İran ile ABD arasında sağlanan ve Lübnan’ı da kapsayan kritik ateşkes mutabakatına rağmen, İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyi ve doğusuna düzenlediği ağır hava saldırıları bölgeyi yeniden kan gölüne çevirdi. Gece saatlerinden itibaren başlayan bombardımanın ardından gelen acı bilanço, tüm dünyada büyük bir endişe ve soru işaretleri yarattı.
Orta Doğu’da sular durulmuyor. Diplomatik girişimlerin ve varılan mutabakatların gölgesinde, Lübnan toprakları bir kez daha ağır bombardımanların hedefi oldu. İsrail ordusunun gece saatlerinden itibaren başlattığı hava harekatı, bölgedeki kırılgan barış umutlarına ağır bir darbe indirdi.
Ağır Bombardımanın Ardından Bilanço Ağırlaşıyor
İsrail savaş uçaklarının Lübnan’ın güneyi ve doğusundaki noktalara düzenlediği hava saldırılarında can kaybı her geçen saat netleşiyor. Edinilen son bilgilere göre, düzenlenen yoğun bombardımanlar sonucunda hayatını kaybedenlerin sayısı 47’ye yükselirken, en az 97 kişi de yaralandı. Bölgedeki yerel kaynaklar, yaralıların hastanelere sevk edildiğini ve bazılarının durumunun kritik olduğunu bildiriyor. Enkaz altındaki arama kurtarma çalışmaları ise zorlu şartlar altında devam ediyor.
Ateşkes Sürecine Rağmen Neden Saldırıldı
Yaşanan bu son kanlı gelişme, uluslararası kamuoyunda büyük bir şaşkınlık ve tepkiyle karşılandı. Zira bu ölümcül saldırılar, İran ile ABD arasında imzalanan ve Lübnan’ı da doğrudan kapsayan resmi mutabakata rağmen gerçekleştirildi. Bölgede kalıcı bir barışın tesis edilmesi amacıyla yürütülen ateşkes sürecinin bu saldırıyla nasıl etkileneceği ise henüz bilinmiyor. Anlaşmanın hemen ardından gelen bu hamle, diplomatik çevrelerde sürecin geleceğine dair ciddi soru işaretlerini beraberinde getirdi.
