WOTTV E-DERGİ
DOLAR 32,8541 0.08%
EURO 35,2645 -0.02%
ALTIN 2.448,180,14
BITCOIN 21892050,03%
Yunanistan’dan Ege’de Tekrarlanan ‘Deniz Parkı’ Oyunu

Yunanistan’dan Ege’de Tekrarlanan ‘Deniz Parkı’ Oyunu

22 Nisan 2024 13:13
Yunanistan’dan Ege’de Tekrarlanan ‘Deniz Parkı’ Oyunu
0

BEĞENDİM

Prof. Dr. Celalettin Yavuz Güvenlik Politikaları Uzmanı, 20 Nisan 2024

 

Yunanistan – Türkiye ilişkileri 2021 ve 2022 yıllarında giderek artan şekilde gerilimle geçmişti. 6 Şubat 2023’te yaşanılan “Asrın felaketi” Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından bu gerilim  yerini yumuşamaya dönüştü. Ancak Yunanistan’ın Ege Denizi’nde “Deniz Parkı” kurulacağını açıklamasıyla balayı kısa sürünce Yunanistan tekrar masaya yatırıldı.

Neden Ege’de ‘Deniz Parkı?’

Yunanistan’ın 15-17 Nisan 2024 tarihleri arasında “Okyanuslarımız Konferansı” düzenleyeceği haberi Türk basınına Nisan ayının ilk haftasının sonlarında düştü. Bu haberle birlikte Dışişleri Bakanlığı, 11 Nisan’da yazılı bir açıklamayla Yunanistan’ın bu girişimine itiraz etti. Yunanistan Dışişleri Bakanlığı bu yıl gerçekleşen konferans hakkında 5 Nisan’da;“20.000 kilometreyi aşan geniş bir kıyı şeridine ve 29.000’den fazla ada ve adacığa, uzun bir denizcilik geleneğine sahip, deniz çevresinin korunmasının aciliyetini kabul eden bir ülke olan Yunanistan, bu yöndeki girişimlere öncülük ediyor. Dikkate değer örnekler arasında Deniz Koruma Alanlarının kurulması ve adaların karbondan arındırılmasına yönelik iddialı proje yer alıyor!” şeklinde bir açıklama yapmıştı.

Türkiye’nin itirazlarına rağmen Yunanistan Başbakanı Miçotakis, Yunan karasularının üçte birinin deniz kirliliği ile kontrolsüz avlanmaya karşı koruma altına alınmasıyla deniz koruma alanlarının %80 oranında genişletileceğini belirtti.

Aslında bu proje 1990’lı yılların sonunda Yunanistan’ın, AB fonlarından yararlanarak NATURA 2000 Çevre Koruma Projesi kapsamında habitatları koruma altına alacağını açıklamasıyla başlamıştı. Ancak 2000’de “Türk-Yunan Ege’de Güven Arttırıcı Önlemler” çerçevesinde bu çalışmalar gündemden düşmüş gibiydi. Yunanistan’ın bu girişimiyle ülkenin karasuları yaklaşık %20 artacağından, 1996’da “Kardak Krizi”yle duyulan  “Egemenliği Antlaşmalarla Yunanistan’a Devredilmemiş Ada, Adacık ve Kayalıklar” (EGEAYDAAK) sorunu tekrar alevlenecek. Projeye dahil deniz sahalarındaki EGEAYDAAK’lar üzerinde gözlemevi kurularak yapılacak bilimsel çalışmalarla egemenlik iddiasında bulunabilecek.

“Elini verirsen, kolunu kapan!” Yunan uygulamaları bilinmese bu doğayı koruma girişiminin alkışlanabileceği bile düşünülebilir. Ama bu konuda Yunan sabıkaları unutulacak gibi değil.

Yunanistan’ın İyi Niyeti İstismar Eden Uygulamalarına Ait Bazı Örnekler

1947’de kurulan Uluslararası Sivil Hava Teşkilatı (ICAO), sivil hava unsurlarının trafik sorunları yaşamaması için bazı kurallar getirdi. Bu maksatla ülkelerin arasında belirli uçuş malumat bölgeleri (FIR) tesis etti. Türkiye ile Yunanistan arasında FIR tesisinde normal şartlarda Ege’nin ortasından geçebilecek bir hat olması gerekirken Yunanistan’ın; “Ege’de çok sayıdaki adamızda hava trafiğini yönetebilecek telsiz (daha sonra radar) istasyonumuz var!” denilerek, 1952’de iki ülke arasındaki FIR hattı, aşağı yukarı karasuları sınırından geçecek şekilde belirlendi. Ama Yunanistan bu FIR hattını “hava sahası sınırı” olarak iddia etti.

Ege’de Lozan Barış Antlaşması gereği “askersizleştirilmiş” statüdeki Anadolu’ya yakın adaları 1960’lı yıllardan itibaren askeri birlik ve silahla donatmaya başladı. Adaları silahlandırmayı Türkiye’nin itirazına rağmen sürdürdüğü gibi, NATO’nun müşterek tatbikatlarına bu adaları da dahil ederek askersizleştirme statüsünü gidermek istedi. Bu adalardan Limni gibi Çanakkale Boğazı çıkışına yakın stratejik bir adayı NATO üssü olarak bile teklif etti.

2015 yılında Suriye ağırlıklı sığınmacı akını başladığında, NATO ülkelerine ait askeri gemilerin, illegal sığınmacılara ait deniz vasıtalarını aramaları sırasında bu “askersizleştirilmiş” statüdeki adalara uğratmak suretiyle bir kez daha Lozan’ı ihlale çalıştı.

Sonuç itibariyle Türkiye’nin itirazı, Ege Denizi’ndeki canlı türlerinin devamına ve çevrenin korunmasına karşı değil, yeni bir Yunan oyunu ile Ege’deki milli çıkarlarımızı korumaya yöneliktir. Ne yazık ki Yunanistan gene AB’ye güvenerek tehlikeli bir oyuna yönelmekte, bu oyunun bumerang gibi dönerek kendisine acı bir ders vereceğinden bihaberdir. Siz ne dersiniz?

Celalettin Yavuz

Güvenlik Politikaları Uzmanı Lisans ve Y. Lisans öğrenimini Milli Savunma Üniversitesinde (Deniz Harp Okulu – 1974; Deniz Harp Enstitüsü-1983) tamamladı. Daha sonra Silahlı Kuvvetler Akademisi öğrenimi (1985-86) gördü ve “Irak’ın Geleceği” ile ilgili bitirme tezini yazdı. 1989-1991 döneminde Führungsakademie (Hamburg/Almanya) 2 yıllık Güvenlik Politikası-Strateji-Stratejik İstihbarat-Jeopolitik, Askeri Tarih eğitimi aldı. “İstanbul Boğazı’nın Karadeniz Sahildarı Ülkeler Üzerindeki Jeopolitik ve Stratejik Etkileri” (Almanca) başlıklı mezuniyet tezini yazdı. Genelkurmay Personel Başkanlığı’nda görevli iken Kıbrıs Barış Harekâtı’nın madalya ve taltif projesini gerçekleştirdi. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı karargâhında NATO Planlama direktifleri ve kuvvet plan çalışmaları üzerinde çalıştı. Ayrıca bir yıl boyunca Deniz Kuvvetleri Komutanı’nın Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Toplantı Dosyasını hazırladı. Ege'de gerilimli 1980'li ve 1990'lı yıllarda 2 ayrı geminin komutanlıklarını yaptı. 1994-1997 döneminde Almanya'da Deniz Ataşeliği sırasında Deniz Ataşe Birliği'nin başkanlığına (doyen) ve 143 kişilik Askeri Ataşeler Birliği'nin Yönetim Kuruluna seçildi. Daha sonra Mersin’de Karakol ve Çıkarma Gemileri Komodorluğu’nun ardından Genelkurmay Yunanistan Kıbrıs Dairesinde Yunanistan Şube Müdürü iken “Türk-Yunan Ege’de Güven Arttırıcı Önlemler Paketi” projesinin (Ocak 2000) yöneticiliğini yaptı. Türk-Yunan sorunları üzerinde General-Amiral Oryantasyon Kursu, Harp Akademileri, Milli Güvenlik Akademisi ve TSK İstihbarat Okulu'nda dersler veren Yavuz, Deniz Harp Okulu Dekanı olduğu 2001-2003 döneminde "Denizcilik Tarihi-Deniz Stratejisi", "Askeri Strateji" ve "Liderlik" dersleri verdi. 1994’te Dr., 2002’de Doç.Dr. olan Yavuz, Milli Güvenlik Akademisi öğretim üyesi iken 30 Mart 2004’te istekle emekli oldu ve BİLKENT Üniversitesi’ne ilaveten Milli Güvenlik Akademisi’nde Türk-Yunan Sorunları, Suriye, Ortadoğu, Terörle Mücadele dersleri, 2012’de Prof.Dr. olduktan sonra da Atılım Üniversitesi’nde (2012-2013) ve Kara Harp Okulu Savunma Bilimleri Enstitüsünde (2013 Bahar) Y. Lisans ve Doktora, Ufuk ve Başkent üniversitelerinde lisans dersleri verdi. 2022 yılı başlarında adı Topkapı Üniversitesi olarak değiştirilen “Ayvansaray Üniversitesi”nde İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi’nin kurucu dekanlığını yapan, fakülteyi 16 bölüme çıkartan Prof.Dr. Yavuz, “İstihbarat, Strateji ve Terörizm/Avrupa'da Terör Örgütleri” gibi 3 farklı konuda sertifika dersleri yanında İstanbul Topkapı Üniversitesi’nde lisans ve Y. Lisans dersleri verdi. Güvenlik Bilimleri ve Uygulamaları Y. Lisans programının kurucu ABD Başkanlığını Eylül 2022’ye kadar sürdürerek “Küresel Güvenlik Stratejileri” üzerine sertifika programı hazırladı. Mayıs 2020 ayında uluslararası sempozyum düzenledi ve bizzat sunum yaptı. Milli Savunma Üniversitesi’nde (Harp Akademileri) 2019 yılından beri “Dış Politika Analizi” ile “Küresel Güvenlik Stratejileri” başlıklı ders verdi. Genelkurmay SAREM “Dış Uzman”lık (2003-2010), Türk Askeri Tarih Kurulu (TATK) Genel Kurul üyeliği (1999-2007), Gnkur. Atatürk Araştırma ve Eğitim Merkezi “ATAREM” Genel Kurul Kurucu Üyeliği (1999-2007), Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Eğitim/Öğretim Kurulu üyeliği (2001-2003), Türkiye Emekli Subaylar Derneği (TESUD) “Strateji” Grubu üyeliği (2005-2011), Türk Ocakları Genel Merkezi Hars Heyeti (en üst düzeydeki kültür kurulu) üyeliği (2004-2010), TÜRKSAM düşünce kuruluşunun Kurucu Başkan Yardımcısı ve Terör Bölümü Başkanlığı (2008-2012) yapan Prof.Dr. Yavuz, pek çok süreli yayının yayın ve hakem kurullarında yer almaktadır. Almanca ve İngilizce bilen Prof.Dr. Yavuz’un “Güvenlik politikaları, Askeri Tarih/Strateji, İstihbarat, Ortadoğu, çevre ülkeler, terörle mücadele, bölgesel-küresel sorunlar, küresel güvenlik stratejileri ve Deniz Tarihi konularında, çoğu müstakilen yazılmış 30’un üzerinde kitabı ve süreli dergilerde yazılmış çok sayıda makalesi mevcuttur. Halen Anadolu Ajansı ve Yeni Şafak gazetesinin “Düşünce Günlüğü” bölümünde her ay “Bölgesel ve Küresel Güvenlik Politikaları” üzerine analizleri yayınlanan Yavuz’un son dönemde Stratejik Düşünce Enstitüsü (SDE)’de konferansları, sitesinde yazıları yayınlanmakta olup, gene son zamanlarda Devlet Dergisi ve Türk Yurdu dergilerinde de yazıları yayınlanmaktadır. Ayrıca, Eylül 2022’den itibaren TRT Türkiye’nin Sesi Radyosu’nda haftada bir gün “Mavi Vatan” adlı bir programın yapımcılığını (ve yorumculuğunu) yapmaktadır. Ankara’da ikame eden Prof.Dr. Yavuz, evli, iki çocuk babası olup Almanca ve İngilizce bilmektedir.

    En az 10 karakter gerekli
    Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
    Tüm Yorumlar (1)