WOTTV E-DERGİ
DOLAR 32,5168 -0.08%
EURO 34,9706 0.36%
ALTIN 2.435,430,52
BITCOIN 2074810-4,01%
  • Hamburger 3
Seçmenin Kararı ‘Ekonomi!’ – Bazı Özeleştiriler

Seçmenin Kararı ‘Ekonomi!’ – Bazı Özeleştiriler

2 Nisan 2024 10:55
Seçmenin Kararı ‘Ekonomi!’ – Bazı Özeleştiriler
0

BEĞENDİM

Prof. Dr. Celalettin Yavuz Güvenlik Politikaları Uzmanı, 2 Nisan 2024

 

İç siyasete girmediğimi kıymetli okurlarım çok iyi bilirler. Kendi hesabıma son bir yıldır yaşanan seçim sürecinin sona erdiğine seviniyorum. ‘Erken seçim’ çıkışı yapanlara “Yeter artık!” derken, seçmenin verdiği mesajları da sizlerle ve iktidarla paylaşmak istiyorum.

En Etkili Seçim Kartı “Ekonomi” Konuludur – Tabii Adayların Güvenilirliği de…

Mahalli seçimler sonrasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın balkon konuşmasındaki pragmatist yaklaşımı aslında “Seçmen her zaman haklıdır!” sözünü desteklemektedir. Muhtemelen Cumhur İttifakı ve İyi Parti bu sonuçların analizi sonucunda yanlışları görebileceklerdir. ‘Önce milletim ve devletim!’ diyerek, seçmen duygularına bazı örneklerle tercüman olacağım:

– Geçen yıl Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinin ilk turunda seçmen Cumhurbaşkanına mesajı vermişti. Beklenti hane halkı ekonomisinin iyileştirilmesi yönündeydi. Çünkü Ekim 2021’de Merkez Bankası Başkanının aniden değiştirilerek ekonomi yasalarına aykırı faiz politikası uygulaması Türkiye’nin ekonomisi gibi, devlete bağımlı emeklilerin ve çalışanların hane ekonomisini de alt üst etti. Üstelik bu gelişmede “dış güçler”in dahli de yoktu. Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonunda ise hane halkının ekonomisi düzelmedi. Buna itiraz eden varsa, 2011-2015 döneminde 1’nci dereceden emekli olan memurların kaç maaşı ile yeni bir araba alabildiğini, ya da bir maaşı ile kaç beyaz eşya alabildiğini, daha basitiyle bir maaşıyla kaç kilo et, kaç ekmek, kaç tane simit alabildiğine bakmalıdır?

– Gelinen günde, milli birlik ve beraberliğin çimentosu olan “orta direk” çökme noktasına gelmiştir. 16 milyon civarındaki emekli “yoksulluk” sınırı içerisine düşürülmüştür. Emekliler arasında iki türlü yanlışlığa gidilmiştir. Bir taraftan düşük emekli maaşı alanlarla, sözde yüksek olanlar arsındaki makas küçültülmek istendi. Diğer yandan her ne hikmetse milletvekili, bakan ve muadili olanların emekli maaşlarına dokunulmaz iken, diğer üst düzey memur emeklilerinin maaşları düşük tutuldu. Burada söz konusu olan; en düşük emekli memur maaşlarının yükseltilmesi değil, diğer memur maaşlarının düşük tutulması yanlışlığıdır. Bu kesim, görevde oldukları kadar olmasa da emekli iken de “orta direk”ti ama bu direklerin belleri büküldü…

– Bazı adaylar konusunda gereken titizliğin gösterilmediği anlaşıldı. En tipik örnekler arasında Ankara ve İstanbul var. Ankara’da ikisi de eski MHP’li adaylar arasında neredeyse iki kat farkın mevcudiyeti, milliyetçi kesimin oylarının dürüstlüğüne daha çok inanılan ve ayağı daha çok yere basan adaya oy verildiğini açıkça göstermektedir. Şaibelere tutarlı cevap verilemeyişi, bir bakıma iktidarın ekonomik sıkıntı çektirdiğini ispatlarcasına “emeklilere kaynağının nereden geleceği belli olmayan vaatlerde bulunulması”, geri tepmiştir.

– İstanbul’da aşağı yukarı son Cumhurbaşkanlığı II. Tur seçimlerine yakın bir oy alındı. Yani “Millet İttifakı” kadar. Oysa ittifak dağılmıştı. Ancak İstanbul’da İyi Parti ile DEM’in oylarının büyük bir kısmı ile MHP’nin oylarının bir kısmının CHP’ye gittiği veya “boş oy” kullanıldığı anlaşılmaktadır. Özellikle MHP (ve yakın görüşteki İyi Parti) taraftarlarında adaylar beğenilmediğinde “boş oy” atmak eski bir gelenektir. Bu durumun Manisa, Kastamonu, Kütahya ve Bursa’da da yaşanmış olması kuvvetle muhtemeldir.

– Cumhur İttifakı yanlısı sağduyu sahibi seçmenler arasında da cumhurbaşkanından tüm bakanlarına kadar en üst düzey görevlilerin adeta asli görevlerinden daha çok mahalli seçimlere bu derece yüklenmeleri hoş karşılanamamıştır. Keza Türkiye’de Adalet ve İçişleri Bakanlıklarını her seçimde “tarafsız bakanlarca” yönetilmiş olduğu hafızalarda hala canlı iken, tam aksinin uygulanması geri tepmiş olabilir. Zira ‘Adalet’, her görüşteki insan için gereklidir!

Karadeniz’de, Kafkaslarda, güney sınırlarımızda, Doğu Akdeniz’de küresel ve bölgesel oyun kurucular her türlü oyunu sahnelerken, son bir yılımız seçim atmosferi ve kutuplaşmayla geçti. Sonuç itibariyle seçmenin mesajı şöyledir: Kutuplaşma bir tarafa bırakılıp asgari müştereklerde bir araya gelinmeli, yoksulluğun etik değerleri dibe vuracağı, milli birlik ve beraberliği zedeleyeceği hatırlanmalı ve mutlaka milletimizin hane halkı ekonomisi düzeltilmelidir!

Celalettin Yavuz

Güvenlik Politikaları Uzmanı Lisans ve Y. Lisans öğrenimini Milli Savunma Üniversitesinde (Deniz Harp Okulu – 1974; Deniz Harp Enstitüsü-1983) tamamladı. Daha sonra Silahlı Kuvvetler Akademisi öğrenimi (1985-86) gördü ve “Irak’ın Geleceği” ile ilgili bitirme tezini yazdı. 1989-1991 döneminde Führungsakademie (Hamburg/Almanya) 2 yıllık Güvenlik Politikası-Strateji-Stratejik İstihbarat-Jeopolitik, Askeri Tarih eğitimi aldı. “İstanbul Boğazı’nın Karadeniz Sahildarı Ülkeler Üzerindeki Jeopolitik ve Stratejik Etkileri” (Almanca) başlıklı mezuniyet tezini yazdı. Genelkurmay Personel Başkanlığı’nda görevli iken Kıbrıs Barış Harekâtı’nın madalya ve taltif projesini gerçekleştirdi. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı karargâhında NATO Planlama direktifleri ve kuvvet plan çalışmaları üzerinde çalıştı. Ayrıca bir yıl boyunca Deniz Kuvvetleri Komutanı’nın Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Toplantı Dosyasını hazırladı. Ege'de gerilimli 1980'li ve 1990'lı yıllarda 2 ayrı geminin komutanlıklarını yaptı. 1994-1997 döneminde Almanya'da Deniz Ataşeliği sırasında Deniz Ataşe Birliği'nin başkanlığına (doyen) ve 143 kişilik Askeri Ataşeler Birliği'nin Yönetim Kuruluna seçildi. Daha sonra Mersin’de Karakol ve Çıkarma Gemileri Komodorluğu’nun ardından Genelkurmay Yunanistan Kıbrıs Dairesinde Yunanistan Şube Müdürü iken “Türk-Yunan Ege’de Güven Arttırıcı Önlemler Paketi” projesinin (Ocak 2000) yöneticiliğini yaptı. Türk-Yunan sorunları üzerinde General-Amiral Oryantasyon Kursu, Harp Akademileri, Milli Güvenlik Akademisi ve TSK İstihbarat Okulu'nda dersler veren Yavuz, Deniz Harp Okulu Dekanı olduğu 2001-2003 döneminde "Denizcilik Tarihi-Deniz Stratejisi", "Askeri Strateji" ve "Liderlik" dersleri verdi. 1994’te Dr., 2002’de Doç.Dr. olan Yavuz, Milli Güvenlik Akademisi öğretim üyesi iken 30 Mart 2004’te istekle emekli oldu ve BİLKENT Üniversitesi’ne ilaveten Milli Güvenlik Akademisi’nde Türk-Yunan Sorunları, Suriye, Ortadoğu, Terörle Mücadele dersleri, 2012’de Prof.Dr. olduktan sonra da Atılım Üniversitesi’nde (2012-2013) ve Kara Harp Okulu Savunma Bilimleri Enstitüsünde (2013 Bahar) Y. Lisans ve Doktora, Ufuk ve Başkent üniversitelerinde lisans dersleri verdi. 2022 yılı başlarında adı Topkapı Üniversitesi olarak değiştirilen “Ayvansaray Üniversitesi”nde İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi’nin kurucu dekanlığını yapan, fakülteyi 16 bölüme çıkartan Prof.Dr. Yavuz, “İstihbarat, Strateji ve Terörizm/Avrupa'da Terör Örgütleri” gibi 3 farklı konuda sertifika dersleri yanında İstanbul Topkapı Üniversitesi’nde lisans ve Y. Lisans dersleri verdi. Güvenlik Bilimleri ve Uygulamaları Y. Lisans programının kurucu ABD Başkanlığını Eylül 2022’ye kadar sürdürerek “Küresel Güvenlik Stratejileri” üzerine sertifika programı hazırladı. Mayıs 2020 ayında uluslararası sempozyum düzenledi ve bizzat sunum yaptı. Milli Savunma Üniversitesi’nde (Harp Akademileri) 2019 yılından beri “Dış Politika Analizi” ile “Küresel Güvenlik Stratejileri” başlıklı ders verdi. Genelkurmay SAREM “Dış Uzman”lık (2003-2010), Türk Askeri Tarih Kurulu (TATK) Genel Kurul üyeliği (1999-2007), Gnkur. Atatürk Araştırma ve Eğitim Merkezi “ATAREM” Genel Kurul Kurucu Üyeliği (1999-2007), Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Eğitim/Öğretim Kurulu üyeliği (2001-2003), Türkiye Emekli Subaylar Derneği (TESUD) “Strateji” Grubu üyeliği (2005-2011), Türk Ocakları Genel Merkezi Hars Heyeti (en üst düzeydeki kültür kurulu) üyeliği (2004-2010), TÜRKSAM düşünce kuruluşunun Kurucu Başkan Yardımcısı ve Terör Bölümü Başkanlığı (2008-2012) yapan Prof.Dr. Yavuz, pek çok süreli yayının yayın ve hakem kurullarında yer almaktadır. Almanca ve İngilizce bilen Prof.Dr. Yavuz’un “Güvenlik politikaları, Askeri Tarih/Strateji, İstihbarat, Ortadoğu, çevre ülkeler, terörle mücadele, bölgesel-küresel sorunlar, küresel güvenlik stratejileri ve Deniz Tarihi konularında, çoğu müstakilen yazılmış 30’un üzerinde kitabı ve süreli dergilerde yazılmış çok sayıda makalesi mevcuttur. Halen Anadolu Ajansı ve Yeni Şafak gazetesinin “Düşünce Günlüğü” bölümünde her ay “Bölgesel ve Küresel Güvenlik Politikaları” üzerine analizleri yayınlanan Yavuz’un son dönemde Stratejik Düşünce Enstitüsü (SDE)’de konferansları, sitesinde yazıları yayınlanmakta olup, gene son zamanlarda Devlet Dergisi ve Türk Yurdu dergilerinde de yazıları yayınlanmaktadır. Ayrıca, Eylül 2022’den itibaren TRT Türkiye’nin Sesi Radyosu’nda haftada bir gün “Mavi Vatan” adlı bir programın yapımcılığını (ve yorumculuğunu) yapmaktadır. Ankara’da ikame eden Prof.Dr. Yavuz, evli, iki çocuk babası olup Almanca ve İngilizce bilmektedir.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
Tüm Yorumlar (1)
  • İbrahim Akn

    Çok güzel bir analiz kıymetli hocam kaleminize Yüreğinize sağlık

    Yanıtla
    +0
    -0