WOTTV E-DERGİ
DOLAR 32,5838 0.09%
EURO 35,0294 0.44%
ALTIN 2.421,68-0,04
BITCOIN 2096072-3,58%
  • Hamburger 3
Ermenistan’da Neler Oluyor?

Ermenistan’da Neler Oluyor?

20 Eylül 2023 10:30
Ermenistan’da Neler Oluyor?
0

BEĞENDİM

Prof. Dr. Celalettin Yavuz Güvenlik Politikaları Uzmanı, 19 Eylül 2023

Son haftalarda Ermenistan Başbakanı Paşinyan’ın Rusya’yı ve Rusya Devlet Başkanı Putin’i hedef alan demeçleri dikkat çekti. Azerbaycan’ın toprak bütünlüğü içerisindeki Dağlık Karabağ’da sözde cumhurbaşkanlığı seçimi de Azerbaycan’ı öfkelendirdi. İran’dan Ermenistan’a destek beyanatı, ABD ile ortak askeri tatbikat gibi gelişmeler üzerine Güney Kafkaslarda ortalık bir kez daha karışma potansiyeli gösterince konuyu amaya çalıştık.

Azerbaycan-Ermenistan Geriliminin Sebepleri

Soğuk savaş sonrası çıkan Birinci Dağlık Karabağ Savaşı sonunda Ermeniler Rus birliklerinin de yardımıyla Dağlık Karabağ’a ilaveten etrafındaki 7 rayonu (ilçeyi) de işgal etti. Yaklaşık bir milyon Azerbaycan Türk’ü, can güvenliği sebebiyle yerini yurdunu terk etti. 1993 yılında BM kararları gereği bu toprakların Azerbaycan’a ait olduğu kararı alınmış, AGİT bünyesinde sorunu çözmek üzere Minsk Grubu oluşturulmuş, çözüm yerine havanda su dövülmüştü. Ermeni birlikleri 2020 yılı sonbaharında Azerbaycan mevzilerine ateş açınca, karşılık veren Azerbaycan kuvvetleri 40 günlük İkinci Dağlık Karabağ Savaşı sonunda işgal topraklarının büyük bir kısmını kurtararak Karabağ’daki Suşa kentine girdi. Bunun üzerine devreye giren Rusya ateşkesi sağladı. Rusya Devlet Başkanı Putin’in aracılığında İki ülke liderlerinden Aliyev ve Paşinyan bir araya geldiler. Ateşkes sözleşmesine göre Ermenistan, Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan toprağı olduğunu kabul etmişti.

10 Kasım 2020 tarihli mutabakatın 9. Maddesine göre bölgedeki tüm ekonomik ve ulaşım bağlantıları açılacak, Ermenistan Cumhuriyeti; insanların, araçların ve malların her iki yönde engelsiz hareketini organize etmek için Azerbaycan Cumhuriyeti’nin batı bölgeleri ile Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti arasındaki ulaşım bağlantılarının güvenliğini garanti edecekti. Keza işgal edilen rayonlardaki ve Karabağ’daki Ermeni askerleri de bölgeyi ter edeceklerdi.  Karabağ’la Ermenistan arasında Laçin Koridoru geliştirilirken, Azerbaycan’la Nahçıvan arasında da Ermenistan’ın güneyinde Zengezur Koridoru’nun açılması gündeme gelmişti. Ancak Ermenistan bu konuda ayak diremektedir. Zaman zaman Ermeni askerleri Azerbaycan birliklerine top ateşi açmaya devam etmekte, ateşkes ihlallerini sıkça sürdürmektedir.

Ateşkes üzerinden aylar, yıllar geçtiği, taraflar birkaç kez bir araya getirildikleri halde Laçin Koridoru işlerken, Zengezur Koridoru’nda Ermenistan’ın direnişi vardı. İşgal bölgelerindeki Ermeni askerlerinin bir kısmı da yerlerini terk etmemişler, aksine bu bölgelere silah sevkıyatı da yapılmaktaydı. Ermeni birlikleri zaman zaman taciz atışlarıyla can ve mal kaybına da sebebiyet vermekteydiler. Bu olumsuz gelişmeler üzerine Azerbaycan da Laçin Koridoru’nu kontrol etmeye başladı. Ayrıca Ermenilerin kontrolündeki Karabağ topraklarında 9 Eylül’de provokatif sözde ‘cumhurbaşkanı seçimi’ de düzenlenince Azerbaycan’ın tepkisi büyüdü.

Ermenistan’ı Cesaretlendiren Gelişmeler ve Rusya’dan Uzaklaşma

Sorunun çözümü uzadıkça Fransa ve ABD’den çatlak sesler yükseldi. Eylül 222’de Erivan’ı ziyaret eden ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Pelosi, sınırda çatışmaları konusunda Azerbaycan’ı suçladı. Bunlardan cesaret bulan Paşinyan ülke güvenliğinin bir süredir Ukrayna’yla savaşan Rusya’ya bağlamalarının yanlış olduğunu, Rusya’nın taahhüt etmesine rağmen Laçin Koridoru’nu kontrol edemediği/etmek istemediği eleştirisinde bulundu.

Keza Ermenistan, Putin’in Ermenistan’ı ziyareti halinde tutuklanmasını gerektirecek, Uluslararası Ceza Mahkemesi kararlarını tanıma kararı aldı. Rusya ise, Ermenistan’ın talebiyle sınırda iki yıl boyunca “güvenliği tesis etme” ve normalleşmeye katkı maksadıyla gönderilen AB’nin sivil gözlem misyonu EUMA’dan rahatsız oldu. Keza ABD askerleriyle “barışı koruma” çerçevesinde bir tatbikata başladı. Bölge ülkelerinden İran da Rusya gibi bölge dışı ülkeyle işbirliği ve ortak tatbikatın istikrarı bozacağı ikazında bulundu. Batı’nın ve İran’ın dolmuşu sonucu, Azerbaycan’la uzlaşmanın yolu Zengezur Koridoru’nda ısrar yerine tereddüt eden Ermenistan, kalkınmasına, refahına ve bölgesel barışa engel olduğundan habersiz gibidir.

Celalettin Yavuz

Güvenlik Politikaları Uzmanı Lisans ve Y. Lisans öğrenimini Milli Savunma Üniversitesinde (Deniz Harp Okulu – 1974; Deniz Harp Enstitüsü-1983) tamamladı. Daha sonra Silahlı Kuvvetler Akademisi öğrenimi (1985-86) gördü ve “Irak’ın Geleceği” ile ilgili bitirme tezini yazdı. 1989-1991 döneminde Führungsakademie (Hamburg/Almanya) 2 yıllık Güvenlik Politikası-Strateji-Stratejik İstihbarat-Jeopolitik, Askeri Tarih eğitimi aldı. “İstanbul Boğazı’nın Karadeniz Sahildarı Ülkeler Üzerindeki Jeopolitik ve Stratejik Etkileri” (Almanca) başlıklı mezuniyet tezini yazdı. Genelkurmay Personel Başkanlığı’nda görevli iken Kıbrıs Barış Harekâtı’nın madalya ve taltif projesini gerçekleştirdi. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı karargâhında NATO Planlama direktifleri ve kuvvet plan çalışmaları üzerinde çalıştı. Ayrıca bir yıl boyunca Deniz Kuvvetleri Komutanı’nın Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Toplantı Dosyasını hazırladı. Ege'de gerilimli 1980'li ve 1990'lı yıllarda 2 ayrı geminin komutanlıklarını yaptı. 1994-1997 döneminde Almanya'da Deniz Ataşeliği sırasında Deniz Ataşe Birliği'nin başkanlığına (doyen) ve 143 kişilik Askeri Ataşeler Birliği'nin Yönetim Kuruluna seçildi. Daha sonra Mersin’de Karakol ve Çıkarma Gemileri Komodorluğu’nun ardından Genelkurmay Yunanistan Kıbrıs Dairesinde Yunanistan Şube Müdürü iken “Türk-Yunan Ege’de Güven Arttırıcı Önlemler Paketi” projesinin (Ocak 2000) yöneticiliğini yaptı. Türk-Yunan sorunları üzerinde General-Amiral Oryantasyon Kursu, Harp Akademileri, Milli Güvenlik Akademisi ve TSK İstihbarat Okulu'nda dersler veren Yavuz, Deniz Harp Okulu Dekanı olduğu 2001-2003 döneminde "Denizcilik Tarihi-Deniz Stratejisi", "Askeri Strateji" ve "Liderlik" dersleri verdi. 1994’te Dr., 2002’de Doç.Dr. olan Yavuz, Milli Güvenlik Akademisi öğretim üyesi iken 30 Mart 2004’te istekle emekli oldu ve BİLKENT Üniversitesi’ne ilaveten Milli Güvenlik Akademisi’nde Türk-Yunan Sorunları, Suriye, Ortadoğu, Terörle Mücadele dersleri, 2012’de Prof.Dr. olduktan sonra da Atılım Üniversitesi’nde (2012-2013) ve Kara Harp Okulu Savunma Bilimleri Enstitüsünde (2013 Bahar) Y. Lisans ve Doktora, Ufuk ve Başkent üniversitelerinde lisans dersleri verdi. 2022 yılı başlarında adı Topkapı Üniversitesi olarak değiştirilen “Ayvansaray Üniversitesi”nde İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi’nin kurucu dekanlığını yapan, fakülteyi 16 bölüme çıkartan Prof.Dr. Yavuz, “İstihbarat, Strateji ve Terörizm/Avrupa'da Terör Örgütleri” gibi 3 farklı konuda sertifika dersleri yanında İstanbul Topkapı Üniversitesi’nde lisans ve Y. Lisans dersleri verdi. Güvenlik Bilimleri ve Uygulamaları Y. Lisans programının kurucu ABD Başkanlığını Eylül 2022’ye kadar sürdürerek “Küresel Güvenlik Stratejileri” üzerine sertifika programı hazırladı. Mayıs 2020 ayında uluslararası sempozyum düzenledi ve bizzat sunum yaptı. Milli Savunma Üniversitesi’nde (Harp Akademileri) 2019 yılından beri “Dış Politika Analizi” ile “Küresel Güvenlik Stratejileri” başlıklı ders verdi. Genelkurmay SAREM “Dış Uzman”lık (2003-2010), Türk Askeri Tarih Kurulu (TATK) Genel Kurul üyeliği (1999-2007), Gnkur. Atatürk Araştırma ve Eğitim Merkezi “ATAREM” Genel Kurul Kurucu Üyeliği (1999-2007), Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Eğitim/Öğretim Kurulu üyeliği (2001-2003), Türkiye Emekli Subaylar Derneği (TESUD) “Strateji” Grubu üyeliği (2005-2011), Türk Ocakları Genel Merkezi Hars Heyeti (en üst düzeydeki kültür kurulu) üyeliği (2004-2010), TÜRKSAM düşünce kuruluşunun Kurucu Başkan Yardımcısı ve Terör Bölümü Başkanlığı (2008-2012) yapan Prof.Dr. Yavuz, pek çok süreli yayının yayın ve hakem kurullarında yer almaktadır. Almanca ve İngilizce bilen Prof.Dr. Yavuz’un “Güvenlik politikaları, Askeri Tarih/Strateji, İstihbarat, Ortadoğu, çevre ülkeler, terörle mücadele, bölgesel-küresel sorunlar, küresel güvenlik stratejileri ve Deniz Tarihi konularında, çoğu müstakilen yazılmış 30’un üzerinde kitabı ve süreli dergilerde yazılmış çok sayıda makalesi mevcuttur. Halen Anadolu Ajansı ve Yeni Şafak gazetesinin “Düşünce Günlüğü” bölümünde her ay “Bölgesel ve Küresel Güvenlik Politikaları” üzerine analizleri yayınlanan Yavuz’un son dönemde Stratejik Düşünce Enstitüsü (SDE)’de konferansları, sitesinde yazıları yayınlanmakta olup, gene son zamanlarda Devlet Dergisi ve Türk Yurdu dergilerinde de yazıları yayınlanmaktadır. Ayrıca, Eylül 2022’den itibaren TRT Türkiye’nin Sesi Radyosu’nda haftada bir gün “Mavi Vatan” adlı bir programın yapımcılığını (ve yorumculuğunu) yapmaktadır. Ankara’da ikame eden Prof.Dr. Yavuz, evli, iki çocuk babası olup Almanca ve İngilizce bilmektedir.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.