Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Avatar fotoğrafı

Parçalanarak Güçlenmek: MHP’nin Eski Ama Etkili Oyunu mu?

Reşit Kemal AS – 07 Nisan 2026

 

Siyasette bazı hamleler vardır, ilk bakışta dağılma gibi görünür ama aslında yeniden diziliştir. MHP’nin son yıllardaki kırılmalarına da biraz böyle bakmak gerekiyor. Çünkü ortada sadece “ayrılan isimler” değil, bir stratejinin tekrar eden izleri var.

 

Bugün Terörsüz Türkiye” açılımı üzerinden tabanda yaşanan rahatsızlık, birçok kişi tarafından bir zayıflama emaresi olarak okunuyor. Ama meseleye biraz daha geniş açıdan bakınca farklı bir tablo çıkıyor karşımıza.

 

Hatırlayalım…

 

MHP’den kopan isimler ne yaptı?

Kimi yeni parti kurdu, kimi başka bir siyasi yapının başına geçti.

Ama hepsi aynı sosyolojiden beslendi. Aynı seçmen havuzuna hitap etti.

 

İYİ Parti…

Zafer Partisi…

Ve daha küçük ölçekli diğer çıkışlar…

 

Bunlar sadece bir “kopuş” muydu?

Yoksa kontrollü bir genişleme mi?

 

📌 Aynı taban, farklı vitrinler

 

MHP’nin yıllardır uyguladığı bu modelin özü basit:

Tek bir partiyle ulaşamayacağın seçmene, farklı partiler üzerinden ulaş.

 

Çünkü her seçmenin hassasiyeti aynı değil.

Kimi daha sert söylem ister, kimi daha merkezde durmak ister, kimi milliyetçiliği başka bir tonla duymak ister.

 

İşte tam burada “ayrılıklar” devreye giriyor.

 

Bir parti sertleşiyor, diğeri yumuşuyor.

Biri sistem içi kalıyor, diğeri daha muhalif görünüyor.

 

Ama seçmen havuzu aynı kalıyor.

 

📌 Topla, dağıt, gerektiğinde yeniden topla

 

Asıl kritik nokta ise şu:

Bu parçalı yapı, gerektiğinde yeniden birleşebilecek esneklikte tutuluyor.

 

Bugün ayrı görünen yapılar, yarın ortak bir söylemde buluşabiliyor.

Seçim dönemlerinde ittifaklar, örtülü destekler, yönlendirmeler devreye giriyor.

 

Ve ortaya şu tablo çıkıyor:

Dağınık gibi görünen güç, aslında tek bir merkez etrafında hizalanabiliyor.

 

Bu yüzden bazılarına göre mesele “bölünme” değil,

kontrollü bir “yayılma” stratejisi.

 

📌 İzzet Ulvi Yönter meselesi ne anlatıyor?

 

Son gelişmeler…

Yönter’in çıkışı, görev değişimi, teşkilat hamleleri…

 

Bunlar sıradan bir iç tartışma mı?

Yoksa yeni bir dalganın habercisi mi?

 

Siyasette tesadüf pek yoktur.

Zamanlama, söylem ve hamleler genelde bir planın parçalarıdır.

 

Yönter’in çıkışı da bu açıdan sadece bireysel bir refleks olarak okunamaz.

Daha önce gördüğümüz kırılma–yeniden yapılanma döngüsünün bir devamı olabilir.

 

📌 Asıl hedef ne?

 

Bu bakış açısına göre hedef net:

İktidar içinde vazgeçilmez olmak.

 

Çünkü tek başına oy oranı sınırlı olan bir yapı,

etki alanını genişleterek sistem içindeki ağırlığını artırabilir.

 

Bir parti olarak %10–15 bandında kalmak başka,

aynı tabanı 3–4 farklı yapı üzerinden %25–30 etkisine dönüştürmek başka.

 

İşte bu fark, siyasette belirleyici olur.

 

 

Bu tabloya inananlar için MHP’nin yaptığı şey basit bir bölünme değil;

uzun vadeli, sabırlı ve sonuç odaklı bir strateji.

 

İnanmayanlar içinse bu sadece iç çekişmelerin doğal sonucu.

 

Ama bir gerçek var:

Türk siyasetinde bazı hamleler bugün anlaşılmaz…

Ama yarın tablo netleştiğinde herkes “meğer planlıymış” der.

 

 

Biz gerçekten dağınık bir tablo mu izliyoruz, yoksa ustaca kurulmuş bir satranç tahtasını mı?

 

NOT Devlet Aklı

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER