İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Said Hatibzade tarafından yapılan son dakika açıklamaları Orta Doğu’da dengeleri sarsacak bir gerçeği gün yüzüne çıkardı. İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları sonrası misilleme hazırlığına girişen Tahran yönetiminin, Pakistan’dan gelen kritik bir mesajla saldırı planını son anda masadan kaldırdığı öğrenildi. Bölgesel savaşın eşiğinden dönülen o geceye dair ayrıntılar diplomatik kulislerde geniş yankı uyandırdı.
Orta Doğu’da tansiyonu yükselten ateşkes ihlali
İsrail ile Lübnan arasındaki gerginlik, varılan ateşkes anlaşmalarına rağmen durulmak bilmiyor. Bölgeden gelen haberler İsrail’in saldırılarını sürdürdüğünü gösterirken, İran kanadından bu duruma karşı çok sert bir askeri tepki hazırlığı yapıldığı ortaya çıktı. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Said Hatibzade, yaptığı resmi açıklamada İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları sonrası ateşkes ihlaline karşılık verme eşiğinde olduklarını net bir dille ifade etti. Tahran’ın askeri birimlerinin teyakkuza geçtiği ve hedeflerin belirlendiği bu süreçte, tüm dünya bölgeden gelecek bir patlama haberine kilitlenmişti.
Pakistan’ın kritik hamlesi ve iptal edilen saldırı planı
İran’ın İsrail hedeflerine yönelik misilleme hazırlığı yaptığı sırada diplomatik kanallarda oldukça hareketli saatler yaşandı. Hatibzade, saldırının neden gerçekleşmediğine dair merak edilen detayları paylaşırken Pakistan’ın üstlendiği arabuluculuk rolüne dikkat çekti. Bakan Yardımcısı, sürecin nasıl durdurulduğuna dair yaptığı açıklamada “Ancak Pakistan devreye girerek, ABD’nin İsrail’i kontrol altına alacağı yönünde mesajlar iletti” diyerek saldırıların hangi aşamada ve hangi sebeple iptal edildiğini kamuoyuna duyurdu. Bu açıklama, Pakistan’ın iki ülke arasındaki gerilimi düşürmek adına yürüttüğü mekik diplomasisinin başarısını da gözler önüne serdi.
Bölgesel dengeler ve ABD’nin taahhüdü
Söz konusu gelişme, uluslararası kamuoyunda Pakistan’ın bölgedeki stratejik önemini bir kez daha gündeme getirdi. İran tarafı, Pakistan aracılığıyla gelen ve ABD’nin teminatı olarak nitelendirilen bu güvencenin ardından askeri operasyon planlarını askıya aldığını belirtti. ABD’nin İsrail üzerinde kuracağı söylenen kontrol mekanizmasının bölgedeki kırılgan barışı ne kadar süreyle koruyabileceği ise şimdiden tartışma konusu oldu. Tahran’ın bu geri adımı, diplomatik kanalların hala çalıştığının bir işareti olarak yorumlanırken, bölgedeki aktörlerin atacağı bir sonraki adım büyük bir dikkatle takip ediliyor.
