İsrail ile varılan kırılgan ateşkese rağmen Lübnan’ın güneyinde ezber bozan bir hareketlilik yaşanıyor. Saldırılar nedeniyle yurtlarını terk etmek zorunda kalan yaklaşık 400 bin sivilin ani geri dönüş kararı bölgedeki dengeleri nasıl değiştirecek? İşte sıcak gelişmenin perde arkası ve Lübnan hükümetinin uluslararası arenadaki kritik hamlesi…
Orta Doğu’da sular durulmazken, Lübnan cephesinden son derece dikkat çekici bir son dakika gelişmesi geldi. İsrail’in şiddetli saldırıları nedeniyle evlerini ve topraklarını geride bırakarak göç etmek zorunda kalan yüz binlerce Lübnanlı için tarihi bir süreç başladı. Lübnan Sosyal İşler Bakanı Haneen Sayed, ateşkesteki tüm kırılganlığa ve risklere rağmen, yerinden edilen yaklaşık 400 bin kişinin ülkenin güneyindeki evlerine geri döndüğünü açıkladı.
Kırılgan Ateşkes Dönüş Göçünü Durduramadı
Bölgede ilan edilen ateşkesin kalıcılığı henüz tartışılırken, halkın can güvenliği endişesine rağmen topraklarına dönme arzusu tüm risklerin önüne geçti. Bakan Sayed’in paylaştığı verilere göre, göç dalgasının tersine dönmesiyle birlikte güney sınırındaki hareketlilik zirveye ulaştı. Ancak geri dönen bu büyük kitleyi, yıkılmış altyapı ve harabeye dönmüş yerleşim yerleri bekliyor.
Evlerine Dönemeyenler İçin Yeni Destek Paketi Yolda
Geri dönüşlerin yanı sıra, evleri tamamen yıkıldığı ya da bölgelerindeki güvenlik riskleri devam ettiği için henüz yurtlarına dönemeyen binlerce sivil de bulunuyor. Lübnan hükümeti, bu kırılgan durumda olan aileleri yalnız bırakmamak adına destek çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Sosyal İşler Bakanlığı koordinesinde yürütülen yardımlarla, barınma ve temel ihtiyaç krizinin önüne geçilmesi hedefleniyor.
Lübnan Yeniden İmar İçin Uluslararası Fon Talep Edecek
Yaşanan büyük yıkımın ardından Lübnan’ın kendi imkanlarıyla ayağa kalkması imkansız görünüyor. Bakan Haneen Sayed, savaşın izlerini silmek ve ülkenin güneyini yeniden yaşanabilir kılmak adına kapsamlı bir plan hazırladıklarını belirtti. Hükümet, yakın zamanda geniş çaplı bir yeniden imar seferberliği başlatarak, bu sürecin finansmanı için uluslararası toplumdan ve küresel fonlardan resmi olarak destek talep etmeye hazırlanıyor.
