Reşit Kemal AS – 27 Şubat 2026
Son günlerde terör örgütü lideri Abdullah Öcalan adına yansıyan açıklamalara bakıyoruz. Cümleler tanıdık. Ton yumuşak. Mesaj basit: “Hepimiz kardeşiz, bu kavga ne?”
İlk bakışta kulağa hoş geliyor. Kim kardeşliğe itiraz edebilir ki?
Ama mesele tam da burada başlıyor.
Çünkü bazı cümleler, söylendiği yerden çok, söylenmediği şeylerle anlam kazanır.
Kardeşlik Sözü Kolaydır, Yüzleşme Zordur
Kardeşlik vurgusu yapmak, en güvenli limandır. Kimse karşı çıkmaz.
Fakat yıllarca silahın gölgesinde kalmış bir toplumda “kardeşiz” demek tek başına yeterli değildir.
Şu sorular sorulmadan bu sözler havada kalır:
- Silah neden konuştu?
- Gençler neden dağa çıktı?
- Şehirler neden hendeklerle bölündü?
- Anneler neden evlatlarını toprağa verdi?
Eğer bu sorulara samimi ve açık bir cevap yoksa, “kardeşlik” söylemi sadece bir slogan olarak kalır.
Toplum artık slogan değil, hesaplaşma görmek istiyor.
Algı mı, Zemin Yoklaması mı?
Bu tarz açıklamalar genellikle iki amaç taşır:
Birincisi, kamuoyunun nabzını ölçmek.
İkincisi, siyasi zemini yumuşatmak.
Çünkü sert dilin ardından gelen yumuşak ton, çoğu zaman bir stratejinin parçasıdır. Önce çatışma dili, sonra barış dili… Önce gerilim, sonra uzlaşma çağrısı…
Bu bir duygu değişimi değil, çoğu zaman konjonktür değişimidir.
Silahın gölgesi zayıfladığında, kelimeler devreye girer.
Toplumun Hafızası Hafife Alınmamalı
Türkiye çok ağır bedeller ödedi.
Bu ülkenin güvenlik güçleri, sivilleri, köyleri, şehirleri yıllarca hedef oldu.
Dolayısıyla “bu kavga ne?” sorusu, toplumun bir kısmı için romantik değil; ironik duruyor.
Çünkü kavganın ne olduğu, kim tarafından başlatıldığı ve nasıl sürdürüldüğü bu ülkede herkesin hafızasında.
Toplumsal hafıza kısa değildir.
Ve hafıza, slogana değil gerçeğe bakar.
Barış Cümlesi Samimiyet Testinden Geçer
Gerçek barış;
Silahın tamamen devre dışı kalması,
Şiddetin açıkça reddedilmesi,
Geçmişle yüzleşme iradesi göstermesiyle mümkündür.
Aksi halde “kardeşiz” cümlesi, sadece bir atmosfer üretir. İçeriği olmayan bir atmosfer.
Türkiye artık duygusal reflekslerle değil, stratejik akılla hareket ediyor. Devlet politikası net: şiddete sıfır tolerans.
Bu zeminde atılan her söz, ancak somut adımla değer kazanır.
Slogan Dönemi Bitti
Toplum değişti. Bölge değişti. Dünya değişti.
Bugün insanlar sosyal medyada bir cümle duyuyor ama arkasındaki niyeti de sorguluyor. Eskisi gibi sadece başlığa bakmıyor.
“Hepimiz kardeşiz” demek kolay.
Zor olan, bu kardeşliğe zarar veren yapıyı tamamen tasfiye etmektir.
Eğer bu yapılmazsa, açıklamalar ne kadar yumuşak olursa olsun, toplum nezdinde inandırıcılığı sınırlı kalacaktır.
Barış romantik bir kelime değildir.
Barış, bedeli ödenmiş bir gerçektir.
Ve o gerçek, sloganla değil, samimiyetle inşa edilir.


YORUMLAR