Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

The Telegraph: Trump’ın savaşları bitirme tezleri neden imkansız?

Trump’ın kontrol edemediği Netanyahu gerçeği, sahadaki gerçeklik ve alaşılamayan maddeler! Trump’ın Irak ve Lübnan’da savaşı bitirme tezleri neden imkansız?

Trump'ın kontrol edemediği Netanyahu gerçeği, sahadaki gerçeklik ve alaşılamayan maddeler!

İngiltere merkezli önemli yayın organlarından The Telegraph’da, İsrail ile Lübnan arasında ABD arabuluculuğunda sağlanan yeni ateşkes anlaşmasının ve bunun İran ile yürütülen diplomatik sürece olası etkilerinin değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.

Ateşkes kapsamında Hizbullah’ın İsrail sınırına yakın bölgelerden çekilmesine ve bazı bölgelerde kontrolün Lübnan ordusuna bırakılmasına dair planlara değinilen analizde, Washington’un bu mekanizma üzerinden Lübnan’da daha kalıcı bir güvenlik düzeni oluşturmayı hedeflediğine dikkat çekildi.

Analizde ayrıca, Lübnan cephesindeki çatışmaların İran ile ABD arasındaki müzakerelerde önemli bir pazarlık unsuruna dönüştüğü belirtilerek, Tahran’ın İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının sona erdirilmesini olası bir anlaşmanın temel şartlarından biri olarak gördüğü ifade edildi.

Hizbullah’ın yeni düzenlemeleri kabul edip etmeyeceği ve İsrail’in anlaşma hükümlerine ne ölçüde bağlı kalacağının ateşkesin geleceğini belirleyeceğine işaret edilen analizde, Lübnan’da sağlanacak istikrarın Trump yönetiminin İran ile müzakereleri yeniden başlatma hedefi açısından kritik önem taşıdığı değerlendirmesinde bulunuldu.

İşte The Telegraph’da yayınlanan analiz:

İsrail ve Lübnan, Donald Trump’ın İran ile uzun vadeli bir barış anlaşmasına ulaşma çabalarını destekleyebilecek yeni bir ateşkes üzerinde anlaşmaya vardı.

The Telegraph: Trump'ın savaşları bitirme tezleri neden imkansız?

ABD ile birlikte yayımlanan ortak açıklamada, Tel Aviv ve Beyrut yönetimleri ateşkesin, Hizbullah’ın İsrail sınırındaki güney Lübnan bölgesinden savaşçılarını çekmesine bağlı olduğunu duyurdu.

İran destekli Hizbullah, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının başlamasından bir gün sonra, 1 Mart’ta sınır hattındaki saldırılarını yeniden başlatmıştı.

Bunun üzerine İsrail, Beyrut ve çevresindeki Hizbullah hedeflerine saldırılar düzenleyerek ve sınırın ötesine asker göndererek çatışmaları tırmandırdı.

Her ne kadar Orta Doğu’daki daha geniş savaşın yanında ikincil bir cephe gibi görünse de Tahran, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına ilişkin ABD ile yürüttüğü müzakerelerde Lübnan dosyasını önemli bir koz olarak kullanıyor.

The Telegraph: Trump'ın savaşları bitirme tezleri neden imkansız?

İsrail’in Beyrut’a yönelik saldırılarını yoğunlaştırmasının ardından İran, Washington ile yürütülen doğrudan görüşmelerden çekilmişti.

Trump yönetimi ise ABD arabuluculuğunda sağlanan bu ateşkesin İran’ı yeniden müzakere masasına çekmesini umut ediyor. Washington’un temel hedefi, İran’ın nükleer programını sınırlandırmak ve aynı zamanda yükselen enerji fiyatlarını aşağı çekmek.

Anlaşmanın detayları

ABD Dışişleri Bakanlığı, yeni anlaşmanın zamanla “kapsamlı bir barış ve güvenlik anlaşmasına” dönüşmesini hedeflediğini belirtiyor.

The Telegraph: Trump'ın savaşları bitirme tezleri neden imkansız?

Anlaşmanın en dikkat çekici unsurlarından biri ise “pilot bölgeler” oluşturulması planı oldu. Bu bölgelerin Lübnan ordusunun kontrolüne bırakılması ve Hizbullah unsurlarının buralara girişinin yasaklanması öngörülüyor.

Bu düzenlemenin nasıl uygulanacağına ilişkin ayrıntılar henüz açıklanmadı. Ancak uzmanlar, daha iyi eğitimli Lübnan ordusu birliklerinin belirli bölgelerde konuşlandırılacağını ve Hizbullah’ın silahsızlandırılması konusunda doğrudan bir çatışmaya girilmeyeceğini değerlendiriyor.

Çünkü İran destekli örgütün tamamen silahsızlandırılması, Beyrut yönetiminin bugüne kadar aşmakta zorlandığı en büyük sorunlardan biri olmaya devam ediyor.

Carnegie Orta Doğu Merkezi kıdemli editörü Michael Young, anlaşmanın “sınırlı çaplı çatışmaları tamamen engellemeyebileceğini ancak Hizbullah’ın silahlarına el koymaya yönelik saldırgan bir süreç içermediğini” ifade etti.

The Telegraph: Trump'ın savaşları bitirme tezleri neden imkansız?

Young ayrıca, belirli bölgelerde pilot uygulamaların tercih edilmesinin Washington’un Hizbullah’ın zorla silahsızlandırılmasının uygulanabilir olmadığını kabul ettiğini gösterdiğini belirterek, sürecin bazı çevrelerin arzu ettiğinden çok daha dikkatli ilerletilmesi gerektiğini vurguladı.

Bu yaklaşım doğrultusunda ABD, anlaşmanın bir parçası olarak Lübnan Silahlı Kuvvetleri’nin kapasitesinin artırılmasına destek vermeyi kabul etti.

Bununla birlikte anlaşmada, İsrail’in güney Lübnan’da sınır ile Litani Nehri arasında oluşturduğu güvenlik bölgesinden çekilmesine ilişkin herhangi bir açık hüküm yer almıyor.

Başarı şansı ne kadar yüksek?

Beyrut yönetimi açısından olumlu görülen unsurlardan biri de İsrail’in gelecekte yapılacak görüşmelerde Lübnan’ı egemen ve eşit bir taraf olarak kabul edeceğini taahhüt etmesi oldu.

The Telegraph: Trump'ın savaşları bitirme tezleri neden imkansız?

Özellikle güney sınır bölgelerinde yaşayan sivillerin evlerine dönmeye başlaması halinde İran’ın da anlaşmaya açık şekilde karşı çıkmasının zorlaşacağı değerlendiriliyor.

Bununla birlikte birçok gözlemci, anlaşmanın başarısının büyük ölçüde İsrail’in mutabakatı samimi biçimde uygulayıp uygulamayacağına bağlı olduğu görüşünde.

Nitekim Reuters’ın güvenlik kaynaklarına dayandırdığı bir habere göre İsrail, anlaşmanın imzalanmasının ardından güney Lübnan’da çeşitli saldırılar gerçekleştirdi.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı ise bir insansız hava aracının motosikleti hedef alması sonucu bir kişinin öldüğünü, bir kişinin yaralandığını ve aynı zamanda Beyrut üzerinde İsrail İHA’larının uçuş gerçekleştirdiğini bildirdi.

Netanyahu üzerindeki baskı

Anlaşma, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu açısından da yeni siyasi baskılar yaratmış durumda.

The Telegraph: Trump'ın savaşları bitirme tezleri neden imkansız?

Özellikle aşırı sağcı hükümet ortakları arasında yer alan Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, ateşkesi “ciddi bir hata” olarak nitelendirerek sert eleştiriler yöneltti.

Bu durum, Netanyahu’nun bir yandan Lübnan cephesindeki gerilimi düşürmeye çalışırken diğer yandan kendi koalisyonu içindeki sertlik yanlısı çevrelerin baskısıyla karşı karşıya kalacağını gösteriyor.

Dolayısıyla İsrail-Lübnan ateşkesi yalnızca iki ülke arasındaki çatışmaları değil, İran ile ABD arasındaki diplomatik süreci, Hürmüz Boğazı üzerindeki pazarlıkları ve İsrail iç siyasetindeki dengeleri de doğrudan etkileyebilecek çok katmanlı bir gelişme olarak öne çıkıyor.

Anlaşmanın önündeki engeller

Anlaşmanın karşı karşıya olduğu bir diğer önemli sorun ise Hizbullah’ın, mutabakat kapsamında oluşturulacak yeni pilot bölgelerden çekilmeyi kabul edip etmeyeceği meselesi olarak öne çıkıyor.

The Telegraph: Trump'ın savaşları bitirme tezleri neden imkansız?

Şu ana kadar Hizbullah, Beyrut yönetimine Washington ile yürütülen müzakerelerden çekilmesi çağrısında bulundu. Ancak örgüt, doğrudan tarafı olmadığı anlaşmanın sonuçlarına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı.

Bu durum, ateşkesin sahadaki uygulanabilirliği konusunda önemli soru işaretleri yaratmaya devam ediyor.

Bölgesel denklem açısından anlamı

Lübnan cephesindeki savaş, daha geniş bölgesel krizin çözümüne yönelik diplomatik girişimlerin önündeki en önemli engellerden biri haline gelmiş durumda.

The Telegraph: Trump'ın savaşları bitirme tezleri neden imkansız?

1982 yılında Hizbullah’ın kuruluşunda belirleyici rol oynayan İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) nedeniyle Tahran, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının sona erdirilmesini uzun süredir herhangi bir anlaşmanın temel şartlarından biri olarak görüyor.

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım da yakın zamanda yaptığı bir konuşmada, İran ile ABD arasında varılacak herhangi bir anlaşmanın Lübnan’da ateşkesi de içermesi gerektiğini savundu.

İran, Lübnan’daki çatışmaların tırmanmasını ABD ile yürüttüğü müzakerelerden çekilmek için önemli bir gerekçe olarak kullanırken, aynı zamanda Trump ile Netanyahu arasındaki görüş ayrılıklarını da değerlendirmeye çalışıyor.

Geçtiğimiz hafta Amerikan basınında yer alan haberlerde Trump’ın Netanyahu ile yaptığı görüşmede oldukça sert ifadeler kullandığı ve İsrail Başbakanı’nı “tamamen kontrolden çıkmış” olmakla suçladığı öne sürüldü.

Trump daha sonra yaptığı açıklamada, Netanyahu’ya öfkeli olmadığını ancak Lübnan’daki sürekli çatışmalardan rahatsızlık duyduğunu belirterek, “Bir noktada Bibi’ye artık bunu durdurmamız gerektiğini söyledim” ifadelerini kullandı.

Trump-Netanyahu ayrışması mı?

Trump’ın eleştirmenleri uzun süredir ABD Başkanı’nı, İran savaşında Netanyahu’nun çizgisini takip etmek ve İsrail’in önceliklerine göre hareket etmekle suçluyor.

The Telegraph: Trump'ın savaşları bitirme tezleri neden imkansız?

Her ne kadar iki lider arasındaki görüş ayrılıkları yeni olmasa da mevcut süreç, Trump’ın ilk kez İsrail ile ittifakını iç siyasi eleştirilerin önüne koymamayı tercih edebileceği bir döneme işaret ediyor.

Çünkü savaşın sürmesi ya da sona ermesi konusunda hem Trump’ın hem de Netanyahu’nun ciddi siyasi riskleri bulunuyor.

İsrail açısından temel öncelik İran’ın artık bir güvenlik tehdidi olmaktan çıkarılması. Buna karşılık ABD açısından savaşın sona ermesi, yükselen enerji fiyatlarının düşürülmesi ve küresel ekonomik baskının azaltılması için stratejik bir zorunluluk olarak görülüyor.

Bu nedenle Trump yönetimi, Lübnan’da sağlanan ateşkesi yalnızca iki ülke arasındaki çatışmaları durduracak bir gelişme olarak değil, aynı zamanda Tahran ile diplomatik görüşmeleri yeniden başlatabilecek önemli bir kaldıraç olarak değerlendiriyor.

The Telegraph: Trump'ın savaşları bitirme tezleri neden imkansız?

Ancak İsrail’in anlaşma hükümlerine tam olarak uymaması halinde, Netanyahu ile Trump arasındaki görüş ayrılıklarının daha da derinleşmesi ve İran savaşının uzaması ihtimali gündeme gelebilir.

Böyle bir senaryo ise yalnızca bölgesel istikrarsızlığı artırmakla kalmayacak, aynı zamanda Trump’ın iç politikadaki konumunu da olumsuz etkileyebilecek yeni bir baskı unsuruna dönüşecektir.

SON HABERLER