İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Umman Sultanı Heysem bin Tarık ile gerçekleştirdiği üst düzey görüşmede bölgedeki askeri hareketliliğe dair çok net ve sert bir mesaj verdi. Komşu ülkelerdeki yabancı askeri varlığının İran’ın güvenliğini tehdit etmesi durumunda takınılacak tavrı açıkça ortaya koyan Pezeşkiyan, özellikle ABD üsleri üzerinden gelebilecek olası hamlelere karşı bölgesel aktörleri uyardı.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, bölge diplomasisinde kritik bir rol oynayan Umman Sultanı Heysem bin Tarık ile bir araya gelerek bölgesel güvenlik ve komşuluk ilişkilerini değerlendirdi. Görüşme sırasında Tahran’ın dış politika önceliklerine değinen Pezeşkiyan, İran’ın tüm komşu ve bölgesel ülkelere özel saygı ve önem verdiğini vurguladı. Ancak bu dostane ilişkilerin temelinde karşılıklı güvenlik anlayışının yatması gerektiğinin altını çizdi.
Bölgesel Güvenlik ve Komşuluk Hukuku Vurgusu
Pezeşkiyan, İran’ın bölgedeki barış ve istikrarın korunması adına attığı adımları anlatırken, komşu ülkelerin toprak bütünlüğüne ve egemenliğine duydukları saygıyı yineledi. Bölgesel sorunların ancak bölge ülkeleri arasındaki diyalogla çözülebileceğine inandıklarını belirten Cumhurbaşkanı, dış güçlerin müdahalesinin gerilimi artırmaktan başka bir işe yaramadığını ifade etti. Bu bağlamda Umman’ın arabuluculuk ve denge kurma çabalarının takdirle karşılandığı belirtildi.
ABD Üslerine Dair Net Mesaj ve Kırmızı Çizgi
Görüşmenin en dikkat çekici ve uluslararası kamuoyunda yankı uyandıran kısmı ise Pezeşkiyan’ın doğrudan ABD askeri varlığına yönelik sözleri oldu. Bölgedeki bazı ülkelerin ev sahipliği yaptığı askeri tesislerin İran’a karşı bir tehdit unsuru olarak kullanılmaması gerektiğini belirten Pezeşkiyan, olası bir saldırı senaryosuna dair Tahran’ın duruşunu kesin bir dille özetledi.
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, “bölge ülkelerinin topraklarında bulunan ABD askeri üslerinden İran’a yönelik herhangi bir saldırının hiçbir koşulda kabul edilemez” olduğunu ifade etti. Bu açıklama, İran’ın sadece saldırıyı gerçekleştiren gücü değil, bu saldırıya zemin hazırlayan veya topraklarını kullandıran ülkeleri de sorumlu tutabileceği şeklinde yorumlandı. Tahran’ın bu çıkışı, bölgedeki askeri dengeler açısından yeni bir uyarı niteliği taşıyor.
