Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

National Security Journal: ABD Hürmüz Tuzağı’ndan çıkabilecek mi?

Avrupa ve Körfez ülkelerinin Hürmüz’deki stratejisi ne olacak? ABD, Hürmüz Tuzağı’ndan çıkabilecek mi?

Avrupa ve Körfez ülkelerinin Hürmüz'deki stratejisi ne olacak? ABD, Hürmüz

ABD merkezli düşünce kuruluşlarından National Security Journal’da, ABD başkanı Trump’ın, İran’a saldırılarını artıracağını açıklamasına rağmen Hürmüz ile ilgili sorumluluğu Avrupa ve Körfez’deki müttefiklerine bırakmak istemesinin olası sonuçlarının değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.

ABD başkanı Trump’ın, İran’a saldırılarını artıracağı hatta İran’ı “taş devri”ne çevireceğine dair söylemlerine rağmen, Hürmüz’ün yeniden açılması ile ilgili sorumluluğu Avrupa ve Körfez ülkelerine yıkmaya çalıştığına dikkat çekilen analizde, ABD’nin bu stratejisinin, küresel arenadaki stratejik bir boşluğun başlangıcı olabileceği tespiti yapıldı.

Analizde ayrıca; Trump’ın Hürmüz stratejesinin, hem ABD’nin müttefiklik ilişkileri hem de bölgesel anlamda ne gibi sonuçları olabileceğine dair öngörülere ve değerlendirmelere yer verildi.

İşte National Security Journal’da yayınlanan analiz:

ABD Başkanı Donald Trump’ın 1 Nisan’da yaptığı ulusa sesleniş konuşması, ABD’nin Hürmüz Boğazı’nı yeniden açma sorumluluğunu üstlenmek istemediğini ortaya koydu. Fakat ABD, bu sorumluluktan kaçamayacak gibi görünüyor.

National Security Journal: ABD Hürmüz Tuzağı'ndan çıkabilecek mi?

Trump, Washington’un geri adım atarak bu yükü Avrupa ve Körfez Arap devletlerine devretmeyi planladığını açıkça ortaya koydu. Ancak neredeyse hiçbir kesimden, Trump’ın bu çağrısına olumlu yanıt gelmedi.

Trump, konuşmasına savaşın ilk günlerinden bu yana olduğu üzere, ABD’nin İran’la bir aydan fazla süredir devam eden savaşta hedeflerine “çok yaklaştığını” ilan ederek başladı.

Trump, yoğunlaştırılmış saldırılarla ve İran’ı gerekirse “son derece sert” vurma ve “taş devrine döndürme” tehditleriyle iki ila üç hafta içinde işi bitirme sözü verdi.

Ancak ardından belirgin bir kırılma yaşandı. Krizin ekonomik merkez üssü olan kapalı Hürmüz Boğazı konusunda Trump, ABD’nin on yıllardır süregelen Körfez politikasından keskin bir kopuşu temsil eden bir mesaj verdi.

National Security Journal: ABD Hürmüz Tuzağı'ndan çıkabilecek mi?

ABD’nin “Hürmüz’den neredeyse hiç petrol ithal etmediğini ve gelecekte de etmeyeceğini” vurguladı.

Körfez petrolüne bağımlı ülkelere “gecikmiş cesaretlerini toplamaları”, su yolunu yeniden açma ve koruma konusunda liderliği üstlenmeleri ve Washington’u beklemeyi bırakmaları çağrısında bulundu. ABD’nin “yardımcı olacağını”, ancak sorumluluğun onlara ait olduğunu ifade etti.

ABD geri adım atabilir mi?

Bu açık bir stratejik devir teslimi anlamına geliyordu.

National Security Journal: ABD Hürmüz Tuzağı'ndan çıkabilecek mi?

Haftalar boyunca ABD söylemi, Hürmüz’ün yeniden açılmasını her türlü diplomatik sürecin pazarlık dışı şartı olarak sunuyordu.

Bu süreçte İran Devrim Muhafızları, fiilî bir abluka uygulamaya devam etti, hatta seçili gemilerden geçiş ücreti alma ihtimalini bile gündeme getirdi.

Deniz trafiği kriz öncesine göre ciddi biçimde düştü ve küresel enerji piyasaları ise şok halinde kaldı. Petrol fiyatları mart ayındaki sıçramanın ardından hala yüksek seyrediyor ve Brent petrol 100 doların çok üzerine çıkmış durumda.

National Security Journal: ABD Hürmüz Tuzağı'ndan çıkabilecek mi?

Diğer yandan, akaryakıt fiyatlarının iç politikadaki etkisi Trump tarafından “kısa vadeli” olarak küçümsense de piyasalar öyle olmadığını gösteriyor. Sigorta şirketleri, taşımacılık sektörü ve emtia tüccarları uzun süreli belirsizliği fiyatlamaya devam ediyor ve bu yük devri, piyasalardaki tedirginliği artırıyor.

Sonuç

ABD’nin operasyonları tamamen İran’a odaklanma üzerine kurgulansa da, görünen o ki; Trump tüm söylemlerine rağmen Hürmüz’den uzak kalamayacak.

National Security Journal: ABD Hürmüz Tuzağı'ndan çıkabilecek mi?

Zira; ABD geri çekilse de askeri riskler ortadan kalkmayacak ve tüm bu şartlar ağırlaşarak devam ederken, ABD’nin en yakın müttefikleri bile gelinen noktadan dolayı ABD’yi sorumlu tutacak.

İran; mayınlar, kıyı füze sistemleri, insansız araçlar ve vekil unsurlar gibi asimetrik araçlara sahip ve Avrupa ile Körfez ülkeleri bu kapasiteyi ABD desteği olmadan etkisizleştirmekte zorlanacak.

ABD ve İsrail’in devam eden saldırıları İran’ın kapasitesini aşındırsa da Tahran’ın saldırı kapasitesi devam ediyor ve Devrim Muhafızları’nın operasyonel özerkliği ise ayrı bir belirsizlik katmanı yaratmaya devam ediyor.

Yani ABD’nin çekilmesi durumunda Tahran boğazı açsa bile bunu kendi şartlarını dikte ederek yapmak isteyebilir. Diğer bir ifade ile ABD’nin Avrupalı ve Körfez müttefiklerinin istediği biçimde gerçekleştiremeyebilir.

National Security Journal: ABD Hürmüz Tuzağı'ndan çıkabilecek mi?

Başlangıçtaki risk, saldırıların uzun süreli bir yıpratma savaşına dönüşmesiydi. Yeni risk ise bir stratejik boşluktur.

Önümüzdeki günler ve haftalar, Avrupa ile Körfez Arap devletlerinin kendilerine açıkça yüklenen bu sorumluluğu üstlenip üstlenemeyeceğini gösterecek.

Aksi takdirde ise ABD stratejik ağırlığını kaybederken, “Hürmüz Tuzağı” ise yalnızca el değiştirmiş olacak.