Evlilik birliğinde eşlerin birbirine karşı sorumlulukları hukuki boyutlarıyla tartışılmaya devam ederken, Yargıtay’dan milyonlarca çifti yakından ilgilendiren emsal niteliğinde bir karar geldi. Hasta eşiyle ilgilenmeyen ve onun zor günlerinde yanında olmayan taraf ağır kusurlu mu sayılacak? İşte evlilikte tüm dengeleri değiştirecek o davanın tüm detayları ve Yargıtay’ın verdiği tarihi karar…
Camilerde Yatıp Kalktığını İddia Ederek Boşanma Davası Açtı
Geçimsizlik yaşayan yaşlı bir adam, eşinin kendisini hor gördüğünü, aşağıladığını, hakaret ettiğini ve evden kovduğunu öne sürerek Aile Mahkemesi’ne başvurdu. Eşinin, emekli maaş kartını vermeyerek ekonomik özgürlüğünü kısıtladığını iddia eden yaşlı adam, evden kovulduktan sonra uzun bir süre sokaklarda kaldığını belirtti. Soğuktan korunmak için camiye sığındığını ve geceleri camide yatıp kalktığını dile getiren koca; boşanma davası açarak tedbir ve yoksulluk nafakasının yanı sıra maddi ve manevi tazminat talebinde bulundu.
Eşinin Hastalığını Bir Kusur Olarak Gördü
Mahkemede savunma yapan davalı kadın ise iddiaların tamamen asılsız olduğunu dile getirdi. Davacı kocanın evlilik birliğinden doğan görevlerini yerine getirmediğini belirten kadın, kendisinin sağlık sorunları nedeniyle kocasına bakamayacağını, bu yüzden evden ayrılarak kızının yanına gitmesini istediğini ifade etti.
Şeker hastalığından dolayı gözleri görmemeye başlayınca eşinin kendisine hiçbir şekilde destek olmadığını belirten kadın, hastane ve tedavi süreçlerinde kendisine erkek kardeşinin, kızı ve damadının baktığını anlattı. Davacı kocanın, kendisinin bu hastalığını bir kusur olarak gördüğünü, kendisini aşağılayıp küçümsediğini iddia etti. Kocasının dönem dönem camide işlettiği çay ocağında kalmasının ise tamamen kendi hastalığından ve bakım sorumluluğundan kaçmak istemesinden kaynaklandığını kaydederek, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddedilmesini istedi.
Mahkeme Kocayı Kusurlu Bularak Davayı Reddetti
Dava dosyasını ve tanık beyanlarını inceleyen Aile Mahkemesi, ayrı yaşamanın boşanma davasında davalı kadına bir kusur olarak yüklenemeyeceğine dikkat çekti. Davalı tanıklarının beyanları incelendiğinde, davacı kocanın eşine bakmadığı ve sağlık sorunları ile ilgilenmediği kanaatine varıldı. Bu durumda kusurlu olan tarafın davacı koca olduğu, davalının kusurlarının ise ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine hükmedildi. Ayrıca davalı kadın lehine hükmedilen tedbir nafakasının karar kesinleşinceye kadar devam etmesi kararlaştırıldı.
Yargıtay Son Noktayı Koydu
Aile Mahkemesi’nin verdiği ret kararına itiraz eden koca, konuyu Bölge Adliye Mahkemesi’ne taşıdı. Buradan da istediği sonucu alamayan koca, kararı temyiz ederek Yargıtay’a başvurdu.
Dosyayı inceleyen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, evlilik birliğinde eşlerin birbirine destek olması gerektiğinin altını çizdi. Yargıtay, hasta eşiyle ilgilenmeyen kocayı Türk Medeni Kanunu’nun “evlilik birliğinin temelinden sarsılması ve duygusal şiddet” maddesi kapsamında değerlendirip ağır kusurlu buldu. Hasta eşe bakmamayı boşanma nedeni sayan daire, Aile Mahkemesi’nin verdiği hükmü onadı.


