WOTTV E-DERGİ
DOLAR 32,4961 -0.15%
EURO 34,9637 0.33%
ALTIN 2.430,310,31
BITCOIN 2063475-4,37%
  • Hamburger 3
Türk Dış Politikasında Yeni Misyon ve Stratejiler

Türk Dış Politikasında Yeni Misyon ve Stratejiler

18 Ağustos 2023 09:00
Türk Dış Politikasında Yeni Misyon ve Stratejiler
0

BEĞENDİM

Prof.Dr. Celalettin Yavuz – Güvenlik Politikaları Uzmanı – 13 Ağustos 2023

5-9 Ağustos 2023 tarihleri arasında icra edilen 14. Büyükelçiler Konferansı, “Türkiye Yüzyılı” misyonu, bu doğrultudaki öngörüler (vizyon) ve stratejilere vurgu yapılan mesajları kapsamaktadır. Sırasıyla Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan ve TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un konuşmalarında “Türkiye Yüzyılı”, “Oyun kurucu ancak bunu barışla taçlandıracak Türkiye” mesajları ağırlıklı idi. Bu konferansta ortaya çıkan ve 9 Ağustos 2023 tarihli MGK Toplantısının bildirisiyle de örtüşen Türk Dış Politikası’nın yeni misyonu ve stratejileri üzerinde satır başları ile duracağız.

Dış Politikada “Düşmanlarını Azaltıp Dostlarını Arttırma”ya Dönüş

Büyükelçiler Konferansında konuşan devlet adamları, Türkiye Yüzyılı için önceliği bölgesel barış ve güvenliğin tesisi ile terörle mücadelenin önemine değindiler. Yani Irak ve Suriye bölgesinde ağırlıklı PKK/YPG, DEAŞ ve FETÖ ile mücadele… Terörün kökünün kazınabilmesi için başta bölge ülkeleri olmak üzere, işbirliği ihtiyacı da ortaya konmuş, isim verilmese de ABD gibi bölgede genelde açık, bazen de örtülü şekilde PKK’ya destek veren NATO ülkelerinden bu faaliyetlerine son vermeleri istenmiştir. Terörle mücadelenin kesintisiz sürdürüleceği kararlılığı yanında Irak’ın ve Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygı ve Suriye’nin istikrarı da öne çıkarılmıştır. Bölgesel sorunları çözme kararlılığı Yunanistan’a da zeytin dalı uzatan ifadelerde de yer bulmaktadır. Kıbrıs konusunda KKTC ifadesi kullanılmaz iken, “Kıbrıs Türklerinin egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün tescili” öne sürülmektedir. Oysa BM’nin Eylül 2022 Genel Kurulu’nda bile Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’ın konuşmasıyla KKTC’nin bağımsızlığının tanınması için seferberlik başlatılmıştı. Eksik kalan bu husus Türkiye’nin “Ege ve Doğu Akdeniz’de hak ve çıkarlarının hassasiyetle korunacağı”nın vurgulanmasıyla güçlendirilmeye çalışılmıştır.

Bölgesel barış ve güvenliğin tesisi için Karadeniz’in kuzeyindeki Rusya – Ukrayna savaşının sona erdirilmesi ihtiyacına da öncelik tanınmaktadır.  Çünkü bu savaş yayılma riski taşıdığı gibi küresel ölçekte yeni bir tahıl krizinin de kaynağıdır. Karadeniz konusunda ABD’nin daimi NATO deniz gücü bulundurarak bölge istikrarını daha da bozabilecek ve Montrö Boğazlar Sözleşmesini delebilecek niyetlerini caydırmaya yönelik ifadeler de öne çıkmaktadır. Ancak gene de başta ABD ve Rusya olmak üzere küresel ve bölgesel ülkeleri doğrudan hedef alan ifadelerden kaçınılmış, sadece AB’nin küresel güç olma yolunda Türkiye’nin adaylığını önleme gayreti, haklı olarak siyasi miyopluk olarak nitelendirilmiştir.

Dış Politikada “Oyun Kurucu” Vurgusu

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın konuşmasında “bölgesinde çekim merkezi” hedefi yüklenen Türkiye’nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde “uluslararası gündemi belirleyen, gerektiğinde oyun kuran, gerektiğinde oyun bozan” bir ülke konumunun güçlendirileceğinin altı çizildi. Türkiye tarafından Güney Kafkasya, Suriye ve Libya’da yaşanan şekilde gerektiğinde müdahaleler yapılabileceği gibi, “Türk Devletleri Teşkilatı” gibi oluşumlarda öne çıkan rolünün daha da geliştirileceği vaadinde bulunuldu. Körfez Ülkeleri ve Mısır’la ilişkilerin düzeltilmesinin sinerjisiyle İslam dünyası içerisindeki dayanışmayı artırma gayretine de vurgu yapıldı. Bu bağlamda “Filistin meselesinde “iki devletli” çözüm iddiası sürdürüldü.

Atatürk’ün “Yurtta barış, dünyada barış!” sözüne benzer şekilde “bölgede barış ve güvenliği tesis etme” stratejisi yanında “küresel hedeflerin ilerletilmesi” ve dış politikanın ekonomiyi desteklemesi de var. Erdoğan’ın “Dünya beşten büyüktür!” sözü yumuşatılarak, ekonomik eşitsizlikleri giderici daha adil bir dünya düzeni için uluslararası örgütlerin reform ihtiyacı öne çıkarılmakta, bu konuda ısrarcılığın sürdürüleceği mesajı verilmektedir. Bu bağlamda kapitalist ülkelerin Afrika üzerinden ellerini çekmeleri, Kur’an-ı Kerim yakma gibi kutsallara saldırıların önlenmesinin takipçisi olunacağı da vurgulanmaktadır. Milli birlik ve dayanışmanın dış politikadaki öngörüler ve ekonomik güçle desteklenmesiyle Türkiye Yüzyılı neden gelmesin?

Celalettin Yavuz

Güvenlik Politikaları Uzmanı Lisans ve Y. Lisans öğrenimini Milli Savunma Üniversitesinde (Deniz Harp Okulu – 1974; Deniz Harp Enstitüsü-1983) tamamladı. Daha sonra Silahlı Kuvvetler Akademisi öğrenimi (1985-86) gördü ve “Irak’ın Geleceği” ile ilgili bitirme tezini yazdı. 1989-1991 döneminde Führungsakademie (Hamburg/Almanya) 2 yıllık Güvenlik Politikası-Strateji-Stratejik İstihbarat-Jeopolitik, Askeri Tarih eğitimi aldı. “İstanbul Boğazı’nın Karadeniz Sahildarı Ülkeler Üzerindeki Jeopolitik ve Stratejik Etkileri” (Almanca) başlıklı mezuniyet tezini yazdı. Genelkurmay Personel Başkanlığı’nda görevli iken Kıbrıs Barış Harekâtı’nın madalya ve taltif projesini gerçekleştirdi. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı karargâhında NATO Planlama direktifleri ve kuvvet plan çalışmaları üzerinde çalıştı. Ayrıca bir yıl boyunca Deniz Kuvvetleri Komutanı’nın Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Toplantı Dosyasını hazırladı. Ege'de gerilimli 1980'li ve 1990'lı yıllarda 2 ayrı geminin komutanlıklarını yaptı. 1994-1997 döneminde Almanya'da Deniz Ataşeliği sırasında Deniz Ataşe Birliği'nin başkanlığına (doyen) ve 143 kişilik Askeri Ataşeler Birliği'nin Yönetim Kuruluna seçildi. Daha sonra Mersin’de Karakol ve Çıkarma Gemileri Komodorluğu’nun ardından Genelkurmay Yunanistan Kıbrıs Dairesinde Yunanistan Şube Müdürü iken “Türk-Yunan Ege’de Güven Arttırıcı Önlemler Paketi” projesinin (Ocak 2000) yöneticiliğini yaptı. Türk-Yunan sorunları üzerinde General-Amiral Oryantasyon Kursu, Harp Akademileri, Milli Güvenlik Akademisi ve TSK İstihbarat Okulu'nda dersler veren Yavuz, Deniz Harp Okulu Dekanı olduğu 2001-2003 döneminde "Denizcilik Tarihi-Deniz Stratejisi", "Askeri Strateji" ve "Liderlik" dersleri verdi. 1994’te Dr., 2002’de Doç.Dr. olan Yavuz, Milli Güvenlik Akademisi öğretim üyesi iken 30 Mart 2004’te istekle emekli oldu ve BİLKENT Üniversitesi’ne ilaveten Milli Güvenlik Akademisi’nde Türk-Yunan Sorunları, Suriye, Ortadoğu, Terörle Mücadele dersleri, 2012’de Prof.Dr. olduktan sonra da Atılım Üniversitesi’nde (2012-2013) ve Kara Harp Okulu Savunma Bilimleri Enstitüsünde (2013 Bahar) Y. Lisans ve Doktora, Ufuk ve Başkent üniversitelerinde lisans dersleri verdi. 2022 yılı başlarında adı Topkapı Üniversitesi olarak değiştirilen “Ayvansaray Üniversitesi”nde İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi’nin kurucu dekanlığını yapan, fakülteyi 16 bölüme çıkartan Prof.Dr. Yavuz, “İstihbarat, Strateji ve Terörizm/Avrupa'da Terör Örgütleri” gibi 3 farklı konuda sertifika dersleri yanında İstanbul Topkapı Üniversitesi’nde lisans ve Y. Lisans dersleri verdi. Güvenlik Bilimleri ve Uygulamaları Y. Lisans programının kurucu ABD Başkanlığını Eylül 2022’ye kadar sürdürerek “Küresel Güvenlik Stratejileri” üzerine sertifika programı hazırladı. Mayıs 2020 ayında uluslararası sempozyum düzenledi ve bizzat sunum yaptı. Milli Savunma Üniversitesi’nde (Harp Akademileri) 2019 yılından beri “Dış Politika Analizi” ile “Küresel Güvenlik Stratejileri” başlıklı ders verdi. Genelkurmay SAREM “Dış Uzman”lık (2003-2010), Türk Askeri Tarih Kurulu (TATK) Genel Kurul üyeliği (1999-2007), Gnkur. Atatürk Araştırma ve Eğitim Merkezi “ATAREM” Genel Kurul Kurucu Üyeliği (1999-2007), Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Eğitim/Öğretim Kurulu üyeliği (2001-2003), Türkiye Emekli Subaylar Derneği (TESUD) “Strateji” Grubu üyeliği (2005-2011), Türk Ocakları Genel Merkezi Hars Heyeti (en üst düzeydeki kültür kurulu) üyeliği (2004-2010), TÜRKSAM düşünce kuruluşunun Kurucu Başkan Yardımcısı ve Terör Bölümü Başkanlığı (2008-2012) yapan Prof.Dr. Yavuz, pek çok süreli yayının yayın ve hakem kurullarında yer almaktadır. Almanca ve İngilizce bilen Prof.Dr. Yavuz’un “Güvenlik politikaları, Askeri Tarih/Strateji, İstihbarat, Ortadoğu, çevre ülkeler, terörle mücadele, bölgesel-küresel sorunlar, küresel güvenlik stratejileri ve Deniz Tarihi konularında, çoğu müstakilen yazılmış 30’un üzerinde kitabı ve süreli dergilerde yazılmış çok sayıda makalesi mevcuttur. Halen Anadolu Ajansı ve Yeni Şafak gazetesinin “Düşünce Günlüğü” bölümünde her ay “Bölgesel ve Küresel Güvenlik Politikaları” üzerine analizleri yayınlanan Yavuz’un son dönemde Stratejik Düşünce Enstitüsü (SDE)’de konferansları, sitesinde yazıları yayınlanmakta olup, gene son zamanlarda Devlet Dergisi ve Türk Yurdu dergilerinde de yazıları yayınlanmaktadır. Ayrıca, Eylül 2022’den itibaren TRT Türkiye’nin Sesi Radyosu’nda haftada bir gün “Mavi Vatan” adlı bir programın yapımcılığını (ve yorumculuğunu) yapmaktadır. Ankara’da ikame eden Prof.Dr. Yavuz, evli, iki çocuk babası olup Almanca ve İngilizce bilmektedir.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.