Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

The National Interest: NATO içerisindeki bölünme süreci nasıl sonuçlanacak?

Trump ile NATO arasındaki gerilim Rusya ve Çin’e nasıl bir kazanç sağlıyor? NATO içerisindeki bölünme süreci nasıl sonuçlanacak?

Trump ile NATO arasındaki gerilim Rusya ve Çin'e nasıl bir

ABD’nin önde gelen yayın organlarından The National Interest’de, Trump yönetiminin İran savaşı sürecinde NATO’ya yönelik sert söylemleri ve ittifak içindeki kırılmanın etkilerinin değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.

Trump’ın NATO’ya yönelik “güvenilmez ortak” algısını derinleştiren çıkışlarının, Avrupa’da ciddi bir güven krizine yol açtığına dikkat çekilen analizde, ABD’nin müttefiklerini sürece dahil etmeden attığı adımların bu kopuşu hızlandırdığı vurgulandı.

Analizde ayrıca, bu gerilimin Rusya-Ukrayna savaşı, Avrupa güvenliği ve küresel güç dengeleri üzerindeki olası sonuçlarına dair değerlendirmelere yer verildi.

İşte The National Interest’de yayınlanan analiz:

ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü savaşın ortasında, Başkan Donald Trump, NATO’ya yönelik daha önce defalarca dile getirdiği güvensizlik ve mesafe koyma yaklaşımını daha da ileri taşıma kararı aldı.

The National Interest: NATO içerisindeki bölünme süreci nasıl sonuçlanacak?

Yeniden seçilmesinden bu yana ABD’yi NATO’dan çekme tehdidini birkaç kez yineleyen Trump’ın bu çıkışları, Avrupa’daki savunma çevrelerinde ve hükümetler nezdinde ciddi endişelere yol açtı.

Eski ABD NATO Daimi Temsilcisi Ivo Daalder’ın “Artık herhangi bir Avrupa ülkesinin ABD’nin savunmasına geleceğine güvenmesi zor” sözleri, bu kırılmanın derinliğini ortaya koyarken; Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da Trump’ın tekrarlanan tehditleriyle ittifakı zayıflattığını ifade etti.

Trump ise kısa süre içinde yaptığı açıklamalarda Fransa’nın İran savaşına destek vermemesini “unutmayacaklarını”, NATO’nun bir “kâğıttan kaplan” olduğunu ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in de bunun farkında bulunduğunu dile getirdi.

Danışılmayan müttefikler

Trump’ın NATO’ya yönelik son sert çıkışları, Avrupa müttefiklerinin İran savaşına katılmama ve siyasi destek sunmama kararına duyduğu rahatsızlığı yansıtıyordu. Ancak bu tutum, aslında Washington için sürpriz olmamalıydı.

The National Interest: NATO içerisindeki bölünme süreci nasıl sonuçlanacak?

Zira savaş kararı alınmadan önce ne NATO’ya ne de Avrupa başkentlerine danışılmış, hatta birçok müttefik operasyon başladıktan sonra bilgilendirilmişti.

1 Nisan’da yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında Trump, ABD’nin birkaç hafta içinde askeri operasyonlarını tamamlayacağını ve Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin yeniden açılması sorumluluğunu Avrupa ülkelerine devredeceğini varsaydı.

Öte yandan Batı Avrupa kamuoylarında İran savaşına mesafe koyma yönünde güçlü bir eğilim bulunuyor. Neredeyse tüm ülkelerde çoğunluk, ABD-İsrail eksenli askeri kampanyaya karşı çıkarken, Trump’ın Avrupa’daki düşük popülaritesi bu karşıtlığı daha da güçlendiriyor.

Rusya’nın kazanç hanesi

Trump ile NATO arasındaki gerilimin bir diğer boyutu ise Rusya’nın bu tabloyu nasıl okuduğunda gizli. ABD’nin Orta Doğu’da uzun süreli bir savaşa angaje olması, Ukrayna’ya ayrılabilecek askeri kaynakların azalması anlamına geliyor. Aynı zamanda enerji fiyatlarındaki küresel artış, Rus ekonomisine doğrudan fayda sağlıyor.

The National Interest: NATO içerisindeki bölünme süreci nasıl sonuçlanacak?

Bu durum, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski açısından Avrupa’nın dikkatinin dağılması ve önceliklerin değişmesi anlamına geliyor. Dahası, Rusya’nın İran’a İsrail ve bölgedeki diğer hedeflere yönelik füze saldırılarında hedefleme desteği sağladığı, iki ülkenin zaten İHA teknolojisi alanında iş birliği içinde olduğu belirtiliyor.

Ukrayna çıkmazı ve stratejik sıkışma

Trump yönetiminin NATO’ya yönelik dalgalı yaklaşımı, bir ölçüde Rusya-Ukrayna savaşında barış sağlama konusundaki başarısızlığın da bir yansıması olarak görülüyor. Putin’in savaşı varoluşsal bir mücadele olarak görmesi ve Ukrayna’nın egemenliğini tanımayı reddetmesi, çözüm ihtimalini daha da zorlaştırdı.

The National Interest: NATO içerisindeki bölünme süreci nasıl sonuçlanacak?

Ukrayna ise özellikle derin taarruz kabiliyetine sahip İHA’larla Rus topraklarının içlerine kadar uzanan saldırılar gerçekleştirerek direncini sürdürdü. Bu durum, savaşın klasik cephe hattının ötesine taşındığını ve teknolojik üstünlüğün belirleyici hale geldiğini gösterdi.

NATO’nun yeniden uyanışı

Putin açısından ironik olan ise, 2022’de başlattığı işgalin NATO’yu zayıflatmak yerine yeniden merkezî rolüne döndürmesi oldu. 2014’te Kırım’ın ilhakıyla başlayan süreç, Avrupa güvenlik mimarisini sarsarken; İsveç ve Finlandiya gibi tarafsız ülkelerin NATO’ya katılmasıyla ittifak daha da genişledi.

The National Interest: NATO içerisindeki bölünme süreci nasıl sonuçlanacak?

Rusya, kendi kurduğu denklem içinde sıkışarak Donbas ve Doğu Ukrayna’ya daha fazla asker ve kaynak yığmaya devam etti. Bu çaba, olası müzakerelerde daha güçlü bir pozisyon elde etme arayışının bir yansımasıydı.

Trump’ın dış politikada ani yön değişikliklerine açık yaklaşımı göz önüne alındığında, İran’daki askeri operasyonların sonlandırılmasına yönelik bir strateji geliştirmesi halinde NATO karşıtı söylemini yumuşatması ihtimal dahilinde görülüyor. Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinin sağlanması sürecinde Avrupa ve diğer aktörlerin katkısı neredeyse kaçınılmaz.

Zira küresel enerji akışında yaşanacak uzun süreli bir tıkanma, hiçbir aktörün çıkarına değil. Bu gerçek, jeopolitiğin en katı yüzlerinden biridir: Rekabet derinleşse bile, bazı damarlar birlikte açık tutulmak zorundadır.

Kaçınılmaz hakikat

İran’daki gelişmeler nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, ABD’nin NATO’ya, NATO’nun da ABD’ye ihtiyacı devam ediyor. ABD’nin sağladığı nükleer caydırıcılık ve konvansiyonel askeri kapasite olmadan, Avrupa’nın Rusya’ya karşı yeterli bir denge kurması zor görünüyor.

The National Interest: NATO içerisindeki bölünme süreci nasıl sonuçlanacak?

Bu durum, Avrupa’nın son yıllarda savunma kapasitesini artırma yönünde attığı adımları değersiz kılmaz; aksine, Amerikan gücü ile Avrupa iradesinin birleşiminin küresel ölçekte bir caydırıcılık yarattığını gösterir.

Buna karşılık, kendi içinde bölünmüş ve tartışmalarla zayıflamış bir NATO, yalnızca Avrupa’da değil, küresel düzeyde yeni çatışmaların kapısını aralayabilir. Çünkü bazen en büyük kırılmalar, cephelerde değil; ittifakların ruhunda başlar.