Pakistan ordusunun Afganistan topraklarındaki terör hedeflerine yönelik başlattığı hava harekatı bölgede tansiyonu zirveye taşıdı. Şubat ayında İslamabad’da gerçekleşen kanlı cami saldırısına misilleme olarak gerçekleştirilen operasyon sonrası gözler sınır hattından gelecek yeni haberlere çevrildi.
Güney Asya’nın iki komşu ülkesi Pakistan ve Afganistan arasında uzun süredir devam eden gerilim, düzenlenen hava saldırılarıyla yeni bir boyuta taşındı. Pakistan Hava Kuvvetleri’ne ait savaş uçakları, gece saatlerinde Afganistan’ın Nangarhar ve Paktika eyaletlerinde belirlenen stratejik noktalara yönelik kapsamlı bir harekat icra etti. Operasyonun, bölgedeki güvenlik dengelerini nasıl etkileyeceği ise merak konusu olmaya devam ediyor.
Şubat Saldırısına Havadan Sert Misilleme
Pakistan askeri kaynaklarından edinilen bilgilere göre, düzenlenen hava harekatı doğrudan Şubat ayında İslamabad’da bir camiye düzenlenen terör saldırısına yanıt niteliği taşıyor. Pakistan yönetimi, o dönemde yaşanan ve çok sayıda sivil ile güvenlik görevlisinin hayatını kaybettiği saldırının arkasındaki güçlerin Afganistan sınırları içerisinde konuşlandığını savunuyordu. Bu kapsamda icra edilen operasyonda, Taliban ve DAEŞ ile bağlantılı olduğu değerlendirilen kamplar ve mühimmat depoları hedef alındı.
Sivil Kayıplar Konusunda Endişeler Artıyor
Harekatın ardından Afganistan cephesinden gelen açıklamalar ise bölgedeki insani durumun ciddiyetini ortaya koyuyor. Afgan yetkililer, hava saldırılarının yerleşim birimlerine yakın bölgeleri de etkilediğini belirterek sivil kayıpların yaşanmış olabileceğine dair ciddi endişelerini dile getirdi. Bölgedeki yerel kaynaklar, patlama seslerinin geniş bir alandan duyulduğunu ve halk arasında büyük bir panik yaşandığını aktarıyor.
Sınır Hattında Diplomatik Kriz Derinleşiyor
Pakistan ordusunun gerçekleştirdiği bu operasyon, halihazırda kırılgan olan iki ülke ilişkilerini kopma noktasına getirdi. İslamabad yönetimi, kendi toprak güvenliğini korumak adına her türlü adımı atacağını vurgularken, Kabil tarafı ise egemenlik haklarının ihlal edildiğini savunuyor. Uluslararası gözlemciler, bu askeri hareketliliğin bölgedeki radikal grupların faaliyetlerini artırabileceği ve yeni bir göç dalgasını tetikleyebileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.
