Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Türkiye’de çocuk sesi neden azalıyor TÜİK kritik tehlikeyi ilan etti

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2025 yılı doğum verileri,

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2025 yılı doğum verileri, ülkede nüfusun geleceğine dair alarm zillerinin çalmaya başladığını gösterdi. Toplam doğurganlık hızının son 9 yıldır nüfusun kendini yenileme eşiğinin altında kaldığı Türkiye’de, çocuk sahibi olma oranları tarihi bir düşüşle 1,42 seviyesine kadar geriledi. İşte Türkiye’nin nüfus yapısını kökten değiştiren o çarpıcı raporun detayları…

Türkiye İstatistik Kurumu, merakla beklenen 2025 yılına ilişkin doğum istatistiklerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan veriler, Türkiye’nin demografik yapısındaki değişimi çarpıcı bir şekilde gözler önüne serdi. Ülke genelinde toplam doğurganlık hızı, nüfusun kendini yenileme seviyesi olan 2,10 sınırının çok altında kalarak binde 1,42’ye kadar geriledi. Bu düşüş trendi, Türkiye’nin gelecekte yaşlı nüfus sorunuyla ciddi şekilde karşı karşıya kalabileceğini gösteriyor.

Nüfusun Kendini Yenileme Eşiği 9 Yıldır Aşılamıyor

Türkiye’de doğurganlık hızındaki düşüş yeni bir gelişme değil. Geçmiş yılların verilerine bakıldığında, 2001 yılında 2,38 çocuk olan toplam doğurganlık hızı, 2014 yılından itibaren aralıksız bir düşüş eğilimine girdi. Nüfusun mevcut seviyesini koruyabilmesi için gerekli olan 2,10’luk yenilenme düzeyi, son 9 yıldır bir türlü yakalanamadı. 2025 yılında gerçekleşen 1,42’lik oran ise bu sürecin en kritik aşamasına gelindiğini kanıtlıyor. Türkiye, bu oranla birlikte Avrupa Birliği üyesi ülkelerle karşılaştırıldığında ancak 11. sırada yer bulabildi.

Doğurganlık Haritasında Şanlıurfa Zirvede Bartın Dipte

TÜİK raporunda illere göre doğurganlık oranları da detaylı bir şekilde incelendi. 2025 yılında toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il, 3,15 çocuk ortalamasıyla Şanlıurfa oldu. Şanlıurfa’yı 2,53 çocuk ile Şırnak ve 2,23 çocuk ile Mardin takip etti. Öte yandan doğurganlık hızının en düşük olduğu şehir ise 1,09 çocuk ortalamasıyla Bartın olarak kayıtlara geçti. Bartın’ın hemen ardından 1,10 çocuk ile İzmir gelirken, Eskişehir, Ankara ve Zonguldak ise 1,11 çocuk ortalamasıyla en düşük oranlara sahip diğer iller oldu.

Sadece 8 Yılda Harita Tamamen Değişti

Rapordaki en dikkat çekici analizlerden biri de 2017 yılı ile 2025 yılı arasındaki dramatik farkı ortaya koydu. Toplam doğurganlık hızının nüfus yenilenme seviyesinin altına düştüğü 2017 yılında, 57 ilin doğurganlık hızı 2,1’in altındaydı. Ancak 2025 yılına gelindiğinde bu durumdaki il sayısı 76’ya yükseldi. Benzer şekilde, doğurganlık hızının kritik sınır olan 1,5’in altında kaldığı il sayısı 2017’de sadece 4 iken, 2025’te adeta patlama yaparak 59’a ulaştı. Geçmişte 3 çocuk ve üzerinde doğurganlık hızına sahip 10 il bulunurken, günümüzde bu seviyeyi koruyabilen tek il Şanlıurfa oldu.

Eğitim Seviyesi Yükseldikçe Doğum Oranları Düşüyor

TÜİK verileri, annelerin eğitim