Aksiyon kameralarının öncü markası GoPro, üst üste gelen mali krizlerin ve Çinli rakiplerinin agresif yükselişinin ardından radikal bir karar alarak satış masasına oturdu. Bir dönemin pazar liderini bu noktaya getiren hatalar neler ve teknoloji dünyasını sarsan bu satışın arkasında hangi devler var? İşte detaylar.
Üç Yıldır Süren Zarar GoPro’yu Yolun Sonuna Getirdi
ABD merkezli aksiyon kamerası öncüsü GoPro, yıllardır azalan gelirlerinin ardından ve Çinli rakiplerinin daha yüksek performanslı ürünlerle pazar payı kazanmasıyla birlikte şirketi satmayı düşünüyor. GoPro, aralık ayında sona eren mali yılda 93,5 milyon dolarlık net zarar açıklamasının ardından satış veya birleşme de dahil olmak üzere stratejik seçenekleri gözden geçirmek üzere bir mali danışman tuttuğunu bu ay duyurdu. Bu tablo, şirketin art arda açıkladığı üçüncü yıllık zarar olarak kayıtlara geçti.
Şirketin gelirleri yıllık bazda yüzde 19 düşüşle 652 milyon dolara geriledi. Bu rakam, GoPro’nun 2015’teki zirve seviyesinin yarısından daha az bir seviyeyi işaret ediyor. Zor günler geçiren şirket, bu süreçte satın alma ve birleşmelerle ilgili birçok teklif aldığını da sözlerine ekledi. GoPro ayrıca çalışanlarının yaklaşık yüzde 20’sini işten çıkardı ve savunma ile uzay gibi yeni alanlarda büyüme arayışına girdi. Bu hamleler, ana iş koluna yönelik artan baskının en net göstergesi olarak yorumlanıyor.
Sörf Tahtasından Küresel Markaya Uzanan Hikaye
GoPro, kurucusu ve CEO’su Nick Woodman’ın sörf çekimi için bir kamera istemesiyle 2002 yılında kurulmuştu. Kompakt ve hafif aksiyon kameraları, sörf tahtalarına ve bisikletlere monte edilerek görüntü kaydedebilen cihazlara olan talebi karşılayarak yepyeni bir pazar yarattı. Uzun yıllar boyunca macera tutkunlarının vazgeçilmezi olan marka, son dönemde teknolojik yeniliklere ayak uydurmakta zorlandı.
Çinli Rakipler Pazarda Nasıl Güç Kazandı?
Tokyo merkezli araştırma şirketi BCN’den analist Ichiro Michikoshi, şirketin aşırı ısınma sorunlarını giderme ve düşük ışık performansını iyileştirme konusunda geride kaldığını ve bunun da Çinli rakiplerin müşteri kazanmasına olanak sağladığını söyledi.
ABD merkezli araştırma şirketi IDC’ye göre, Çinli drone devi DJI, 2025 yılında el tipi akıllı kamera pazarının yüzde 62’sini ele geçirirken, Insta360 markası altında kamera satan Arashi Vision yüzde 20’lik bir paya sahip oldu ve rakipler için oldukça sınırlı bir alan bıraktı. GoPro’nun sevkiyatları yıllık bazda yüzde 26 düşerken, iki Çinli şirket keskin artışlar kaydederek genel pazar büyümesini yüzde 83 artırdı ve pazar hacminin 16,7 milyon adede ulaşmasına katkıda bulundu.
Teknolojik Ortaklıklar ve İnovasyon Yarışı
DJI ve Insta360, daha büyük sensörler entegre ederek ve köklü kamera markalarıyla ortaklıklar kurarak hızla yenilik yapmayı başardı. DJI, İsveçli Hasselblad’ın teknolojisini entegre ederek görüntü kalitesini artırırken, Arashi Vision ise Alman Leica’dan yararlandı. Michikoshi ayrıca, müşterilerin her yeni ürün sürümüyle birlikte sunulan gözle görülür iyileştirmelere de büyük ilgi duyduğunu sözlerine ekledi.
Son olarak DJI, 14 Mayıs’ta Fransa’daki Cannes Uluslararası Film Festivali’nde Osmo Pocket 4P modelini tanıttı. Önceki modeller dijital zoom özelliğine dayanırken, yeni cihaz görüntü bozulmasını en aza indiren optik zoom özelliğine sahip. Şirket, lansmana film endüstrisi profesyonellerini davet ederek kameranın profesyonel düzeyde video çekme yeteneğini vurguladı ve GoPro üzerindeki baskıyı bir kat daha artırdı.

