ABD’nin İsrail Büyükelçisi olarak atanan Mike Huckabee’nin bölgedeki sınırları yeniden çizen skandal açıklamaları Orta Doğu’da yeni bir krizin fitilini ateşledi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, “Nil’den Fırat’a” vurgusu yapan bu çıkışa karşı sessiz kalmayarak uluslararası kamuoyuna yönelik çok sert uyarılarda bulundu.
Bölgeyi Sarsan Nil’den Fırat’a Açıklaması
Amerika Birleşik Devletleri’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee tarafından dile getirilen iddialar, diplomatik çevrelerde büyük bir yankı uyandırdı. Huckabee’nin bölge haritasını kökten değiştirmeyi öngören ifadeleri, sadece komşu ülkeleri değil, tüm uluslararası düzeni sarsacak nitelikte bir provokasyon olarak değerlendiriliyor. Büyükelçinin özellikle dini ve tarihi referanslar üzerinden yaptığı bu çıkış, bölgedeki işgal politikalarının yeni bir safhaya taşınabileceği endişesini doğurdu.
Huckabee’nin tepki çeken konuşmasında “Nil’den Fırat’a uzanan bölgenin İsrail’in hakkı olduğu” açıklamasında bulunması, Orta Doğu’daki dengeleri bir kez daha altüst etti. Bu sözler, yerleşik sınırların ve egemenlik haklarının açıkça ihlal edilmesi olarak yorumlanırken, Washington yönetiminin yeni dönemdeki Orta Doğu stratejisine dair de kritik ipuçları veriyor.
İran’dan ABD’ye Sert Kınama Geldi
Söz konusu açıklamalara en sert tepki gecikmeden Tahran yönetiminden geldi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD’li diplomatın ifadelerini sert bir dille kınayarak bu tür yaklaşımların bölgedeki istikrarsızlığı derinleştirdiğini vurguladı. Bekayi, bu tür söylemlerin uluslararası hukukun temel ilkeleriyle bağdaşmadığını ve bölge halklarının egemenlik haklarına doğrudan bir saldırı niteliği taşıdığını ifade etti.
İranlı Sözcü, ABD’nin İsrail’e verdiği sınırsız desteğin ve bu tür provokatif açıklamaların bölgedeki gerilimi tırmandırmaktan başka bir işe yaramayacağını belirtti. Bekayi’nin açıklamaları, Tahran’ın bu tür genişlemeci politikalara karşı kararlı duruşunu sürdüreceğinin de bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Diplomatik kaynaklar, bu gerilimin önümüzdeki günlerde uluslararası platformlarda daha geniş bir şekilde tartışılacağını öngörüyor.
