Uludağ’daki Kervansaray Otel’de milli kayakçı Berkin Usta ile anne ve babasının hayatını kaybettiği feci yangından tam 450 gün sonra mahkeme heyeti mühürlü binaya girdi. Yangın söndürme sistemlerinin çalışmadığı ve itfaiye aracında su bulunmadığı iddialarıyla sarsılan davada, olay yerinde yapılan 2 saatlik keşif tüm ihmaller zincirini bir kez daha gözler önüne serdi.
Türkiye’nin en önemli kış turizm merkezlerinden biri olan Uludağ, 27 Mart günü hafızalardan silinmeyecek feci bir yangınla sarsılmıştı. Sezon bittiği için 17 Mart günü kapatılan ve içinde müşteri bulunmayan Kervansaray Otel’de çıkan yangında, Türkiye Kayak ve Snowboard Öğretmenleri Derneği Başkanı eski milli kayakçı Yahya Usta, eşi Fikriye Usta ve milli kayakçı olan oğulları Berkin Usta hayatını kaybetmişti. Türkiye’yi yasa boğan bu acı olayın üzerinden geçen 450 günün ardından, davanın gidişatını tamamen değiştirebilecek çok kritik bir gelişme yaşandı.
Mühürlü Binada İki Saat Süren Gergin Keşif
Facianın ardından açılan davanın görüldüğü Bursa 20’nci Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, olayın tüm ayrıntılarını yerinde incelemek üzere nihayet düğmeye bastı. Bilirkişi heyeti ve taraf avukatlarının katılımıyla, uzun süredir girişleri mühürlü olan otel binasına gelindi. Yoğun güvenlik önlemleri altında gerçekleştirilen ve yaklaşık iki saat süren keşif boyunca, yangının ilk çıkış noktası, otelin teknik altyapısı, acil durum çıkışları ve yangın söndürme sistemleri mercek altına alındı. Heyet, mahkemeye sunulacak ayrıntılı raporu hazırlamak üzere binanın dört bir yanından numuneler alıp fotoğraflar çekerek alandan ayrıldı.
“Otel Adeta Bir İhmaller Zinciri Sonucu Yanıyor”
Yapılan keşfin ardından mahkeme heyetine ve kamuoyuna önemli açıklamalarda bulunan Usta ailesinin avukatı İsmail Eray Çokal, 450 gündür büyük bir hukuk mücadelesi verdiklerini dile getirdi. Oteldeki ihmallerin boyutuna dikkat çeken avukat Çokal, yangın anında koruyucu sistemlerin hiçbirinin devreye girmediğini vurguladı.
“Takılı olup da çalışmayan duman dedektörleri ve yangın sprinkleri var.” diye konuşan Çokal, “Burada yaşamını yitirenler yanarak değil, dumandan zehirlenerek öldü. Küçücük bir yangın büyüyüp, oteli yakıyor. Otelin dışı yanıcı bir malzemeden oluşuyor.” diye konuştu.
Otelin yangın güvenliği açısından adeta bir felakete davetiye çıkardığını savunan Çokal, duman tahliye kanallarının bulunmadığını da ekleyerek şu ifadeleri kullandı: “Yangın önleme cihazları yok. Otel adeta bir ihmaller zinciri sonucu yanıyor ve burada 3 canımızı kaybediyoruz. Hukuk mücadelemizi sürdürüyoruz. Raporda neler olacağını göreceğiz.”
Ayrıca ailenin avukatı, facia günü yangına müdahale etmek için olay yerine ulaşan ilk itfaiye aracında su bulunmadığını ve otelin kendi yangın söndürme sprinklerinin de çalışmadığını öne sürerek ihmallerin sadece otel yönetimiyle sınırlı kalmadığını iddia etti.
Korkunç Yangın Sadece Bir Kıvılcımla Başlamış
Otel yangınının başladığı o korkunç anlara dair güvenlik kamerası görüntüleri de davanın en önemli delilleri arasında yer alıyor. Ortaya çıkan kayıtlarda, bir grup gencin otelin veranda bölümünde oturarak pasta ve çerez yedikleri, çay içtikleri görülüyor. Ancak gençlerin alandan ayrılmadan hemen önce şöminenin yanına bıraktıkları köz halindeki mangaldan saat 05.22’de sıçrayan tek bir kıvılcım, şöminenin hemen yanındaki yapay süs bitkisini tutuşturuyor. Kısa sürede büyüyen alevler tüm oteli sararak 3 canın yitip gitmesine neden oluyor.
Sanıkların Cezası Ne Olacak?
Olay tarihinde Jura Otelcilik şirket sahibi Cevdet Kadir A. ve otel müdürü Tekin D.’nin, yapılan denetimlerde belirlenen hayati eksiklikleri gidermedikleri ve gerekli tedbirleri almadıkları tespit edildi. Sanıkların, gerçekleşmesini istemedikleri ancak öngördükleri bu feci sonucu engellemek için gerekli objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmedikleri gerekçesiyle “Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istendi.
Yaklaşık 7 saat süren davanın ilk duruşmasında, mahkeme heyeti otel sahibi ile otel müdürünün “ev hapsi” ve “yurt dışı çıkış yasağı” şartıyla tahliyesine karar vermişti. İkinci duruşmada ise olay yerinde keşif yapılması kararlaştırılarak dava ertelenmişti.
Kusur Raporu ve Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı
Hazırlanan ilk bilirkişi raporunda, yangının çıktığı kafe bölümünün kiracısı olan ve hayatını kaybeden Yahya Usta’nın sahibi olduğu “FB Usta Şirketi” asli kusurlu bulundu. Oteli işleten Jura Otelcilik ise ikinci derece asli kusurlu olarak kayıtlara geçti.
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş çaplı soruşturma kapsamında ise bazı isimler hakkında takipsizlik kararı verildi. FB Usta şirketi çalışanları Tekin K., bir süre tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen Mert Kaan Ç. ve Eren T. ile holding yetkilisi Zeynep T., kat görevlileri Mehmet Faruk Ç. ve Ahmet İ. ile bar ve mutfak işletmecisi Rafet Alpan Y. hakkında “Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan kovuşturmaya yer olmadığına hükmedildi. Şimdi tüm gözler, yapılan bu son keşfin ardından bilirkişi heyetinin hazırlayacağı yeni ve detaylı rapora çevrildi.
