1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kapsamında bir bildiri yayımlayan Hür İşçi Sendikaları Konfederasyonu, Türkiye’deki çalışma hayatının kanayan yarası olan iş kazalarına dair çarpıcı bir değerlendirmede bulundu. İş cinayetlerinin önlenebilir bir gerçek olduğunu hatırlatan konfederasyon, mevcut sistemin risklerine dikkat çekerek emekçilerin haklarını savunan kritik bir mesaj paylaştı.
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü arifesinde Türkiye’nin çalışma hayatındaki riskli tabloyu masaya yatıran Hür İşçi Sendikaları Konfederasyonu, yayımladığı mesajla dikkatleri üzerine çekti. İş kazası verileri üzerinden yapılan değerlendirmelerde, Türkiye’de çalışanların can güvenliğinin hangi noktada olduğu sorgulanırken, konfederasyon yönetimi çalışma hayatındaki güvencesizliğe karşı güçlü bir duruş sergiledi.
İş kazaları önlenebilir bir süreç mi?
Yapılan açıklamada, Türkiye’de her yıl yüzlerce işçinin hayatını kaybettiği olayların sadece birer kaza olarak nitelendirilemeyeceği ifade edildi. Hür İşçi Sendikaları Konfederasyonu, iş kazalarına ilişkin verilerin aslında sistemdeki büyük bir boşluğu işaret ettiğini savundu. Konfederasyon yetkilileri, çalışma hayatındaki risklerin minimize edilebileceğini ve gerekli önlemler alındığında bu ölümlerin durdurulabileceğini belirterek “Güvencesiz çalışma düzenine mahkum değiliz” mesajını paylaştı.
Mevcut sistemin eksiklikleri nelerdir?
Açıklamanın odağında yer alan bir diğer önemli husus ise mevcut çalışma sistemine yönelik eleştiriler oldu. Emek ve dayanışma gününün ruhuna uygun şekilde yapılan çağrıda, iş cinayetlerinin kader olarak görülmemesi gerektiği vurgulandı. İş güvenliği tedbirlerinin bir maliyet kalemi değil, bir insan hakkı olduğunun altını çizen konfederasyon, denetimlerin artırılması ve işçilerin yaşam hakkının her şeyin üzerinde tutulması gerektiğini ifade etti.
Hür İşçi Sendikaları Konfederasyonu, 1 Mayıs vesilesiyle yaptığı bu çıkışla, sadece kutlama değil aynı zamanda bir mücadele ve farkındalık çağrısı yapmış oldu. Çalışma hayatındaki risklerin şeffaf bir şekilde paylaşılması ve önleyici politikaların hayata geçirilmesi gerektiği belirtilen açıklamada, işçilerin daha güvenli ve insan onuruna yakışır koşullarda çalışması için mücadelenin süreceği mesajı verildi.
