WOTTV E-DERGİ
DOLAR 32,2906 -0.07%
EURO 35,1394 0.51%
ALTIN 2.403,95-0,45
BITCOIN 2183325-0,02%
Oyunu Bozduk Ama Tehdit Bitmedi: Provokasyonlara Dikkat

Oyunu Bozduk Ama Tehdit Bitmedi: Provokasyonlara Dikkat

7 Haziran 2024 12:44
Oyunu Bozduk Ama Tehdit Bitmedi: Provokasyonlara Dikkat
0

BEĞENDİM

Ceyhun BOZKURT – 7 Haziran 2024

 

Suriye’nin kuzeyindeki sözde yerel seçim oyunu bozuldu ama henüz tehlike geçmiş değil. Terör örgütü PYD/YPG kontrolündeki yapılar seçimi Ağustos ayına ertelediklerini açıkladılar. Oyunu bozduk. Ama tehdit, tehlike henüz geçmiş değil.

Oyunu biz bozduk, yani Türkiye bozdu. Bunu net bir şekilde söyleyebiliriz. Türkiye’nin kararlılığı olmasa, ABD desteğiyle Rusya ve Suriye itiraz etse bile bu sözde yerel seçim yapılırdı. Ama Türkiye’nin kararlı siyasi, askeri duruşu ve mesajları perde arkasındaki güç olan ABD’yi endişelendirdi. Washington, Gazze’deki soykırıma destek verirken bir anda Suriye’de kendisi açısından yeni bir sorun istemedi.

ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, 30 Mayıs’ta yaptıkları açıklamada “Suriye’de yapılacak her türlü seçim, BM Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararında da belirtildiği üzere özgür, adil, şeffaf ve kapsayıcı olmalı. Şu anda kuzeydoğu Suriye’de bu tür seçimler için gerekli koşulların mevcut olduğunu düşünmüyoruz” ifadelerini kullandı.

İsmi ve özü itibariyle Amerika’nın sesi olan olan VOA Türkçe’nin bir sorusuna da yazılı yanıt veren bakanlık, “Bu durumu Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi dahil Suriye’nin kuzeydoğusundaki bir dizi aktöre ilettik ve onları şu anda seçimlere gitmemeye çağırdık” açıklaması yaptı.

Bu açıklamayı yaparken kullandıkları “Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi” ifadesi bile Suriye’nin aslında fiilen bölünme planının parçası. Çünkü Suriye’de anayasal olarak böyle bir özerk yapı yok. Ancak PYD/YPG terör örgütü, 16 Temmuz 2018’da Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin kuruluş kararını aldı ve 6 Eylül 2018 tarihinde bu kararı fiiliyatta hayata geçirdi. Kurdukları sözde özerk yönetimleri bu “merkezi” yapıya bağladılar.

Aynı ay içinde sözde özerk yönetimin yürütmesi açısından kurumsal altyapı adımı olarak yönetim ve tarım, sağlık, eğitim gibi alanlarda halka hizmet gibi görevleri yürütecek 10 konsey ve 7 büro kurulması hazırlığına başlandı.

Bu yapının elebaşları Ekim 2018’da dönemin ABD Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey ile bir toplantı yaptı ve ABD heyeti sözde Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi ile yine teröristlerin kurduğu sözde Demokratik Suriye Meclisi’nin yeni Suriye anayasası ve Cenevre görüşmelerinde yer alması için çalışacaklarını ifade ettiler.

Yine aynı örgütün elebaşları, 19 Nisan 2019’da Fransa’da, Emanuel Macron ile görüştü. Görüşmede Macron, terör örgütüne ve onun kurduğu yapılanmalara yönelik ekonomik ve siyasi desteği sürdüreceklerini söyledi. Fransa Parlamentosu Dışişleri Komisyonu Başkanı Marielle de Sarnez de 1 Haziran 2019’da, sözde Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’ni ziyaret ederek destek sözlerini yineledi.

Bu ve benzeri çok sayıda görüşmeyi Batılılarla yapmaya devam ettiler. Ayrıca Şam yönetimi ile de sık sık bir araya geldiler.

Deyrizor bölgesindeki petrolün kontrolü de bu sözde yapıya bırakıldı. Tabii ki ABD’nin izni ve çizdiği sınırlar çerçevesinde.

Eylül 2019’da sözde Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’ndan yapılan açıklamada, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in o tarihlerde kuruluşunu duyurduğu ve Astana üçlüsü Türkiye, Rusya ve İran’ın da onayladığı Suriye Anayasa Komitesi’nin alacağı kararların kendileri için bağlayıcı olmadığını söyledi. Çünkü kurumsal altyapı oluşturmaya çalıştıkları TERÖRİSTAN’ın sözde anayasasını çalışıyorlardı.

***

Kurumsal altyapı demişken, burada bir parantez açalım: ABD, Irak’a yönelik ilk saldırısını, bu ülkenin Kuveyt’i işgal ve ilhakını gerekçe göstererek 1991 yılının Ocak ayı başında yapmıştı. Ancak tam da Irak orduları gardını düşürmüş, ABD ordusu müttefiklerini yanına alıp Bağdat’a yürürken bir anda savaşı bitirmişler, olay işgali dönüşmemişti. ABD daha sonra Bağdat’taki yönetime 36’ıncı paralelin kuzeyini yasakladı. 1991 sonrası Çekiç Güç’ün  himayesinde sözde STK, özde sivil görünümlü istihbarat yapılanmaları NGO’lar üzerinden sözde bir devletin kurumsal altyapısı hazırlandı. Meclis, Merkez Bankası, eğitim altyapısı, diğer kamu niteliğindeki kurum ve kuruluşun altyapısı bu şekilde oluşturuldu. 2003’teki işgal sonrasında Bölgesel Yönetim bu şekilde hazırlanmış oldu. Eğer 1991’da işgal edip, anayasa yapmaya kalksalardı, o dönemin dinamiklerinde Irak’ın kuzeyindeki kukla yapı paramparça edilirdi. Bir taraftan kurumsal altyapı oluşturulurken Türkiye terör ve siyasi, ekonomik, toplumsal krizlerle, Suriye ve İran da farklı şekillerde meşgul edildi.

***

Parantezi kapatalım.

Aktardığımız gibi kurumsal altyapı çalışmaları sürerken, 2023 yılının Aralık ayında Suriye’nin kuzeyinde kurulmaya çalışılan TERÖRİSTAN’ın sözde Anayasa’sı da açıklandı. ABD’nin ve terör örgütünün “Toplumsal Sözleşme” adını verdikleri 4 başlık 134 maddeden oluşan sözde anayasada ilginç ve dikkat çeken bir bölüm var. Daha önce Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi olarak belirledikleri ismi “Kuzey-Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi” olarak değiştirdiler.

ABD, TERÖR ÖRGÜTÜNÜN SÖZDE ANAYASASINI KABUL ETMİŞ

Bu noktada yine bir parantez açalım. ABD’nin “Toplumsal Sözleşme” adı altındaki sözde anayasasını kabul ettiğini gösteren verilerden biri bu isim değişikliği. ABD’nin önceki satırlarda açıklamasını yazmıştık: “Bu durumu Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi dahil Suriye’nin kuzeydoğusundaki bir dizi aktöre ilettik ve onları şu anda seçimlere gitmemeye çağırdık.”

Kullanılan isim, terör örgütünün değişiklik sonrası belirlediği isim. Yani Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi. İşin perde arkasındaki aklı gösteren önemli bir veri diyebiliriz.

Devam edelim.

Sözde anayasada Özerk Yönetimin 7 kantondan oluşacağı, bu kantonların da; Cizire, Fırat, Rakka, Tabka, Deyrizor, Münbiç ve Şehba kantonları olduğu belirtildi.

Kurumsal altyapıda ilerledikleri, siyasi metinlerini tamamladıkları TERÖRİSTAN için sürecin önemli bir eşiği sözde yerel seçimle geçmeyi planladılar. Ancak Türkiye’nin çelik duvarına çarptılar.

Şimdi ertelemeden bahsediyorlar, iptalden değil. Aynen Irak’ın kuzeyinde sözde “Bağımsızlık referandumu sonuçlarını iptal etmedik, rafa kaldırdık” söylemi gibi. Türkiye zayıflarsa o sonuçları raftan indirecekler. Çünkü Irak ve Suriye’nin bölünmesini Türkiye’den başka engelleyebilecek güç görünmüyor. Şam ve Bağdat’ın da henüz engelleme kapasiteleri çok zayıf.

Şimdi Ağustos’a kadar yeni bir provokasyon, terör dalgasıyla karşı karşıya kalabiliriz. Dikkatimizi içeri çekip Ağustos’ta bir oldu bitti yapabilirler. Ekonomik, siyasi, toplumsal komplolar, provokasyonlarla karşı karşıya kalabiliriz. Bu nedenle iç cepheyi sıkı tutup, bu terör yapılanmasını tarihin çöp sepetine atacak adımları bir an önce atmalıyız.

Ceyhun Bozkurt

Ceyhun Bozkurt 1978 yılında Muş’ta doğdu.İlk, orta ve lise eğitimini Muş’ta tamamladı.Muhabirliğe, üniversite öğrenimim devam ederken 2000 yılında Aydınlık Dergisi’nde başladı. Aydınlık'ta başladıktan kısa bir süre sonra yayın hayatına başlayan Ulusal Kanal'da da televizyon muhabirliğini devam etti.Sonrasında sırasıyla Avrasya Radyo Televizyonu (ART), Yeniçağ Gazetesi, Aydınlık Gazetesi ve Yeni Birlik Gazetesinde haberler ve köşe yazıları yazdı.Kanal D'de yayını yapılan İsimsizler Dizisi'nin ilk sezonunda Senaryo Danışmanlığı görevini yaptı. Şimdilerde ise Bozkurt, SuperHaber'de köşe yazarlığı yapmaktadır.

    En az 10 karakter gerekli
    Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.