Muğla’nın Fethiye ilçesinde yer alan ve titizlikle korunan Osmanağa Günlüklü Koyu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un şirketiyle ilişkilendirilen inşaat projeleriyle sarsılıyor. Bölge halkının büyük tepki gösterdiği doğa katliamı girişimi, yaklaşık 15 dönümlük orman arazisini ve hassas ekosistemi tehdit ederken, “Cennet koy elden mi gidiyor?” sorusu gündeme damga vuruyor.
Muğla’nın doğa harikası noktalarından biri olan Göcek Mahallesi’ndeki Osmanağa Günlüklü Koyu, bugünlerde iş makinelerinin gölgesinde kalmış durumda. Birinci derece doğal sit alanı statüsünde bulunan ve bölgenin akciğerleri sayılan yaklaşık 15 dönümlük orman arazisinde başlatılan çalışmalar, çevre gönüllülerini ve yerel halkı derin bir endişeye sevk ediyor. Ekolojik dengenin bozulmasından korkan vatandaşlar, bölgenin korunması için yetkililere seslerini duyurmaya çalışıyor.
Doğal Ekosistem Büyük Bir Tehlike Altında Mı
Bölgedeki ekosistem için kritik bir öneme sahip olan bu arazi, endemik bitki türlerine ve yaban hayatına ev sahipliği yapıyor. İnşaat faaliyetlerinin başlamasıyla birlikte ağaçların ve bitki örtüsünün zarar görmesi, sadece görsel bir kirlilik yaratmakla kalmıyor, aynı zamanda bölgenin ekolojik dengesini de geri dönülemez bir şekilde bozma riski taşıyor. Mahalle sakinleri, koruma altındaki bu statünün nasıl esnetildiğini ve inşaat izninin hangi yasal dayanakla verildiğini merakla sorguluyor.
Gözler Bakan Ersoy ve Şirketine Çevrildi
Kamuoyunda infial yaratan bu girişimlerin merkezinde, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un şirketiyle ilişkilendirilen projelerin yer aldığı iddiaları bulunuyor. Bakanlığın bizzat koruması gereken bir alanın, yine Bakan’ın ismiyle anılan bir ticari girişimle yapılaşmaya açılması, bölgede ciddi bir huzursuzluk yaratıyor. Bölge halkı, anayasal haklarını kullanarak doğayı savunmaya devam edeceklerini belirtirken, yetkililerden acil bir durdurma kararı ve tatmin edici bir açıklama bekliyor.
Osmanağa Koyu’nun geleceği, bölgedeki sivil toplum kuruluşlarının ve vatandaşların kararlı duruşuyla şekillenecek gibi görünüyor. Doğal sit alanlarının ticari rant uğruna feda edilmemesi gerektiğini savunan halk, Göcek’in son kalan bakir noktalarından birini korumak için hukuk mücadelesine hazırlanıyor.
