Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Middle East Monitor: Hürmüz’ün kapanması küresel enerji dengesini yeniden şekillendirdi?

Hürmüz’ün kapanması küresel enerji dengesini yeniden şekillendirdi? İşte kaostan kazanan aktörler ve küresel yeni enerji dengesinin dinamikleri.

Hürmüz'ün kapanması küresel enerji dengesini yeniden şekillendirdi? İşte kaostan kazanan

İngiltere merkezli Middle East Monitor’de, İran savaşı üzerinden giderek derinleşen krizin hem küresel sistem hem de doğrudan çatışmanın tarafı olan aktörler açısından ele alındığı bir analiz yayımlandı.

Savaşın birinci ayını doldururken, çatışmanın yalnızca askeri cephede yaşanan gelişmelerle sınırlı kalmadığı, çok daha geniş jeopolitik ve ekonomik sonuçlar ürettiği ifade edilen analizde, en temel sorunun tarafların aslında neyi başarmaya çalıştığının net biçimde tanımlanmamış olması olduğu vurgulandı.

Analizde ayrıca ABD’den İsrail’e, İran’dan Çin’e, Körfez ülkelerinden Avrupa’ya kadar geniş bir aktör yelpazesinin savaşa dair beklentilerine ve risk hesaplarına yer verildi. Her bir aktörün krizi farklı stratejik öncelikler üzerinden okuduğu, ancak bu beklentilerin büyük ölçüde birbirinden ayrıştığı değerlendirmesi yapıldı.

İşte Middle East Monitor’de yayınlanan analiz:

Hürmüz Boğazı, en dar noktasında yalnızca 33 kilometre genişliğe sahip tek bir su geçidi. Ancak bu dar koridorun jeopolitik ve ekonomik ağırlığı fiziksel ölçülerinin çok ötesinde. Küresel enerji akışını kesintiye uğratma ve ekonomileri durma noktasına getirme kapasitesi taşıyor.

Middle East Monitor: Hürmüz'ün kapanması küresel enerji dengesini yeniden şekillendirdi?

28 Şubat 2026’da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik ortak askeri saldırılarıyla rejim değişikliği hedeflenirken, İran Mart ayında misilleme olarak Hürmüz Boğazı’nı fiilen bloke etti.

Bu adım, Körfez petrol ve gazına bağımlı ülkeler için ciddi bir şok etkisi yarattı ve küresel enerji sistemini tarihi bir krizle karşı karşıya bıraktı. Boğazın kapanmasıyla birlikte dünya, enerji arzı açısından eşi benzeri görülmemiş bir kırılganlık dönemine girdi.

Başlangıçta İran’ın nükleer ve füze programını etkisizleştirmeyi ve rejim değişikliğini hedefleyen sınırlı bir askeri kampanya olarak görülen süreç, kısa sürede küresel ölçekte en ağır enerji güvenliği krizlerinden birine dönüştü.

Middle East Monitor: Hürmüz'ün kapanması küresel enerji dengesini yeniden şekillendirdi?

Hürmüz krizi aynı zamanda enerji politikasına dair iki rahatsız edici gerçeği ortaya çıkardı. Birincisi, küresel enerji sisteminin yalnızca birkaç dar coğrafi geçiş noktasına bağımlı olması nedeniyle yapısal olarak kırılgan bir yapıya sahip olması. İkincisi ise bu tür jeopolitik şoklarda bazı aktörlerin zarar görürken bazılarının kaostan ekonomik ve stratejik kazanç sağlaması.

Hürmüz sonrası dönemi anlamak için bu iki gerçek belirleyici konumda.

Dünyanın en tehlikeli darboğazı

Hürmüz Boğazı uzun süredir dünyanın en kritik enerji darboğazı olarak tanımlanıyor. Önemi söylemsel değil, doğrudan akış verileriyle ölçülüyor.

Middle East Monitor: Hürmüz'ün kapanması küresel enerji dengesini yeniden şekillendirdi?

2025 yılı itibarıyla küresel deniz yoluyla taşınan petrol ticaretinin yaklaşık %25–30’u ve sıvılaştırılmış doğalgazın yaklaşık %20’si bu dar geçitten sağlanıyor. Bu hacim günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol ve petrol ürününe, yıllık ise 110 milyar metreküpten fazla LNG’ye karşılık geliyor.

Katar LNG ihracatının %93’ü ve Birleşik Arap Emirlikleri LNG ihracatının %96’sı bu hattı kullanıyor. Buna karşın mevcut koşullarda ekonomik olarak uygulanabilir bir alternatif rota bulunmuyor. İran, Irak, Kuveyt, Katar ve Bahreyn gibi ülkeler enerji ihracatı açısından büyük ölçüde bu boğaza bağımlı. Suudi Arabistan ve BAE’nin ise sınırlı boru hattı kapasitesi bulunuyor ve bu hatlar yalnızca kısmi bir yönlendirme imkanı sağlıyor.

Middle East Monitor: Hürmüz'ün kapanması küresel enerji dengesini yeniden şekillendirdi?

Savaş öncesinde günlük yaklaşık 138 gemi boğazdan geçerken, Mart ayından itibaren bu sayı dramatik biçimde düşerek günlük 5–6 seviyesine geriledi. Geçişe izin verilen gemilerin büyük kısmının İran ile bağlantılı olduğu görülüyor. Körfez üreticileri ihracatın durması nedeniyle üretimlerini günde 11 milyon varilden fazla azaltmak zorunda kaldı ve hem kara hem deniz depolama kapasitesi hızla doldu.

Enerji fiyatları sert biçimde yükseldi. Brent petrol savaş öncesinde 71,86 dolar seviyesindeyken 116 doların üzerine çıktı ve bu yaklaşık bir ay içinde %60’a yakın artış anlamına geliyor. JP Morgan’a göre Brent’in 80 dolar seviyesinde kalması bile 2026’nın ilk yarısında küresel büyümeyi baskılayacak ve enflasyonu 1 puanın üzerinde artıracak. Krizin uzaması halinde 200 dolar seviyesi dahi ihtimal dahilinde.

Ekonomik şok dalgası

Krizin ekonomik etkisi yalnızca enerji piyasalarıyla sınırlı kalmadı, küresel sisteme yayıldı. Boğazdan geçişlerin durması sigorta piyasalarında ciddi bir kriz yarattı ve risk primleri hızla yükseldi.

Middle East Monitor: Hürmüz'ün kapanması küresel enerji dengesini yeniden şekillendirdi?

Enerji ithalatına bağımlı ekonomiler için fiyat artışı yalnızca bir maliyet değil, doğrudan makroekonomik bir kırılganlık haline geldi. Avrupa 2026’ya zaten sınırlı gaz depolama kapasitesiyle girerken, Rusya-Ukrayna savaşının ardından ikinci bir enerji kriziyle karşı karşıya kaldı. Gaz açığının %22–27 seviyelerinde olacağı öngörülüyor. Hollanda TTF doğalgaz fiyatları 60 euro/MWh seviyesinin üzerine çıktı.

Avrupa Merkez Bankası faiz indirim planlarını erteledi ve enflasyon tahminini %1,9’dan %2,6’ya yükseltti. Kriz yalnızca enerji piyasasını değil, geniş ekonomik zincirleri de etkiledi. Küresel gübrenin yaklaşık %46’sı Körfez bölgesinden tedarik ediliyor. Katar’daki büyük üre tesisinin durması, Güney Asya ve Afrika’da tarımsal arzı baskı altına aldı.

Havacılık sektörü de ciddi biçimde etkilendi. Afrika, Asya ve Avrupa arasındaki hava koridorları kapandı ve uçuşlar Arap Yarımadası çevresinden daha uzun rotalara yönlendirildi. Bu durum hava yolu maliyetlerini ve bilet fiyatlarını yukarı çekti.

Tek güzergahın kırılganlığı

Hürmüz krizi, küresel enerji mimarisine dair temel bir yanılgıyı açığa çıkardı. Yıllardır LNG ticaretinin arz çeşitliliği sağladığı düşünülüyordu, ancak bu akışların büyük kısmı fiilen İran ile Umman arasındaki 33 kilometrelik dar koridora bağımlı kaldı.

Middle East Monitor: Hürmüz'ün kapanması küresel enerji dengesini yeniden şekillendirdi?

2022 Rusya gaz krizi Avrupa’nın tek tedarikçiye bağımlılığını ortaya koymuştu, 2026 Hürmüz krizi ise daha derin bir gerçeği gösterdi: küresel enerji sistemi tek bir transit noktasına aşırı bağımlı bir yapı taşıyor. Bu noktada boğazın “tarafsız ve güvenli geçiş alanı” olduğu varsayımı çöktü ve enerji akışı doğrudan jeopolitik bir silaha dönüştü.

Geçmişte İran boğazı kapatma tehdidini defalarca dile getirmişti ancak bu tehdit uygulanmamıştı. Bu kez tabunun kırılması, gelecekte benzer kapanma senaryolarının daha olası hale gelmesine yol açtı.

Kaostan kazananlar

Hürmüz krizinden en net kazanç sağlayan aktör Rusya oldu. 2022 sonrası Batı yaptırımları ve düşen fiyatlar nedeniyle Rus enerji gelirleri baskı altındaydı. Petrol ve gaz gelirlerinin federal bütçe içindeki payı 2021’de %45 iken 2025’te %20 seviyesine gerilemişti.

Middle East Monitor: Hürmüz'ün kapanması küresel enerji dengesini yeniden şekillendirdi?

Ancak İran savaşı bu eğilimi tersine çevirdi. Çatışmanın ilk iki haftasında Rusya’nın ek petrol geliri 672 milyon euro olarak hesaplandı. ABD’nin Hindistan’a Rus petrolü için 30 günlük geçici muafiyet tanıması, Rusya’yı yeniden esnek tedarikçi konumuna taşıdı.

Çin’e giden tankerler Hindistan’a yönlendirildi ve Avrupa’ya yapılan Rus enerji ihracatı yalnızca Mart ayında %17 arttı.

ABD LNG ihracatçıları da krizden büyük kazanç sağlayan ikinci aktör oldu. ABD LNG ihracatı Mart ayında 11,7 milyon ton seviyesine yaklaştı. Avrupa toplam ihracatın %64’ünü oluşturarak en büyük alıcı haline geldi. ABD LNG’si ile Avrupa ve Asya fiyat farkı ihracatçılar için yüksek kâr marjı yarattı. Yeni LNG projeleri 2026 sonuna kadar arzı daha da artıracak.

Daha sessiz kazananlar arasında Kanada ve Norveç yer aldı. Bu iki üretici Körfez krizinden etkilenmedi ve Avrupa’nın alternatif tedarik arayışında güvenli kaynaklar haline geldi.

Sonraki aşama

Hürmüz Boğazı’nın kapanması yalnızca enerji akışını değil, küresel sistemin onlarca yıldır üzerine kurulu olduğu varsayımları da geçersiz hale getirdi. LNG ticaretinin gerçek anlamda çeşitlilik sağladığı düşüncesi büyük ölçüde bir illüzyon olarak ortaya çıktı.

Middle East Monitor: Hürmüz'ün kapanması küresel enerji dengesini yeniden şekillendirdi?

Bu kriz, Rusya’nın sistem dışına itildiği varsayımını da zayıflattı ve enerji sisteminde yapısal bir yeniden konumlanmayı hızlandırdı. Bundan sonraki süreç, çatışmanın süresine ve altyapı tahribatının boyutuna bağlı olarak şekillenecek.

Kısa vadeli bir ateşkes piyasaları kısmen rahatlatabilir ancak altyapı hasarı uzun yıllar sürecek arz kısıtlarına yol açacak. Uzayan bir kriz ise üç temel eğilimi hızlandıracak: ABD LNG’sinin küresel hakimiyetinin artması, Rusya’nın yeniden zorunlu tedarikçi haline gelmesi ve enerji sisteminin jeopolitik bloklara ayrışması.

Sonuç olarak, krizden kazanç sağlayan ülkeler bunu stratejik üstünlükten değil coğrafya ve zamanlamadan elde ediyor. Kaybedenler ise onlarca yıl boyunca biriken yapısal kırılganlıkların bedelini ödüyor. Hürmüz krizi, küresel enerji mimarisinin daha fazla dayanıklılık, çeşitlilik ve yedeklilik üzerine yeniden inşa edilmesi gerektiğini açık biçimde ortaya koyuyor.