Avrupa Birliği ile Macaristan arasında yaşanan gerilim, Ukrayna’ya verilmesi planlanan devasa mali destek paketini uçurumun eşiğine getirdi. Drujba boru hattı kriziyle tırmanan diplomatik savaşta taraflar kozlarını paylaşırken, 90 milyar avroluk kredinin akıbeti Brüksel’de büyük bir belirsizliğe yol açtı.
Avrupa Birliği koridorlarında bugünlerde en çok konuşulan konu, Ukrayna’ya sağlanması planlanan devasa finansal desteğin geleceği oldu. AB Komisyonu ile Macaristan hükümeti arasında patlak veren yeni kriz, birliğin ortak karar alma mekanizmalarını bir kez daha test ediyor. Brüksel, vaat edilen kredinin bir an önce serbest bırakılması gerektiğini savunurken, Budapeşte’den gelen hamleler tüm planları altüst edebilir.
Brüksel’den liderlere net mesaj geldi
Avrupa Birliği Komisyonu Başsözcüsü Paulo Pinho, konuyla ilgili yaptığı son açıklamada üye devletlerin sorumluluklarını hatırlattı. Pinho, Ukrayna’ya verilmesi planlanan 90 milyar avroluk kredi konusunda liderlerin daha önce verdikleri sözleri tutması gerektiğini ve bu mali desteğin bölge istikrarı için kritik bir önem taşıdığını vurguladı. Komisyon, sürecin daha fazla uzamasının Ukrayna’nın ekonomik direnci üzerinde geri dönülemez hasarlar bırakabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.
Drujba boru hattı krizi dengeleri değiştirdi
Macaristan cephesinde ise hava oldukça sert esiyor. Budapeşte yönetimi, özellikle Drujba boru hattı üzerinden yaşanan enerji krizini gerekçe göstererek, Ukrayna’ya yönelik finansal desteği bir pazarlık unsuru haline getirdi. Macar yetkililer, enerji güvenliği konusundaki hassasiyetlerinin dikkate alınmaması durumunda 90 milyar avroluk krediyi bloke edebileceklerinin sinyalini verdi. Bu hamle, AB içinde Macaristan’ın veto yetkisini bir kez daha stratejik bir silah olarak kullandığı şeklinde yorumlanıyor.
Yaşanan bu kredi düellosu, Avrupa Birliği’nin dış politika ve güvenlik stratejilerinde ne kadar kırılgan bir yapıya sahip olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Önümüzdeki günlerde yapılacak liderler zirvesinde, Macaristan’ın inadının kırılıp kırılamayacağı ve 90 milyar avroluk paketin serbest kalıp kalmayacağı tüm dünya kamuoyu tarafından merakla bekleniyor.
