Van’da şüpheli şekilde hayatını kaybeden Rojin Kabaiş’in ölümündeki gizem perdesi aralanıyor. Genç kızın ailesi, ölümün arkasındaki sırrı çözecek kritik diatom testi için resmi başvuruda bulunurken, acılı babanın iddiaları ve dosyaya giren şok edici detaylar soruşturmanın seyrini tamamen değiştirecek.
Van’da şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturma tüm hızıyla devam ederken, dava sürecinde çok önemli bir gelişme yaşandı. Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş, kızının suda boğulup boğulmadığının kesinleşmesi amacıyla diatom testi yapılmasını istedi. Acılı baba, avukatıyla birlikte bu kritik testin yapılması için resmi başvuruda bulundu.
Diatom testi nedir ve ölüm nedenini nasıl belirler
Diatom testi, şüpheli ölümlerin suda boğulma sonucu mu gerçekleştiğini, yoksa kişinin öldürüldükten sonra mı suya atıldığını belirlemek için hayati bir önem taşıyor. Testin sonucu, ölümün doğal bir boğulma mı yoksa bir cinayet mi olduğuna ilişkin adli makamlara çok net ipuçları veriyor. Bu özel test için cesetten Adli Tıp Kurumu’nda alınan örnekler titizlikle inceleniyor.
Mezarın yeniden açılması fethi kabir işlemi mi yapılacak
Rojin Kabaiş için yapılacak diatom testinde kullanılacak örnekler sonuç için yeterli olmazsa, kamuoyunda fethi kabir olarak bilinen mezarın yeniden açılması işlemi gündeme gelecek. Fethi kabir işleminin kendileri için çok zor bir karar olduğunu belirten baba Nizamettin Kabaiş, “Değil iki sene, arada 50 sene de geçse ben gene bu davanın peşini bırakmayacağım.” diye konuştu.
Acılı babadan şok iddialar iki erkek DNA’sı ve tehdit mesajları
Süreç boyunca sürekli olarak tehdit mesajları aldıklarını anlatan acılı baba, kızının ölümünün kesinlikle bir cinayet olduğunu savunuyor. Baba Kabaiş, “Bunun bir cinayet olduğu bellidir. İki erkek DNA’sı tespit edilmişse bunun neresi intihardır? Her iki yönde de çalışma yapılıyor ama bu bir cinayettir. Kabrinin yeniden açılması tabii ki zor olacak ama belirsizlik daha zordur.” ifadelerini kullandı.
Soruşturma sürecindeki ihmallere ve engellemelere de dikkat çeken baba Nizamettin Kabaiş, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Sürekli dile getiriyorlar ‘Suda boğulmadır’ diye. Mütalaa da bu şekilde. Mecbur, son noktaya gelirse kabri açacağız. Avukatla beraber biz bunu dile getirdik. Yani Rojin’in başına ne geldi biz halen daha bilmiyoruz. Erkek DNA’sı tespit edilmiş. Akciğerinde su yoktur. Bunlar büyük delil, kanıttır.”
“Cumhuriyet başsavcısına da söyledim, ricada bulundum. Dedim ‘Artık daha yeter, bu dosyayı toparlayın’ diye. Açıklayın dedik. Akciğerinde su olmadığı resmi olarak dosyada yazıyor. Onu da bizimle paylaştılar avukatlar. Ama bazı yetkililer, Van’da yerel yetkililer, oradaki yetkililer istemiyor.”
“Bu olayın çözülmesini istemiyorlar. Özellikle Van Üniversitesi’nin yönetimi, rektör ve oradaki müdürler, güvenlik amiri. Çünkü onların büyük ihmalleri vardır. Görevini kötüye kullanmışlar. 17 saat sonra bize haber verdiler.”
Bozuk kameralar beyaz araba ve telefon sinyalleri
Baba Kabaiş, genç kızın ölümüne ilişkin şüpheler üzerinde avukatların çok yönlü bir çalışma yürüttüğünü belirtti. “Kameralar, beyaz


