Coşkun BAŞBUĞ – 02 Ocak 2026
ABD Başkanı Donald Trump 29 Aralık 2025 tarihinde Florida’daki özel konutu Mar-a-Lago malikanesinde İsrail Başbakanı Binyamin Netenyahu ile beşinci kez bir araya geldi.
Görüşmenin gündeminde dünyanın yakından takip ettiği birçok önemli konu vardı.
Ancak bu konular içinde bazıları diğerlerine nazaran çok daha önemliydi.
Peki neydi bu konu başlıkları ve içlerinde diğerlerine göre daha önemli olanlar hangileriydi?
Ziyarete Konu Olanlar…
İkili görüşmede görüşülecek olan konuların ana başlıkları şunlardı;
- Filistin-Gazze
- Suriye
- İran
- Lübnan
Esasında bu konuların her biri başlı başına kitap konusu, her biri kendi başına dünya meselesi ve bunların her biri tek başına savaşlara sebep olabilecek boyutta tehlikeli konular.
Meselenin Türkiye Boyutu…
Meselede Türkiye’yi ilgilendiren kritik başlıklar Filistin ve Suriye başlıklarıydı.
Elbette İran ve Lübnan ile ilgili konularda Türkiye’yi yakından ilgilendiriyordu ama bir Filistin ya da Suriye kadar değil.
Son yaşanan gelişmelerden dolayı Ankara uzunca bir süredir Gazze ve Suriye ile ilgili konuları mercek altına almıştı.
Türkiye şu an için daha çok bu iki konu üzerinden meseleye yoğunlaşıyor, iki konu üzerinden görüşmeyi yakın takip ediyor.
Neden Türkiye…
Görüşmenin konu başlıkları çok gibi görünse de aslında bu ziyaretin ana teması az önce de bahsettiğim gibi kesinlikle Türkiye.
Peki neden Türkiye?
Çünkü İsrail Terör Örgütü (İTÖ) az önce sıraladığım başlıkların tamamında bir şekilde Türkiye ile karşılaşmak, Türkiye ile yüzleşmek durumunda.
Bu nedenle eğer İTÖ olarak görüşmelerde Türkiye’yi ana tema yapıyorsan Suriye ve Filistin konusunu da mutlaka gündeme almak zorundasın.
Suriye ve Filistin konusunda bir takım kirli hesapların varsa Türkiye’yi mutlaka dikkate almak durumundasın.
İşte tüm bu nedenlerden dolayı diyebiliriz ki Trump ile Netanyahu arasında yapılan görüşmelerde ana konu şüphesiz Türkiye, Suriye ve Filistin oldu.
Sorular Beklendik Yerlerden…
Görüşme öncesi Netanyahu’nun uykularını kaçıran iki konu ve iki kritik soru vardı.
Düzen bozan bu konular tahmin ettiğiniz gibi Suriye ve Filistin konularıydı.
Düzen bozan sorular ise;
– Türk Askeri Gazze’ye girecek mi?
– Suriye’de SDG’ye yönelik bir harekât olacak mı?
Milyonlarca insanın merakla cevabını beklediği sorular İsrail’in asla duymak istemediği sorulardı.
Netanyahu’nun korktuğu başına geldi ve iki gazeteci birbiri ardına o kâbus soruları soruverdi.
“Türk Askeri Gazze’ye girecek mi?”
Trump’ın bu soruya verdiği cevap Netanyahu denilen katile soğuk duş etkisi yaptı.
“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı çok iyi tanıyorum. Kendisi benim çok iyi bir dostum. Ona saygı duyuyorum. Bibi (Netanyahu) de ona saygı duyuyor. Aralarında bir sorun çıkmayacak. Bir sorun yaşamayacağız.”
Bu cevap anlayana en kibar haliyle “ben bu konuya sıcak bakıyorum” demekti.
Trump’ın cevabı karşısında Netanyahu’nun olmayan yüzünün gerildiği dikkatlerden kaçmadı.
Kâbus Bitmiyor…
Netanyahu’ya ikinci soğuk duşu yaşatan ise bir diğer gazetecinin sorduğu soruydu.
“İsrail Suriye ilişkileri nasıl olacak?”
Trumpın bu soruya verdiği cevap Netanyahu denilen alçağa verilen bir ayar cevaptı.
“Suriye’nin yeni Cumhurbaşkanına (Şara) saygı duyuyorum, kendisi güçlü biri. Suriye’nin şu anda ihtiyacı olan da bu. İsrail’in onunla iyi geçinmesini umuyorum.”
Trump bu cevapla da anlayana Suriye ile didişme, SDG denilen yapının da arkasında durma demek istedi.
Benim gibi fark edenler Netanyahu’nun olmayan yüzünün bir kere daha gerildiğini net olarak gördüler.
Sonuç;
Ben Trump’ın bu söylemlerinde niyetinin iyi olduğu, Türkiye ile örtüşen bir siyaset güttüğü kanaatindeyim.
Elbette Trump’ın bu davranışlarına, bu sözlerine bakıp da “bu iş bitti, Trump bizimle” demek doğru değil.
Ancak nasıl ki bu sözlere çok anlam yüklemek doğru değilse yine aynı sözlere bakıp “Trump İsrail’e destek verdi, Türkiye’yi dışladı” demekte doğru değil.
Bu görüşlerden hangisi doğru bekleyip göreceğiz…
Esas tüm bunlardan çok daha önemli olan atladığımız bir husus var.
Türkiye bu gelişmelere bakıp da pozisyon alan bir ülke değil ki…
Türkiye kendine bağımsız politikalar belirleyen ve bunu da sonuna kadar uygulayan bir ülke.
İspat mı?
Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı…




YORUMLAR