Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

The Guardian: ABD’nin ittifakları çökerken yeni bir dünya düzeni ortaya çıkıyor!

ABD’nin ittifakları çökerken yeni bir dünya düzeni ortaya çıkıyor! Peki küresel yeni güvenlik mimarisi nasıl şekilleniyor?

ABD'nin ittifakları çökerken yeni bir dünya düzeni ortaya çıkıyor! Peki

İngiltere merkezli önemli yayın organlarından The Guardian’da, ABD’nin müttefiklik ilişkilerine yaklaşımı ve bunun küresel güvenlik mimarisi üzerindeki etkilerinin ele alındığı bir analiz yayınlandı.

ABD Başkanı Donald Trump’ın söylem ve politikalarıyla savaş sonrası kurulan ittifak düzenini zayıflattığına dikkat çekilen analizde, NATO içindeki güven krizine, Washington’un askeri kapasitesine dair tartışmalara ve Avrupa’da artan stratejik belirsizliğe vurgu yapıldı.

Analizde ayrıca Almanya ve Japonya’nın savunma politikalarında yaşanan dönüşüm, Asya ve Avrupa’daki güvenlik dengelerinin yeniden şekillenmesi ve büyük güçler arasındaki rekabetin olası sonuçlarına dair değerlendirmelere yer verildi.

İşte The Guardian’da yayınlanan analiz:

ABD başkanı, köklü ittifakları itibarsızlaştırma eğilimiyle hareket ediyor. İkinci dünya savaşı sonrası kurulan küresel düzeni yıkma konusunda belki de en fazla katkıyı sağlayan isim oldu.

The Guardian: ABD'nin ittifakları çökerken yeni bir dünya düzeni ortaya çıkıyor!

Polonya başbakanı Donald Tusk, Rusya’nın saldırması durumunda ABD’nin NATO’ya “sadık” kalıp kalmayacağını sorguladı. Pentagon’a ait olduğu iddia edilen bir notta İspanya’nın NATO’dan çıkarılmasının ve Falkland Adaları üzerindeki İngiliz egemenliğine verilen desteğin gözden geçirilmesinin tartışıldığı öne sürüldü.

Ayrıca bir rapor, ABD’nin İran’da mühimmatlarını bu kadar hızlı tüketmesinin, yakın gelecekte Çin’in Tayvan’ı işgal etmesi durumunda savunma planlarını riske atabileceğine dair endişelere yol açtığını belirtti.

Yeni güvenlik mimarisinin şekillenmesi

ABD’nin öngörülemezliği karşısında inşa edilen yeni dünya düzeninin hatları da giderek netleşiyor.

The Guardian: ABD'nin ittifakları çökerken yeni bir dünya düzeni ortaya çıkıyor!

İki büyük güç, savaş sonrası kısıtlamaları geride bırakmaya başlıyor. Almanya, ikinci dünya savaşından bu yana ilk askeri stratejisini yayımlayarak kapsamlı yeniden silahlanma ve personel artırımı planlarının çerçevesini ortaya koydu.

Berlin her ne kadar NATO içinde daha fazla sorumluluk üstlendiğini ifade etse de, ulusal çıkarlarını daha belirgin şekilde tanımlamaya da yöneliyor.

NATO’nun meşhur amacı “Amerikalıları içeride, Rusları dışarıda ve Almanları aşağıda tutmak”tı. Ancak ABD’nin geri çekilme sinyalleri verdiği ve Rusya’nın kapıya dayandığı bir ortamda, diğer üyeler Almanya’nın daha fazla öne çıkmasını istiyor.

Yine de Almanya’da Alternative für Deutschland partisinin yükselişi ve Moskova’ya olan yakınlığı, bazı çevrelerde tereddüt yaratıyor. Bu dönüşümün siyasi ve ekonomik sonuçlarına dair hem ülke içinde hem de dışında ciddi kaygılar mevcut.

The Guardian: ABD'nin ittifakları çökerken yeni bir dünya düzeni ortaya çıkıyor!

Savunma alanı, egemenlik paylaşımının en hassas boyutu olmaya devam ederken, savunma sanayii şirketleri de ekonomik baskı dönemlerinde daha fazla lobi gücü kazanıyor. Nitekim Fransa ile Almanya, Trump’ın ilk başkanlık döneminde duyurulan ortak savaş uçağı projesi Future Combat Air System konusunda bir kez daha anlaşmazlık yaşadı.

Japonya’nın pasifizmden uzaklaşması

Öte yandan Japonya, ölümcül silah ihracatına yönelik kurallarını gevşetti. Bu adım, birçok kişi tarafından ülkenin savaş sonrası pasifist kimliğine doğrudan bir meydan okuma olarak değerlendirildi.

The Guardian: ABD'nin ittifakları çökerken yeni bir dünya düzeni ortaya çıkıyor!

Muhafazakâr çevreler uzun süredir 1947 anayasasının değiştirilmesini savunuyordu ve Takaichi bu fırsatı yakalamış görünüyor. Resmiyette ne olursa olsun, Japonya fiilen “normal” bir askeri güç haline geliyor ve 2027’ye kadar savunma harcamalarını GSYH’nin %2’sine çıkarma hedefiyle ilerliyor.

Bu dönüşüm, ülkede ciddi toplumsal tepkilere yol açtı. Son dönemdeki büyük protestolar, Japonya’nın pasifizmden uzaklaşmasına yönelik derin endişeleri ortaya koyuyor. Bu kaygıların önemli bir kısmı, ülkenin ABD’nin savaşlarına sürüklenebileceği korkusundan kaynaklanıyor.

Çin ve Güney Kore’de ise daha sert tepkiler söz konusu; birçok kişi Japonya’nın savaş dönemi suçları için yeterince samimi ve kapsamlı bir yüzleşme gerçekleştirmediğine inanıyor.

The Guardian: ABD'nin ittifakları çökerken yeni bir dünya düzeni ortaya çıkıyor!

Buna rağmen Takaichi ile Güney Kore lideri Lee Jae Myung, beklentilerin aksine ikili ilişkilerde yumuşamayı sürdürdü. Her iki ülke de güvenlik açısından ABD’ye büyük ölçüde bağımlı ve Çin’in artan gücü ile Kuzey Kore’nin hızla genişleyen nükleer kapasitesini yakından izliyor.

Küresel dengelerde kırılganlık

İkinci dünya savaşı artık yaşayan hafızanın sınırlarına yaklaşırken, yeni bir çatışma ihtimali giderek daha fazla hissediliyor. Trump’ın ittifak ilişkilerini zorladığı bir dönemde, diğer aktörler hem yakın hem uzak coğrafyalarda yeni ortaklıklar kurmaya çalışıyor.

The Guardian: ABD'nin ittifakları çökerken yeni bir dünya düzeni ortaya çıkıyor!

Geçtiğimiz hafta Tokyo ve Seul’ü ziyaret eden Donald Tusk, Güney Kore’yi ABD’den sonra Polonya’nın en önemli müttefiki olarak tanımladı.

Siyasetçiler, güvenliğin yalnızca savunma bütçeleriyle değil diplomasiyle de inşa edilmesi gerektiğinin farkında. Ancak bu anlayışı pratiğe dökmek, özellikle komşular söz konusu olduğunda, çoğu zaman çok daha zorlayıcı oluyor.