Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Bahçeli Terörsüz Türkiye için hangi ezber bozan hamleyi yaptı ve Öcalan için hangi yeni statüyü işaret etti

Bu haberin fotoğrafı yok

MHP Lideri Devlet Bahçeli, terörün tamamen tasfiye edilmesi ve “Terörsüz Türkiye” hedefine ulaşılması için hazırlanan yeni yol haritasının detaylarını açıkladı. Öcalan’ın mahkumiyet hali korunarak “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörü” olarak tanımlanabileceğini belirten Bahçeli, örgütün silah bırakma sürecini yönetecek bu kritik mekanizmanın tüm sınırlarını ilk kez bu kadar net ifadelerle çizdi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye’nin terör gündeminden tamamen çıkması adına yürüttüğü stratejik hamlelerine bir yenisini ekledi. TÜRKGÜN Gazetesi’ne yaptığı değerlendirmelerde, terörsüz bir geleceğin inşa edilmesi için siyasi, hukuki ve sosyal şartların Türkiye’de mevcut olduğunu vurgulayan Bahçeli, bu sürecin başarıyla sonuçlanması için somut bir mekanizmaya ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Bahçeli, sürecin daha demokratik ve güçlü bir Türkiye’nin kapısını aralayacağını ifade etti.

Öcalan için önerilen sosyal statü neleri kapsıyor

Terör örgütlerinin tasfiye süreçlerinde liderlik mekanizmasındaki çok sesliliğin yeni riskler doğurabileceğine dikkat çeken Bahçeli, bu karmaşanın önüne geçmek için muhatabın netleşmesi gerektiğini savundu. MHP Lideri, süreci hızlandıracak ve provokasyonları engelleyecek o çarpıcı önerisini şu sözlerle dile getirdi: “Öcalan’ın mahkumiyet hali saklı kalmak üzere bir sosyal statüyle teçhiz edilmesi, münfesih PKK ve bileşenlerinin örgütsel faaliyetlerinin yahut silah bırakmalarının daha sağlıklı şekilde yürütülmesini mümkün kılacaktır. ‘Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü’ bu doğrultuda uygun bir statü tarifi olabilecektir.”

Bahçeli, bu hamlenin temel amacının “örgütün kurucu önderi” ifadesi üzerinden olası riskleri azaltmak ve en hızlı şekilde sonuca ulaşmak olduğunu belirtti. Devlet ile örgüt arasındaki ilişki biçiminin net bir çerçeveye oturtulmamasının, kontrol ve yönlendirme süreçlerinde aksamalara yol açtığını ifade eden Bahçeli, parçalı yapıların dış müdahalelere imkan tanıdığı uyarısında bulundu.

Koordinatörlük mekanizmasının amacı ve sınırları nelerdir

Önerilen koordinatörlük yapısının tanım ve kapsamına ilişkin teknik ayrıntıları da paylaşan Bahçeli, bu statünün sadece tasfiye odaklı bir görev tanımı olduğunu vurguladı. Bahçeli, “Bu statü örgütün feshiyle örgütün bütün türevleri ve unsurlarıyla kati suretle tasfiye edilmesine matuf bir tanımlamadır. Koordinatörlük PKK terör örgütünün bütün uzantıları, örgüt yöneticileri ve militanlarının mutlak bir şekilde silah bırakmasını ve tasfiyesini koordine etmek, yürüyen barış sürecini örgütsel yönüyle sekteye uğratılmasını önlemek, silah yerine siyaset tercihine uygun meşru yönlendirmeler yapmak amacına matuf olarak tasavvur edilmiştir.” dedi.

Bu yeni aşama için bir yol haritası ortaya koymanın ve gerekli mekanizmaları harekete geçirmenin şart olduğunu belirten Bahçeli, yasal ve idari düzenlemelerle barışın, kardeşliğin ve demokratik değerlerin öne çıkarılmasının terörsüz Türkiye hedefine hizmet edeceğini söyledi.

Siyasi temsil ve etnik haklar bu kapsamda mı

Bahçeli, koordinatörlük önerisinin sınırlarını çizerken herhangi bir yanlış anlaşılmaya yer bırakmamak için kırmızı çizgilerini de netleştirdi. Bu statünün etnik bir liderlik ya da siyasi temsil vasfı taşımadığını ifade eden Bahçeli, “Bu doğrultuda Öcalan’ın koordinatör statüsü, örgütün tasfiye süreci ile sınırlı kalacaktır. Dolayısıyla bu koordinatörlük, Kürtlerin lider ve temsilcisi, etnik ve kategorik hakların savunuculuğu gibi hususları kapsamamaktadır.” ifadelerini kullandı.

MHP Lideri, “Terörsüz Türkiye” hedefinin Türk ve Türkiye Yüzyılı vizyonunun stratejik kapısı olduğunu hatırlatarak, devletin bu eşiği aşmak için kararlılıkla ve titizlikle faaliyet yürüttüğünü sözlerine ekledi. Bahçeli’ye göre, önemli olan toplumun her ferdinin kendisini ait hissedeceği kuşatıcı ve kapsayıcı bir toplum düzeninin inşa edilmesidir.