Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Global Insight: ABD ve İsrail kamuoyu savaşa dair ne düşünüyor?

İran Savaşı Trump ve Netanyahu’nun liderlik geleceğini nasıl etkileyecek? Kamuoyu yoklamalarına göre ABD ve İsrail halkı savaş hakkında ne düşünüyor?

İran Savaşı Trump ve Netanyahu'nun liderlik geleceğini nasıl etkileyecek? Kamuoyu

Japonya merkezli önemli yayın organlarından Global Insight’da, ABD-İsrail ve İran arasında devam eden savaşta, özellikle ABD ve İsrail kamuoylarının savaşa dair reaksiyonlarının ve beklentlerinin değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.

ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın en dikkat çekici yanlarından birisinin, ABD Başkanı Trump ile İsrail Başbakanı Netanyahu gibi kendi ülkelerindeki sert siyasi kutuplaşmanın başlıca aktörleri olan liderler tarafından başlatıldığına dikakt çekilen analizde, savaşın geleceğinin iki liderin siyasi kariyerini de etkileyeceği tespiti yapıldı.

Analizde ayrıca; devam eden savaş sırasında yapılan çeşitli anketler doğrultusunda, ABD ve İsrail kamuoyunun savaşa karşı tutumu ve olası beklentileri hakkında değerlendirmelere yer verildi.

İşte Global Insight’da yayınlanan analiz:

ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın etrafında şekillenen siyasette dikkat çekici bir gerçek var. Zira bu savaş, kendi ülkelerinde oldukça düşük popülariteye sahip ve toplumları derin biçimde kutuplaşmış iki lider tarafından başlatıldı.

Global Insight: ABD ve İsrail kamuoyu savaşa dair ne düşünüyor?

ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, yıllardır ülkelerindeki sert siyasi kutuplaşmanın başlıca aktörleri arasında gösteriliyor. Her ikisi de eleştirmenleri tarafından sert biçimde hedef alınırken, destekçileri tarafından adeta birer siyasi ikon haline getirildi. Aynı zamanda her ikisi de yolsuzluk ve çeşitli usulsüzlük iddialarıyla karşı karşıya kaldı.

Ancak iki ülke, İran’daki rejime karşı ortak bir askeri operasyon başlattığında ilginç bir tablo ortaya çıktı. ABD ve İsrail kamuoyunda İran’ın tehlikeli bir düşman olarak görüldüğü konusunda geniş bir mutabakat olmasına rağmen, savaş söz konusu olduğunda iki ülkedeki kamuoyu tamamen farklı yönlere evrildi.

Amerikan kamuoyu ve savaş karşıtlığı

ABD’de yapılan kamuoyu araştırmaları, halkın büyük bölümünün savaşa karşı olduğunu gösteriyor.

Global Insight: ABD ve İsrail kamuoyu savaşa dair ne düşünüyor?

Demokratlar savaşı sert biçimde eleştiriyor. Ancak eleştirilerin büyük kısmı Trump’ın Kongre’den resmi yetki almadan savaşa girmesi üzerine yoğunlaşıyor.

İsrail’de ise tablo tamamen farklı. Kamuoyu yoklamaları, zaten son derece bölünmüş bir toplum olan İsrail’de bile savaş konusunda olağanüstü yüksek bir uzlaşma olduğunu ortaya koyuyor.

İsraillilerin yüzde 80’den fazlası savaş çabasını destekliyor. Bu destek, neredeyse tüm siyasi yelpazeye yayılmış durumda.

İsrail Demokrasi Enstitüsü’nün yaptığı bir ankete göre İsrail’deki Yahudilerin yüzde 93’ü İran’a karşı yürütülen savaşı destekliyor. Netanyahu karşıtı kitlesel protestoların aylarca sürdüğü bir ülkede bu sonuç oldukça dikkat çekici.

Global Insight: ABD ve İsrail kamuoyu savaşa dair ne düşünüyor?

Muhalefet lideri Yair Lapid ise The Economist’te yayımlanan yazısında;

“Ben ‘Netanyahu’nun en sert siyasi rakibi’ unvanını fazlasıyla hak ettim. Gazze’de yürütülen bazı operasyonları ve Netanyahu hükümetinin Batı Şeria’daki yerleşimci şiddetini kontrol altına almakta başarısız kalmasını sert biçimde eleştirdim. Ancak bu askeri operasyon söz konusu olduğunda hükümetin ve İran’daki operasyonun arkasında duruyorum. Çünkü bu mesele siyasi değil, varoluşsal.”

ifadelerini kullanıyor.

Ancak bu açıklama bile yaşanan tabloyu tam olarak anlatmaya yetmiyor.

Tehdit algısındaki farklılık

İsrailliler ile Amerikalıların savaşa farklı yaklaşmasının temel nedeni, İran’dan algıladıkları tehdidin niteliği ve bu noktaya gelene kadar liderlerinin izlediği yol ile yakından ilgili.

Global Insight: ABD ve İsrail kamuoyu savaşa dair ne düşünüyor?

Amerikalıların büyük bölümü İran’ı uzak ve teorik bir tehdit olarak görüyor. İran’ın terörizme büyük destek verdiği, nükleer silah geliştirmeye çalıştığı, çeşitli vekil güçleri finanse ettiği, dünyanın farklı yerlerinde Amerikalıları öldürdüğü, Orta Doğu’yu istikrarsızlaştırdığı, Rusya’ya Ukrayna savaşında destek verdiği ve dünyanın farklı bölgelerinde otoriter rejimlerle ittifaklar kurduğu biliniyor.

Ancak bunların tamamı Amerikan toplumunun büyük bölümü için uzak coğrafyalarda yaşanan gelişmeler olarak görülüyor. Ayrıca Trump yönetimi de tehdidin gerçekten acil olduğu konusunda kamuoyunu ikna edecek güçlü bir argüman ortaya koyamadığı düşünülüyor.

İsrailliler açısından ise İran tehdidi ne teorik ne de uzak bir mesele.

Liderlik ve savaş anlatısı

Ancak iki ülke arasındaki bu görüş ayrılığının tek nedeni tehdit algısı değil.

Global Insight: ABD ve İsrail kamuoyu savaşa dair ne düşünüyor?

İsrailli liderler ve özellikle Netanyahu, yıllardır İran tehdidi konusunda kamuoyunu hazırlayan bir söylem yürütüyordu. Trump ise savaşa gitmeden önce Kongre’den anayasal yetki almadığı gibi Amerikan halkına da neden İran’la savaşmanın ABD’nin çıkarına olduğunu güçlü biçimde anlatmadı.

Bu durum yalnızca hukuki ya da ahlaki bir sorun değil. Seçilmiş liderlerin savaşa girerken vatandaşlarına bunu gerekçelendirme sorumluluğu vardır. Aynı zamanda bu ciddi bir siyasi ve taktik hataydı. Kamuoyu desteğinin düşük olması, savaşın yürütülmesini zorlaştırır; savaşın maliyetleri arttıkça kamuoyu baskısı da büyür.

Kamuoylarında güvensizlik

İsrailliler ülkelerinin İran’la neden savaştığını çok net biçimde görürken, ABD’de bu argümanı savunmak çoğu zaman başkan dışında daha zayıf seslere kaldı. Ancak Amerikalıların büyük bölümü bu gerekçelerden ikna olmuş değil.

Global Insight: ABD ve İsrail kamuoyu savaşa dair ne düşünüyor?

Trump’a duyulan güvensizlik o kadar derin ki bazıları onun savaşı Epstein dosyalarıyla ilgili giderek büyüyen iddiaları gündemden düşürmek için başlattığını ileri sürüyor.

Eski Çalışma Bakanı Robert Reich gibi bazı isimler ise daha da ileri giderek Trump’ı savaşı “Amerikan demokrasisini bir diktatörlükle değiştirme planının parçası olarak kullanmakla” suçluyor.

Aynı durum Netanyahu için de geçerli.

Şimdiye kadar yapılan anketler Netanyahu’nun Likud partisinin oy oranının bir miktar arttığını gösteriyor. Ancak bu artış büyük ölçüde koalisyon içindeki diğer partilerden gelen destekten kaynaklanıyor.

Yani savaş Netanyahu’nun yeniden seçilme ihtimalini belirgin şekilde artırmış değil.