Fatih ÜNLÜ – 15 Mayıs 2026
DERLEME – Alıntılar
Hakkı Verilememiş Sözler
Bana da hakkı verilememiş sözler kaldı. Çoğu zaman.
Puslu bir aynaya serptiğim suyun saflığı oranında görebildiğim hayattan anlayabildiklerim kaldı.
Bismillah
Rabbim!
Binlerce perişan günahıma binlerce mesrur Estağfirullah.
Binlerce muhtaç anıma binlerce muhlis Bismillah.
Ey Yokları Var Eden Allah
Ey olmazları olduran Allah!
Ey yokları var eden Allah!
Ey zerreleri cihan eden Allah!
İslam âlemine ve bütün dünyaya
Hayırlı çıkış yolları ihsan eyle ya Rab!
Bir Gülü Yetiştirmek İçin
Bahar yaz güz kış
Ben sen İsa ve Yahya
Bir gülü yetiştirmek için
Yaratılmışız
Şükür Tanrıya
Üstad Sezai Karakoç (Gün Doğmadan, s. 186)
Şükretmeye sayısız sebebim var
Rabbimin bana vermediği nimetlerden dolayı haşa gücenmeye asla hakkımın olmadığını zaten biliyorum. Allah başkalarına türlü türlü nimetler vermiş bana da çeşit çeşit başka nimetler. Ve tüm bunları herkese yoktan lütfetmiş. Kulların sebep olduğu dengesizliklerin düzeltilmesi ayrı, Allah’ın taksiminden dolayı şikâyete asla yer yok.
Ama bundan daha da önemlisi Allah’ın vermediğinde de bir hikmet olduğu hakikatinin bilinmesidir.
Çok uğraşmamıza rağmen bir iş bir türlü olmuyorsa ya vakti değildir ya da giderilmesi gereken bir aksilik vardır. Yine de olmuyorsa, o işin olmaması bizim için daha hayırlıdır ve ileride bunları bize vermediği için Allah’a şükredeceğizdir.
Bu tespit herhangi bir işi başarmak için yoğun çalışmaya engel değil elbette, belki tam tersi teşvik edici. Çünkü gaybın ilmi bizde yok, bize helal haram sınırları içerisinde gayretli olmak ve başarısızlıktan yılmamak düşüyor. Sonucu saplantıya dönüştürmeden istikametimizi doğru tutup işlerimizde ısrarcı olabiliriz. Çünkü bazen işlerin başarılması için kritik bir yoğunluğa ulaşılması gerekir ki orada size kapılar açılmaya başlar. Tüm o uğraşlarınız bir anlamda fiili dua gibidir.
Edison’un icat ettiği ampulde kullandığı -enerjiyle ısındığında ışık saçan ama kopmayan, dağılmayan- malzemeyi ancak yüzlerce maddeyi denedikten sonra bulabildiği biliniyor. İşte bu işlerin sebat boyutuna işaret ediyor.
Başta söylediğimiz husus, onca uğraşımıza rağmen bir iş olmuyorsa hayırlısı deyip durabilmeyi, farklı bir şekilde yeniden denemeyi ve ancak bütün uğraşlara rağmen bir sonuç alamıyorsak, olabilecek yeni şartlara kadar sonuca rıza göstermeyi ifade ediyor.
Hayatta şartlarla çatışarak değil olan bitenle uyumlu ve amaçtan sapmayan bir yol bulunduğunda sonuç alınabildiğini birçok örnekten biliyoruz.
Daha Kötüsünden
Mevcut şartlarda insanlık olarak ideal bir noktada bulunduğumuzu iddia eden kimse pek yoktur herhalde.
Ve insanlığı daha kötüsünden koruyan da Allah’tır. Daha kötüsü olabilir mi demeyin, olabilir.
İnsanlığı güzel günlere kavuşturabilecek olan da Allah’tır, Allah azimüşşandır.
Gayrete Gelmek
Hitabım başta kendi nefsime:
Bir işi yapacakken mantıklı – öz bir plan yap ve işe başla. İşi yaptıkça hevesin artar, daha iyi odaklanırsın ve işi başarma ihtimalin de artar. Bu konularla ilgilenen uzmanlar bunun mekanizmasını da bir ölçüde keşfetmişler. İnsan büyük veya küçük bir işi başardığında, vücutta daha fazla üretilmeye başlanan kritik maddeler insanda iş yapma azmini de güçlendiriyormuş. Atalarımız da bunu bir şekilde anlaşmışlar ki “Şeytanın bacağını kırmak“ gibi “herhangi bir sebeple yapılmayan bir işe başlamayı başarmak” anlamında buna benzer bir durumlara da hitap eden bir deyimi üretmişler…
Akıllı ve tedbirli bir varlık olan insan için hazırlık zaten elzemdir. İşin büyüklüğü oranında uygun bir hazırlık veya altyapı varsa, herhangi bir işte cesaret ve fiilen işe başlayabilmek en hayati aşamadır.
Bu en basit görünen durumlarda bile geçerlidir. Diyelim evde tek başınasınız, çoğalan bulaşıkları de makineye yerleştirmeye ya üşeniyorsunuz ya da “şu- bu” derken bu pek aklınıza gelmiyor. Gidin, üç beş tane bulaşığı yerleştirin, sebatla biraz devam edin, işe başladınız mı gerisinin geleceğini göreceksiniz.
Görüleceği üzere, birçok işi yapmamızın gerektiği şu uzun hayat yolunda başarılı olmamız için Allah birçok imkân yaratmıştır. Gece dinlenip gündüz açılan yeni sayfalar bir imkândır. Bir işi başarmakla insana gelen azim ve şevk bir imkândır. İnsandaki sebat duygusu bir imkândır. Allah insanı güzel işleri başaracak bir surette var etmiştir. Yeteneklerini kötüye kullananlar da vardır ama iyilikler temiz yaratılışla ve Kâinatla da uyumlu olduklarından gerçekte hep öndedirler.
Kısa Dualar ve Tespitler
– Derdi olanlara yardım eyle ya Rabbi! Sen ki Erhamürrahiminsin ve bütün dermanların Sahibi’sin.
– Bu dünyadan ayrılışımızı iman ile mahza hayır kıl ya Rabbi!
– Beni dâhili ve harici bütün muzır işlerden muhafaza eyle Rabbim!
– Ey Kâinata bu muhteşem düzeni ihsan eden Rabbim!
Bu dünyaya da güzel bir nizam ihsan eyle. Bizi bu konuda vazifeli, sorumlu kıldın. Eksiğimizi Rahmetinle tamamla, bize her an yardım eyle Rabbim!
=====
– Bir insanın seni de ilgilendiren kötülüğüne bakıp ta daha büyük bir kötülük isteyemezsin. Ancak nasihatte bulunur ve Allah ıslah etsin diyebilirsin. Şerri büyütmek değil, gidermek esastır.
– “Bugün yeni bir gün. Allah için güzel bir iş yapmayı unutma.”
– Ey gafil nefsim, şimdi istiğfarı asla zorsunma, unutma da. Çünkü öyle anlar gelir ki günahlarım için sonsuz tövbeler etseydim dersin.
– Her daim Allah’ın razı olduğunu iste. Allah’ın razı olduğu şüphesiz en iyisidir.
İşte gördün: Onca bilinmez arasında işlerini Allah’a havale edebilmen, Allah mutlak merci ve hakem bilmen seni kurtardı. Yoksa şeytanın oyunları ve nefsin gafleti seni alaşağı etmişti.


YORUMLAR