık hızındaki sert düşüşün altını çizdi. Aile ve Nüfus On Yılı Programı kapsamında konuşan Erdoğan, evlilik yaşının yükselmesi ve boşanma oranlarının artmasıyla birlikte ortaya çıkan tabloyu “tedirgin edici” olarak nitelendirirken, Türkiye’nin geleceğini korumak adına atılacak kritik adımları ilk kez paylaştı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Aile ve Nüfus On Yılı Programı’nda gerçekleştirdiği açıklamalarda, Türkiye’nin nüfus yapısındaki değişimlerin artık göz ardı edilemeyecek bir boyuta ulaştığını ifade etti. Aile kurumunun toplumsal dayanıklılığın merkezi olduğunu vurgulayan Erdoğan, özellikle 2017 yılından itibaren başlayan düşüş eğiliminin gelecekte büyük riskler barındırdığını belirtti.

Doğurganlık oranlarında kritik eşik aşıldı mı?

Türkiye’nin nüfus yenilenme seviyesinin altına düştüğünü rakamlarla açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı: “Doğurganlık hızımız 2017’den itibaren nüfusun yenilenme seviyesi olan 2,1’in altına indi. 2024’te 1,48’e düşen oranın maalesef 2025 yılında daha da geriye gittiğini tahmin ediyoruz.” Bu verilerin sadece birer istatistik olmadığını, milletin geleceğini doğrudan etkilediğini söyleyen Erdoğan, “Rakamlar hepimiz için tedirgin edici.” diyerek durumun ciddiyetine dikkat çekti.

Avrupa ile kıyaslandığında Türkiye ne durumda?

Dünya genelindeki yaşlanma trendine de değinen Erdoğan, Türkiye’nin halen genç bir nüfusa sahip olduğunu ancak bu avantajın hızla kaybedildiğini belirtti. Erdoğan, “Bu endişe verici tablo sadece Türkiye’nin meselesi değildir. Avrupa’dan Uzak Doğu’ya kadar birçok ülke yaşlanan nüfus ve azalan doğum oranlarıyla karşı karşıya. Örneğin Türkiye’de yüzde 35’e yaklaşan ortanca yaş, Avrupa’da 45’tir. Türkiye Avrupa Birliği’nden halen 10 yaş gençtir. Biz şimdiden gerekli tedbirleri almaya, tıpkı üç çocuk çağrımızda olduğu gibi yarının risklerini şimdiden azaltmaya çalışıyoruz.” dedi.

Aile ve Nüfus On Yılı için hangi stratejiler belirlendi?

Gelecek on yılı kapsayacak olan vizyon belgesinin detaylarını paylaşan Erdoğan, beş temel öncelik üzerine odaklandıklarını açıkladı. Bu stratejilerin başında aile kurumu ve nesillerin korunması gelirken, evlilik müessesesinin teşvik edilmesi ve doğrudan doğurganlık hızının artırılması hedefleniyor. Ayrıca gençlerin nitelikli bir şekilde yetiştirilmesi, yaşlı refahının sağlanması ve kırsal bölgelerin yerinde kalkındırılarak nüfusun ülke genelinde dengeli bir şekilde dağıtılması planlanıyor. Erdoğan bu konuda, “Belgemizi beş strateji üzerine bina ettik.” diyerek yol haritasını netleştirdi.

Üç çocuk çağrısı neden tekrar gündeme geldi?

Geçmişte yaptığı nüfus uyarılarının bugün ne kadar haklı çıktığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2007’de ‘En az üç çocuk’ diyerek hızla yaklaşan bir tehlikeye dikkat çekmiştik. Bu yaklaşımımız bazı kesimlerin tepkisini çekmiş, hayat tarzına müdahaleden inanç değerlerimizi hedef alan nice ahlak dışı iftiraya maruz kalmıştık.” şeklinde konuştu. Aradan geçen yılların kendisini haklı çıkardığını savunan Erdoğan, “Sonuçta ne oldu? Aradan geçen sürede çağrılarımızın haklılığı ispat edilmiş oldu. O gün bizi eleştirenler, bugün haklılığımızı kabul etmek zorunda kalıyor. Yarın tarih tekerrür edecek.” ifadelerini kullandı.

Aile kurumu ve toplumun geleceği nasıl korunacak?

Dijital çağın aile yapısı üzerindeki dönüştürücü etkilerine de değinen Erdoğan, ailenin zayıflamasının toplumu doğrudan savunmasız bıraktığını dile getirdi. Erdoğan konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Aile zayıfladığında, zayıflatıldığında ise birey zayıflar, toplum puan kaybeder. Ailenin huzuru milletin huzurundan, ailenin güvenliği milletin güvenliğinden, ailenin birliği milletin birliğinden ayrı düşünülemez. Aile toplumun temelidir ilkesi, milletimizin asli kimliğini ortaya koyan veciz bir cümledir.”

Yeni dönemde devlet hangi adımları atacak?

Kamu kurumlarının artık tüm planlamalarını aile ve nüfus odaklı yapacağını belirten Erdoğan, Mayıs ayının son haftasının Milli Aile Haftası olarak kutlanacağını duyurdu. Erdoğan, “Kamu kurum ve kuruluşlarımız stratejik planlarını, bütçelerini, performans hedeflerini aile ve nüfus eksenini ihdiva edecek şekilde geliştirecektir.” diyerek tüm devlet mekanizmasının bu yeni vizyona entegre edileceğinin sinyalini verdi. Cumhurbaşkanı ayrıca, milletin gücünün sadece ekonomi ve teknolojiyle değil, nesilden nesile aktarılan değerlerle ölçülebileceğini hatırlattı.