Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Real Clear Defence: 2027 yılından itibaren dünya, yeni bir küresel düzene mi geçecek?

Batı için bitmeyen savaşlar, İran ve Ukrayna’daki dengeler ve beklentiler! 2027 yılından itibaren dünya, yeni bir küresel düzene mi geçecek?

Batı için bitmeyen savaşlar, İran ve Ukrayna'daki dengeler ve beklentiler!

ABD merkezli yayın organlarından Real Clear Defence’da, Trump yönetiminin 2025 sonrası küresel güvenlik mimarisine yaklaşımı, İran’a yönelik askeri operasyonlar, Rusya-Ukrayna savaşı ve Çin’in yükselen rekabetine dair kapsamlı değerlendirmelerin yer aldığı bir analiz yayınlandı.

Söz konusu analizde; ABD’nin İran, Venezuela ve Direniş Ekseni’ne karşı izlediği sert ve çok boyutlu stratejinin küresel enerji dengeleri ve jeopolitik güç dağılımı üzerinde belirleyici etkiler yarattığına dikkat çekilirken, Avrupa’nın artan savunma harcamalarıyla birlikte daha aktif bir güvenlik aktörüne dönüşmekte olduğu vurgulandı.

Analizde ayrıca; 2027 perspektifinde Çin’in hem ekonomik hem de stratejik olarak yeni bir güç sürecini tahkim ettiği ve dünyanın yeni bir küresel rekabet dönemine girdiği tespiti yapıldı.

İşte Real Clear Defence’da yayınlanan analiz:

ABD Başkanı Donald Trump Ocak 2025’te Amerika Birleşik Devletleri Başkanı olarak göreve başladığında, karşılaştığı dünya, yüzyılın başındaki ABD başkanlarının karşılaştığı dünyadan oldukça farklıydı.

Real Clear Defence: 2027 yılından itibaren dünya, yeni bir küresel düzene mi geçecek?

ABD özellikle; hem müttefikleri hem de potansiyel rakipleri tarafından sürekli test edilen bir ülke konumuna gelmişti ve Soğuk Savaş’ın kazanılmasıyla elde edilen “tek süper güç” avantajı büyük ölçüde ortadan kalkmıştı.

2025 itibarıyla Ukrayna Savaşı üçüncü yılına girerken, askeri yardım ve istihbaratın büyük kısmı ABD tarafından sağlanıyordu. NATO ülkelerinin çoğu hâlâ GSYİH’lerinin %2’sinin altında savunma harcaması yapıyordu.

İstihbarat verileri, İran’ın nükleer silah geliştirme konusunda giderek daha ileri bir noktaya yaklaştığını gösteriyordu. Tahran yönetimi müzakerelere direniyor, buna karşılık kısa ve uzun menzilli balistik füze stoklarını “savunma” gerekçesiyle hızla artırıyordu.

İran ve “direniş ekseni”

Dünyanın en büyük devlet destekli gruplarına karşı İran daha cesur bir politika izlemeye başlamıştı.

Real Clear Defence: 2027 yılından itibaren dünya, yeni bir küresel düzene mi geçecek?

İranlı liderler, sahip oldukları füze envanteri, Rusya ve Çin’den yaptıkları silah alımları ve Rusya, Çin Halk Cumhuriyeti ve Kuzey Kore’den oluşan “Direniş Ekseni”nin siyasi desteği sayesinde korunduklarına inanıyordu.

Hizbullah İsrail’e karşı yoğun füze saldırısı iddiasında bulunurken, İran Devrim Muhafızları Ordusu da, Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Arap Yarımadası’nda hükümetleri devirmeye yönelik faaliyetler yürütüyordu.

Örneğin Libya’da İran modeline dayalı bir yapı kurma çabası dikkat çekerken, Yemen, Eritre ve Etiyopya’da daha agresif bir İran politikası gözleniyordu.

Küresel rekabet ve enerji boyutu

Venezuela, Çin ile ilişkilerini derinleştirirken yaptırımlara rağmen petrol satışını sürdürüyordu.

Real Clear Defence: 2027 yılından itibaren dünya, yeni bir küresel düzene mi geçecek?

Çinli ve İranlı unsurlar, Küba ile birlikte Maduro rejiminin ayakta kalmasını sağlıyordu. Küba açısından Venezuela hem finansal hem de enerji açısından kritik bir can damarıydı.

Asya’da ise Çin Halk Cumhuriyeti giderek daha agresif bir tutum benimsiyordu. Tayvan ve Japon hava sahasına yönelik ihlaller artarken, Japonya ve Tayvan yakınlarında uluslararası sularda yoğun askeri tatbikatlar gerçekleştiriliyordu. Xi Jinping, Tayvan’ı kendi yaşamı içinde Çin ile yeniden birleştirme hedefini açıkça dile getirmişti. Çin’in askeri yığınağı, Pentagon’un savaş planlamasında temel tehdit parametresi haline gelmişti.

Trump yönetimi açısından dikkat çeken bir diğer unsur, İran Direniş Ekseni ülkelerinin dünya petrol rezervlerinin %33,52’sini kontrol etmesiydi (İran %17,17; Rusya %4,53; Venezuela %17,17). ABD’nin yalnızca %4,74’lük payı düşünüldüğünde bu rakamlar, ABD açısından ciddi bir ulusal güvenlik riski olarak değerlendiriliyordu.

Sonuç olarak, küresel sistem yüzyıl başına kıyasla dramatik biçimde değişmiş, “barış temettüsü” beklenen getiriyi sağlamamıştı.

Ortadoğu’da kırılma ve İran’a karşı saldırılar

Aralık 2024’te Suriye rejiminin çökmesi ve Esed’in Moskova’ya gitmesi, İran’ın Irak-Suriye-Lübnan hattındaki kara lojistik hattını kesintiye uğrattı. Bu fırsatı değerlendiren İsrail Savunma Kuvvetleri, Hizbullah liderliğini büyük ölçüde etkisiz hale getirerek gruba ağır darbe vurdu.

Real Clear Defence: 2027 yılından itibaren dünya, yeni bir küresel düzene mi geçecek?

ABD arabuluculuğunda yapılan görüşmelerin ardından ise; Lübnan hükümeti Hizbullah’ın silahsızlandırılmasına destek vermeyi kabul etti.

Gazze’de ise Hamas, İsrail’in askeri saldırıları sonucunda ciddi ölçüde zayıflamış olsa dai varlığını devam ettirdi ve bölgenin geleceği büyük ölçüde Arap ülkelerinin geliştireceği çözümlere bağlı hale geldi.

Rusya, Avrupa ve Ukrayna savaşı

Tüm bunlar yaşanırken, Ukrayna sahasında ie, dengeler büyük ölçüde değişmemişti.

Real Clear Defence: 2027 yılından itibaren dünya, yeni bir küresel düzene mi geçecek?

Rusya hedeflerine ulaşamazken, Ukrayna ise direncini korumayı sürdürse de o da hedeflerine ulaşamadı.

Öte yandan, savaş uzadıkça Avrupa’nın tutumu değişti. NATO ülkeleri savunma harcamalarını artırırken, Ukrayna’ya yönelik finansal yükün önemli kısmını Trump’ın sert yaklaşımı sonrasında üstlenmeye başladılar.

Ancak bu da savaşın nihai bir sonuca ulaşmasını sağlayamadı.

Küba’da çözülme ve Çin

3 Ocak 2026’da Venezuela Devlet Başkanı Maduro’nun ABD tarafından tutuklanması küresel ölçekte şok etkisi yarattı.

Real Clear Defence: 2027 yılından itibaren dünya, yeni bir küresel düzene mi geçecek?

Bu gelişme Küba’da da derin etkiler yarattı ve Venezuela’nın desteğini kaybeden Havana yönetimi, ekonomik ve altyapısal çöküşle karşı karşıya kaldı.

Enerji ve gıda krizleri derinleşirken, rejimin sürdürülebilirliği ciddi biçimde sorgulanmaya başlandı.

Gelinen noktada ise tüm çatışma sahaları tamamen çıkmaza girmiş durumda ve bu tabloda Çin, sürecin en büyük kazananı olarak ortaya çıkabilir.

Yeni stratejik denge ve ABD’nin konumu

2027 perspektifinde Rusya yeni bir atılım penceresi açarken, Çin ise özellikle askeri ve ekonomik olarak yeni manevra kabiliyetleri kazanabilir.

Real Clear Defence: 2027 yılından itibaren dünya, yeni bir küresel düzene mi geçecek?

ABD ise yeni Ulusal Savunma Stratejisi kapsamında odağını iç ekonomik gücünü korumaya yöneltmek zorunda kalacaktır.

Yani genel çerçevede dünya, şu andaki çatışmaların sonucu ne olursa olsun, 2027 yılı itibari ile yeni bir küresel gerçeklikle yüzleşecektir.