İstanbul’un en çok ziyaret edilen tarihi simgelerinden Yerebatan Sarnıcı’nın mülkiyet savaşında yeni bir perde açıldı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Vakıflar Genel Müdürlüğü arasında krize neden olan devir işlemlerine karşı yargıdan ezber bozan yeni bir hamle geldi. Peki, devir süreci şimdi nasıl etkilenecek?
Yerebatan Sarnıcı Davasında Sürpriz Gelişme
İstanbul’un simge yapılarından biri olan Yerebatan Sarnıcı’nın mülkiyet tartışması yeni bir boyut kazandı. İstinaf Mahkemesi, tarihi sarnıcın İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden alınarak Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesi işlemine karşı ikinci kez yürütmeyi durdurma kararı verdi. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi tarafından alınan bu karar, tarihi sarnıcın geleceğini ve yönetimini yeniden tartışmaya açtı.
Vakıflar Genel Müdürlüğü, yapının “Vakıf Kökenli Eser” niteliğinde olduğunu savunarak kendi adına tescil işlemi gerçekleştirmişti. Bu hamlenin ardından İstanbul Büyükşehir Belediyesi konuyu yargıya taşımış ve uzun bir hukuk mücadelesi başlamıştı. Yaşanan son gelişmeyle birlikte, tarihi sarnıcın devir süreci mahkeme tarafından yeniden değerlendirilecek.
Adım Adım Devir ve Tahliye Süreci Nasıl Gelişti
Süreç, 7 Nisan 2026 tarihinde Yerebatan Sarnıcı’nın Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil ettirilmesiyle başladı. Belediye bu karara karşı hukuki yollara başvurarak yürütmenin durdurulmasını talep etti. İstanbul 8. İdare Mahkemesi, 8 Mayıs 2026’da tahliye işlemine ilişkin yürütmeyi durdurma kararı verdi. Ancak hukuk mücadelesi burada son bulmadı.
Vakıflar Genel Müdürlüğü avukatları, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 30. maddesine dayanarak geçmişi vakıf olan kültür varlıklarının mazbut vakıflara devredilmesi gerektiğini savundu. Yapılan savunmada, bir taşınmazın bu kapsamda değerlendirilmesinin takdire dayalı olmadığı; vakfiye kayıtları, tapu ve kadastro belgeleri ile tarihi haritalar gibi somut verilere dayandığı vurgulandı. Ayrıca sarnıcın geçmişte nasıl el değiştirdiğinin kanunun uygulanması açısından önem taşımadığı ve yasal şartların oluştuğu ileri sürüldü.
Mahkeme, yaptığı incelemelerin ardından İBB’nin yürütmeyi durdurma talebini oy birliğiyle reddetti. Kararın ardından gönderilen resmi yazıda, 2 Haziran 2026 saat 10.00 itibarıyla sarnıcın tahliye edilmesi istendi. Gönderilen bu bildirimde İBB “işgalci” olarak tanımlanırken, tahliye edilmemesi durumunda işlemin re’sen gerçekleştirileceği belirtildi. Devir işleminin 2 Haziran’da tamamlanmasının hemen ardından ise İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’nden süreci yeniden durduran karar geldi.
Giriş Ücreti Hamlesi ve Sarnıcın Tarihi Önemi
Mülkiyet tartışmaları sürerken İstanbul Büyükşehir Belediyesi, dikkat çeken bir adım atarak 18 Nisan 2026 tarihinde Yerebatan Sarnıcı’nın giriş ücretini Türk vatandaşları için 1 Türk Lirası seviyesine düşürmüştü. Bu hamle kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı.
Bizans İmparatoru I. Justinianus döneminde, yani 6. yüzyılda inşa edilen bu devasa yapı, “Binlerce Sütun Sarnıcı” adıyla da biliniyor. Yaklaşık 9 bin 800 metrekarelik devasa bir alanı kaplayan sarnıç, 336 mermer sütunla ayakta duruyor. Sütunların bir kısmı eski yapılardan getirilen malzemelerden oluşurken, suyun yansımasıyla oluşan atmosfer ziyaretçileri adeta büyülüyor. Özellikle sarnıcın derinliklerinde yer alan Medusa başlı sütun, her yıl yüz binlerce yerli ve yabancı turistin ilgisini çekmeye devam ediyor.
