Ankara’da yüksek mühendis Başak Gürkan Arslan’ın, 5 yaşındaki kızının gözü önünde kayınpederi ve boşanma aşamasındaki eşi tarafından vahşice katledilmesine ilişkin davada kan donduran detaylar ortaya çıktı. Ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılanan sanıkların mahkemedeki ifadeleri ve olay gününe dair “Babam üstüne oturdu, bıçaklamaya başladı” itirafı, duruşma salonunda büyük yankı uyandırdı.
Ankara’da Başak Gürkan Arslan’ı (46) 5 yaşındaki kızının gözü önünde bıçaklayarak öldüren kayınpederi Kudret Arslan (63) ile boşanma aşamasındaki eşi Barış Arslan’ın (45) yargılanmasına başlandı. Milli Savunma Bakanlığı Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğü’nde sivil memur olarak görev yapan yüksek mühendis Başak Gürkan Arslan, geçen yıl 9 Eylül’de kayınpederi Kudret Arslan ve boşanma aşamasındaki eşi Barış Arslan tarafından 5 yaşındaki kızının gözü önünde bıçaklanarak öldürüldü. Olayın ardından gözaltına alınan Kudret Arslan ile Barış Arslan, Ankara Sulh Ceza Hakimliği’nce tutuklandı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame Ankara 12’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilerek dava açıldı. İddianamede, sanıklar Kudret Arslan ve Barış Arslan hakkında ‘Canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. İddianamede yer verilen Adli Tıp Kurumu raporunda Başak Gürkan Arslan’ın vücudunda 22 bıçak yarası bulunduğu, bunlardan üçünün tek başına öldürücü nitelikte olduğu belirtildi. Barış Arslan’ın saldırıyı engellemeye yönelik herhangi bir girişimde bulunmadığı ve olay sırasındaki eylemleri nedeniyle suça iştirak ettiği değerlendirilen iddianamede, iki sanığın fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiği kaydedildi.
Eşinin Aldattığını İleri Sürdü
Sanık Barış Arslan, çocukları dünyaya geldikten sonra eşiyle aralarında soğukluk oluştuğunu belirterek, bu süreçte Başak Gürkan’ın iş arkadaşı ile yazışmalarını gördüğünü ve eşinin cüzdanında ‘T., Başak’ı seviyor ve eşinden boşanacak’ şeklinde bir not bulduğunu iddia etti. Arslan, “Eşim zaman zaman bağlama büyüsü gibi videolar izlerdi. Ritüeller dinlerdi. Notu sorduğumda ise bana karşı bir şey hissetmediğini söyleyerek, ‘Ayrılmak istiyorum’ dedi. Ama yine de eşime konduramıyordum. Evimizdeki kamera kayıtlarının da kısa bir süre kapandığını ve o gün T.’nin geldiğini öğrendim. Bundan sonra da zaten boşanma kararı aldık, karşılıklı olarak anlaşmalı şekilde.” dedi.
“Babamın Başak’a Yumruk Attığını ve İçeri Düştüğünü Gördüm”
Mahkeme başkanının, ‘Başak ile tüm yazışmalarını babana göndermişsin. Neden bunu yaptın? Baban olay günü Başak’ı 22 kez bıçaklıyor. Bu sırada neden müdahale etmedin’ şeklindeki sorularına yanıt veren Arslan, “Babam ile arkadaş gibiyim, her şeyi paylaşırım. Başak ile yaptığım protokolde değişiklik yapmaya karar verdim. Avukatım bu protokolü WhatsApp’tan gönderdi. Biz de çıktısını aldık, Başak’ın evine gittik. Babamın benimle gelme nedeni de bana destek olmak ve torununu sevmekti. Başak bizi görür görmez küfretmeye başladı. Babamın yumruk attığını ve içeri düştüğünü gördüm; ‘ne yapıyorsun’ dedim. Mutfağa yöneldi, sonrasında elinde bıçağı gördüm. Dışarı çıkarmaya çalıştım Başak’ı. Sonra babam Başak’ın üstüne oturdu, bıçaklamaya başladı. Şoka girdim, babamı ilk defa öyle gördüm. Olayın şokundan müdahale edemedim. Bana da bir şey yapar diye korktum.” diye konuştu.
“Kendimi Kaybettim”
Sanık Kudret Arslan ise savunmasında, “Öz kızım kadar severdim, aramızda hiçbir sorun yoktu. Maktulün ailesi ile de aramızda hiçbir sorun yoktu”
