Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Avatar photo

Kırım ve Grönland, Büyük Güçlerin Güvenliği Nasıl Tanımladığını Gösteren İki Aynadır

Reşit Kemal AS – 20 Ocak 2026

 

Uluslararası siyasette bazı coğrafyalar vardır ki haritalarda küçük görünür, fakat stratejik denklemde devasa bir ağırlık taşır. Kırım ve Grönland bu kategorinin en çarpıcı iki örneği. Kırım, Rusya için neyse; Grönland da ABD için odur. Bu benzetme abartılı değil, aksine büyük güçlerin güvenlik reflekslerini anlamak açısından öğreticidir.

Kırım, Rusya’nın Karadeniz’e açılan kapısıdır. Sadece bir yarımada değil, Rusya’nın tarihsel derinliği, deniz gücü ve savunma doktrininin omurgasıdır. Sivastopol olmadan Rusya’nın Karadeniz’de kalıcı bir güç olması düşünülemez. Bu nedenle Moskova, Kırım’ı jeopolitik bir tercih olarak değil, varoluşsal bir zorunluluk olarak görür. Batı’nın “ilhak” dediği şey, Rus stratejik aklında “güvenliğin tahkimi”dir.

Grönland da ABD açısından benzer bir işleve sahiptir. Kuzey Atlantik’in ve Arktik’in kilit noktası olan bu devasa ada, Washington için sadece bir müttefik toprağı değil; erken uyarı sistemlerinin, füze savunma hatlarının ve Kuzey Amerika’nın kuzeyden korunmasının temelidir. Soğuk Savaş’tan bu yana ABD’nin Grönland hassasiyeti değişmemiştir. Trump döneminde dillendirilen “satın alma” fikri ise bir fanteziden çok, bu stratejik gerçeğin kaba bir ifadesiydi.

Ancak burada dikkat çekici olan asıl mesele, ABD’nin Grönland üzerinden yürüttüğü söylem ile Rusya’nın Kırım gerekçeleri arasındaki benzerliği reddetmesidir. Washington, Kırım konusunda uluslararası hukuku ve egemenlik ilkesini öne çıkarırken, Grönland söz konusu olduğunda güvenlik kaygılarını mutlaklaştırır. Bu çifte standart, küresel sistemin ahlaki değil, güç temelli işlediğinin açık bir göstergesidir.

Öte yandan ABD, Rusya ve Çin’in Grönland’ı “ele geçirme” gibi somut bir planı olmadığını çok iyi biliyor. Rusya’nın Grönland’a yönelik askeri ya da siyasi bir ajandası yok; Moskova, Arktik’te kendi kıyı şeridi ve deniz yollarına odaklanmış durumda. Çin ise Grönland’a askeri değil, ekonomik ve bilimsel bir ilgiyle yaklaşıyor. Madencilik, nadir toprak elementleri ve kutup araştırmaları… Hepsi bu.

Peki o zaman ABD neden bu kadar yüksek sesle Grönland vurgusu yapıyor?

Çünkü mesele rakiplerin niyetinden çok, müttefiklerin hizalanmasıyla ilgili. ABD ile AB arasındaki ayrışma tam da bu noktada başlıyor. Avrupa Birliği, Grönland’ı Danimarka üzerinden bir egemenlik ve uluslararası hukuk meselesi olarak okuyor. ABD ise NATO’nun kuzey kanadının güvenliği bağlamında, daha sert ve merkeziyetçi bir kontrol istiyor. Bu da transatlantik ilişkilerde sessiz ama derin bir çatlağa işaret ediyor.

AB için Grönland, Avrupa düzeninin bir parçası. ABD içinse askeri bir platform. İki bakış açısı arasında uzlaşmaz bir ton farkı var. Washington’un güvenlik merkezli yaklaşımı, Brüksel’de “ABD’nin Avrupa’yı by-pass etmesi” olarak algılanıyor. İşte bu nedenle Grönland meselesi, görünürde sakin ama diplomatik olarak yüklü bir fay hattı oluşturuyor.

Rusya ve Çin’in sessizliği ise tesadüf değil, bilinçli bir tercih. Moskova, Grönland tartışmasını uzaktan izleyerek Batı içindeki gerilimden fayda sağlıyor. Pekin ise sessiz kalarak “tehdit” algısını tırmandırmadan, uzun vadeli ekonomik varlığını koruyor. Her iki aktör de konuşarak kaybedeceklerinin, susarak kazanacaklarından fazla olduğunu biliyor.

Kırım ve Grönland, büyük güçlerin güvenliği nasıl tanımladığını gösteren iki aynadır. Güvenlik, söylemde evrensel; pratikte ise son derece özeldir. Her güç, kendi kırmızı çizgisini “meşru”, başkasınınkini “tehdit” olarak görür. Bu çelişki çözülmedikçe, dünya siyasetinde krizler istisna değil, kural olmaya devam edecektir.

Haritalar değişmeyebilir; ama o haritalara yüklenen anlamlar, yeni gerilimlerin habercisidir. Kırım Karadeniz’de, Grönland Arktik’te…

Fakat her ikisi de aynı soruyu soruyor: Güvenlik kimin için, ne pahasına?

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER