Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Mark Zuckerberg sosyal medya bağımlılığı davasında jüri karşısına çıkarken gençlerin geleceği nasıl etkilenecek

Meta CEO’su Mark Zuckerberg, Instagram ve diğer platformların gençleri bilinçli

Meta CEO’su Mark Zuckerberg, Instagram ve diğer platformların gençleri bilinçli olarak bağımlı hale getirdiği iddialarıyla açılan dev davanın en kritik aşamasında bugün jüri karşısına çıkıyor. Kaliforniya’da görülen ve binlerce aile için emsal teşkil edecek bu yargılama süreci, teknoloji dünyasının en büyük hesaplaşmalarından biri olarak tarihe geçmeye hazırlanıyor.

Dünya genelinde milyarlarca kullanıcısı bulunan Meta’nın 41 yaşındaki CEO’su Mark Zuckerberg, sosyal medya platformlarının tasarımı ve genç kullanıcılar üzerindeki etkileri nedeniyle zorlu bir hukuk mücadelesi veriyor. Los Angeles’ta görülen dava, Instagram ve Facebook gibi platformların gençleri bağımlı hale getirecek şekilde kasten tasarlandığı iddialarını merkeze alıyor. Davanın sonucu, Amerikan ailelerinin teknoloji devlerine karşı açtığı binlerce benzer dava için belirleyici bir hukuki zemin oluşturma potansiyeli taşıyor.

Jüri Önünde Kritik Hesaplaşma Başlıyor

Mart ayı sonuna kadar sürmesi planlanan duruşmalarda Zuckerberg, davanın en dikkat çeken tanığı olarak öne çıkıyor. Jüri seçimi aşamasında Meta’nın avukatları, Zuckerberg’e karşı ön yargılı olabileceğini düşündükleri Kaliforniya sakinlerini heyet dışında tutmak için yoğun çaba sarf etti. 12 kişiden oluşan jüri heyeti, Google’a ait YouTube ve Meta’nın platformlarının, Kaliforniya’da yaşayan 20 yaşındaki Kaley G.M.’nin yaşadığı ciddi ruh sağlığı sorunlarında ne derece sorumluluğu olduğunu karara bağlayacak.

Çocuk Yaşta Başlayan Dijital Kullanım ve Etkileri

Dava dosyasına giren bilgilere göre Kaley G.M., dijital dünyayla çok erken yaşlarda tanıştı. Henüz 6 yaşındayken YouTube kullanmaya başlayan, 11 yaşında ise Instagram hesabı açan genç kızın, ilerleyen yıllarda TikTok ve Snapchat gibi platformlara da yöneldiği belirtiliyor. Yargılama süreci, teknoloji şirketlerinin bu platformları gençleri zorlayıcı ve kompulsif bir kullanıma teşvik edecek şekilde tasarlayıp tasarlamadığını ve bu tasarım tercihlerinin gençlerin ruh sağlığına doğrudan zarar verip vermediğini aydınlatmayı hedefliyor.

Algoritmalar ve Uygulama Tasarımı Mercek Altında

Bu davanın en önemli teknik boyutu, odak noktasının içeriklerden ziyade uygulama tasarımı ve algoritmalar olmasıdır. ABD yasaları, platformlara kullanıcılar tarafından üretilen içerikler konusunda geniş bir dokunulmazlık sağlasa da, bu dava doğrudan platformun kendi işleyiş biçimini ve kişiselleştirme özelliklerini hedef alıyor. Davacı taraf, algoritmaların gençlerin psikolojisini manipüle ettiğini savunuyor. Öte yandan, şikayette adı geçen diğer platformlardan TikTok ve Snapchat, dava süreci başlamadan önce davacıyla gizli bir anlaşma yaparak uzlaşmaya vardı.

Bağımlılık Tartışmalarında Farklı Görüşler

Mahkeme sürecinde ifade veren Instagram Başkanı Adam Mosseri, “bağımlılık” terimine karşı çıkarak Meta’nın bu durumu “sorunlu kullanım” olarak tanımladığını belirtti. Mosseri, ifadesinde dikkat çeken bir benzetme yaparak durumu şu sözlerle savundu: “Bir gece geç saatlere kadar bir Netflix dizisini arka arkaya izlediğimde ‘bağımlı oldum’ dediğim olmuştur ama bunun klinik bağımlılıkla aynı şey olduğunu düşünmüyorum.”

Duruşma salonundaki atmosfer ise oldukça gergin. Çocuklarını sosyal medyanın olumsuz etkileri ve intihar nedeniyle kaybeden birçok anne, duruşmaları yakından takip ediyor. Mahkeme salonuna girebilmek için yağmurlu havada gece boyunca bekleyen ailelerin, şirket yöneticilerinin ifadeleri sırasında öfkelerini kontrol etmekte zorlandıkları gözlemleniyor. Zuckerberg’in jüri karşısında vereceği yanıtlar, sadece Meta’nın değil, tüm sosyal medya endüstrisinin gelecekteki yasal sorumluluklarını yeniden şekillendirebilir.