Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

NATO Ankara Zirvesi Türk savunma sanayisi için neden tarihi bir dönüm noktası olacak ve ASELSAN hangi yeni işbirliklerine hazırlanıyor

Ankara’nın ev sahipliğinde kapılarını açan ve transatlantik savunma yatırımlarının merkez

Ankara’nın ev sahipliğinde kapılarını açan ve transatlantik savunma yatırımlarının merkez üssü haline gelen 36. NATO Zirvesi, Türk savunma sanayisinin gövde gösterisine sahne oluyor. Savunma Sanayii Forumu ile başlayan kritik zirvede gözlerin çevrildiği ASELSAN’ın Genel Müdürü Ahmet Akyol, katıldığı NTV canlı yayınında Türkiye’nin ittifak içindeki değişen gücünü, savunma sanayisinde kırılan üretim rekorlarını ve küresel ambargolara karşı verilen tarihi yanıtı tüm detaylarıyla anlattı.

Küresel savunma sanayisinin en prestijli buluşmalarından biri olan 36’ncı NATO Zirvesi, Ankara’da büyük bir hareketlilikle başladı. Transatlantik savunma üretimi ve bu alandaki stratejik yatırımların ön planda olduğu Savunma Sanayii Forumu, ittifaka üye ülkelerin dev şirketlerini bir araya getirdi. Bu kritik forumun en dikkat çeken katılımcılarından biri de Türk savunma sanayisinin lokomotif şirketi ASELSAN oldu. Forum süresince temaslarını sürdüren ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, NTV yayınında yaptığı açıklamalarda Türkiye’nin savunma alanındaki yeni dönem stratejilerine dair çok önemli mesajlar verdi.

Ankara Yeni Bir Dönemin Başlangıç Noktası mı Oluyor

İttifakın geleceğine yönelik küresel ölçekte yürütülen tartışmalara değinen Ahmet Akyol, zirve öncesinde sıklıkla dile getirilen “NATO 3.0” kavramının önemine işaret etti. Türkiye’nin bu yeni evredeki öncü rolünü vurgulayan Akyol, “Belki Ankara bunun ilan edildiği yer olacak.” diyerek tarihi bir beklentiyi paylaştı.

Türkiye’nin ittifaka üye olduğu ilk dönemlerden bu yana geçirdiği askeri ve teknolojik evrimi özetleyen Akyol, ülkenin ulaştığı diplomatik ve endüstriyel gücü şu sözlerle aktardı: “Soğuk Savaş’tan sonra en büyük ikinci orduya sahip olması da bunun yanına eklenmişti. Artık çok güçlü bir savunma sanayisi de olan bir ülke olarak NATO içerisindeki konumu daha güçlenmiş, diplomatik gücü yanına eklendiğinde NATO’nun en kıymetli müttefiklerinden biri haline gelmiş bir ülkeyi konuşuyoruz.”

NATO Genel Sekreteri Rutte’nin Ziyareti ve Rekor Üretim Gücü

ASELSAN’ın yarım asrı aşan köklü geçmişiyle ittifaka her zaman kritik katkılar sunduğunu belirten Genel Müdür Akyol, yakın zamanda gerçekleşen üst düzey temaslara dikkat çekti. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’yi ağırladıklarını anımsatan Akyol, şirketin üretim kapasitesindeki devasa artışı şu verilerle paylaştı: “- Geçtiğimiz aylarda Sayın Rutte’yi de ağırladık. Biz ASELSAN olarak ittifaka katkımızı giderek artırdığımızı rahatlıkla ifade edebilirim. Bir yıl içerisinde aldığımız siparişlerin yüzde 27’sini o yıl içerisinde verebilecek seviyelere çıktık. Bu çok iddialı rakamlar. Seri üretim kabiliyetlerimizi sadece iki yılda yüzde 40 artırdığımızı gösterdik.”

Zirve Kapsamında Yeni İşbirlikleri Yolda

Türkiye’nin ve ASELSAN’ın son 20 yılda attığı vizyoner adımların bugün küresel bir avantaja dönüştüğünü ifade eden Akyol, “Bu işlere erken başlamanın avantajlı dönemini yaşıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. Günümüzde tam 21 NATO üyesi ülkenin aktif olarak ASELSAN ürünlerini kullandığını belirten Akyol, şirketin beş NATO üyesi ülkede de fiziki ofisleriyle faaliyet gösterdiğini açıkladı.

Ankara’daki zirve kapsamında müttefik ülkelerin heyetlerini ağırlamaya devam ettiklerini kaydeden Akyol, “Daha büyük işbirliklerine geçeceğimizi öngörüyorum. Yeni işbirliklerinin olacağını söyleyebilirim.” diyerek önümüzdeki süreçte yeni ihracat ve ortaklık anlaşmalarının imzalanacağının sinyalini verdi.

Engellemelere Karşı Türk Mühendislerinin Büyük Cevabı

Türkiye’nin savunma sanayisinde bağımsızlık mücadelesi verirken karşı karşıya kaldığı haksız kısıtlamalara ve ambargolara da değinen Ahmet Akyol, bu süreçlerin yerli teknolojinin gelişimini nasıl hızlandırdığını anlattı. “Geçmiş dönemde biz ülke olarak milli menfaatlerimizi koruduk ve anlamsız engellemelerle karşılaştık.” diyen Akyol, Türk mühendislerinin yüksek azmiyle engelleri nasıl aştığını şu sözlerle özetledi: “Ambargoyu yaşadık daha