Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

The Guardian: ABD’nin İsrail’e askeri desteği kesme zamanı geldi!

İsrail, İran dışında Gazze, Batı Şeria ve Lübnan’daki saldırıları ile krizi nasıl tetikliyor? Kamuoyu yoklamaları ABD’ye ve Batı’ya hangi mesajları veriyor?

İsrail, İran dışında Gazze, Batı Şeria ve Lübnan'daki saldırıları ile

İngiltere merkezli önemli yayın organlarından The Guardian’da, İsrail’in Gazze, Batı Şeria ve Lübnan hattında yürüttüğü askeri saldırıların ve bu sürecin uluslararası hukuk ile küresel kamuoyu üzerindeki etkilerinin değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.

İsrail’in özellikle Batı Şeria’da yerleşim genişlemesine hız verdiği, Filistin devletine yönelik siyasi zemini ortadan kaldırmaya dönük açıklamalarını arttığı ve Gazze’deki yıkımın bölgesel ölçekte yeni bir kriz dinamiği ürettiği tespiti yapılan analizde, Netanyahu hükümetinin politikalarının hem askeri hem de siyasi düzlemde “kalıcı dönüşüm” hedefi taşıdığı vurgulandı.

Analizde ayrıca ABD, Avrupa ülkeleri ve Arap dünyasından gelen tepkilerin seyri, İsrail’e yönelik askeri destek tartışmaları ve söz konusu gelişmelerin Orta Doğu’daki güç dengeleri ile uluslararası sistem üzerindeki olası etkilerine dair değerlendirmelere yer verildi.

İşte The Guardian’da yayınlanan analiz:

İsrail’in ve onun aşırılıkçı lideri Benjamin Netanyahu’nun korkunç ve insanlık dışı eylemlerine karşı çıkmak antisemitizm değildir. İsrail’in ABD dış ve askeri politikasını şekillendirmedeki tehlikeli ve yıkıcı rolünü eleştirmek de antisemitizm değildir.

The Guardian: ABD'nin İsrail'e askeri desteği kesme zamanı geldi!

Aksine, bu durum ABD Kongre’sindeki her üyenin ve her Amerikalının yapması gereken bir tutum olarak değerlendirilmektedir.

7 Ekim sonrası savaş ve hukuki tartışma

Her ülke gibi İsrail’in de bu saldırıya karşılık verme hakkı bulunduğu kabul edildi. Ancak bu hakkın, uluslararası hukuku ihlal edecek şekilde tüm Filistin halkına karşı geniş çaplı ve yıkıcı bir savaş yürütmeyi kapsamadığı; uzmanların bu durumu “soykırım” olarak nitelendirdiği ifade edildi.

The Guardian: ABD'nin İsrail'e askeri desteği kesme zamanı geldi!

İsrail’in, 2,2 milyonluk Gazze nüfusu içinde 72 binden fazla Filistinliyi öldürdüğü ve 170 binden fazlasını yaraladığı; ölen ve yaralananların büyük çoğunluğunu kadınlar, çocuklar ve yaşlıların oluşturduğu belirtiliyor.

Ayrıca Gazze’de su, kanalizasyon ve elektrik altyapısı dahil olmak üzere neredeyse tüm altyapının yok edildiği vurgulanıyor.

Bölgedeki 12 üniversitenin tamamının yıkıldığı, yüzlerce okulun tahrip edildiği ve eğitim sisteminin tamamen çöktüğü ifade edilirken, aynı zamanda konutların %90’dan fazlasının zarar gördüğü ya da yok edildiği, nüfusun büyük kısmının çadırlarda yaşamaya mecbur kaldığı aktarılıyor.

The Guardian: ABD'nin İsrail'e askeri desteği kesme zamanı geldi!

Gazze’deki hastanelerin %94’ünün zarar gördüğü veya yıkıldığı, 1.700 sağlık çalışanının hayatını kaybettiği belirtilirken, uygulanan abluka nedeniyle gıda, su, yakıt ve ilaç girişinin engellendiği; bunun sonucunda binlerce kişinin yetersiz beslenme yaşadığı ve yüzlerce insanın açlıktan öldüğü ifade ediliyor.

Ateşkesin sınırlılığı ve devam eden çatışma

Yaşanan yıkımın sona ermediği, sözde ateşkese rağmen insani yardımın yetersiz kaldığı ve İsrail’in sivil kayıplara yol açmaya devam ettiği vurgulanırken, çatışmaların yalnızca Gazze ile sınırlı kalmadığı, Batı Şeria’da da uluslararası hukukun ihlal edildiği ifade ediliyor.

The Guardian: ABD'nin İsrail'e askeri desteği kesme zamanı geldi!

Ekim 2023’ten bu yana İsrail askerleri ve yerleşimcilerin 233’ü çocuk olmak üzere 1.071 Filistinliyi öldürdü ve aynı dönemde 6.000’den fazla Filistinli evi yıkılarak, 200’den fazla yeni yasa dışı yerleşim birimi kurulduğu aktarılıyor.

Bu gelişmelerin yalnızca radikal yerleşimcilerin eylemleri olmadığı, doğrudan hükümet politikası olduğu ise net bir şekilde görülüyor.

Netanyahu’nun güvenlik kabinesinin, 1967’den bu yana Batı Şeria’nın hukuki statüsünde en kapsamlı değişiklikleri onayladığı bir dönem yaşanıyor ve yerleşim genişlemesinin önündeki engelleri büyük ölçüde kaldırdığı belirtiliyor.

The Guardian: ABD'nin İsrail'e askeri desteği kesme zamanı geldi!

Netanyahu’nun “Asla bir Filistin devleti olmayacak” şeklindeki açıklamasına ve Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’in yeni yerleşimlerin Filistin devleti fikrini “gömeceği” yönündeki ifadeleri ise gerçeği gözle önüne seriyor.

İran savaşı ve bölgesel etkiler

Netanyahu’nun, Trump’ı İran’a karşı kışkırtılmamış ve anayasal dayanağı olmayan bir savaş başlatmaya ikna ettiği bir ortamda, uluslararası hukuka aykırı bu savaşın, İran ve Lübnan’da yüzlerce çocuk dahil binlerce sivilin ölümüne, ayrıca 26 İsrailli sivil ve 13 ABD askerinin hayatını kaybetmesine yol açtığı biliniyor.

The Guardian: ABD'nin İsrail'e askeri desteği kesme zamanı geldi!

Netanyahu yönetiminin Gazze ve İran ile yetinmeyerek Lübnan’a karşı geniş çaplı bir savaş yürüttüğü ise tüm dünya tarafından yine sadece seyrediliyor.

Bu savaşta ise 2.000’den fazla kişinin hayatını kaybettiği ve İsrail’in Lübnan topraklarının %14’ünü işgal ettiği ifade ediliyor.

İsrail Savunma Bakanı Israel Katz’ın, Lübnan sınırındaki tüm köylerin “Gazze modeli” doğrultusunda yıkılacağını açıklaması ve Maliye Bakanı Smotrich’in ise Beyrut’un güney banliyösü Dahiyeh’in “Han Yunus’a benzeyeceği” yönündeki açıklamaları olayın ne kadar dramatik bir hal aldığını ortaya koyuyor.

ABD kamuoyu ve siyasi yansımalar

Netanyahu hükümetinin son üç yıldaki politikaları karşısında Amerikan kamuoyunun tepkisi de artıyor.

The Guardian: ABD'nin İsrail'e askeri desteği kesme zamanı geldi!

Pew araştırmasına göre Demokratların %80’inin, Cumhuriyetçilerin ise %41’inin İsrail’e olumsuz bakmaya başladı. Gençler arasında bu oranın daha da yüksek olduğu belirtildi.

Quinnipiac anketine göre ise Amerikalıların %60’ının, ABD’nin İsrail’e silah göndermesine karşı çıktığı ifade edildi.

Bu çerçevede, ABD Kongresi üyelerinin Amerikan halkının taleplerine kulak vererek Netanyahu hükümetine yönelik askeri yardımları sonlandırmasının zamanı geldi ve bu artık, bir tercih değil zorunluluk olarak kabul edilecek noktaya ulaştı.