Evlilik birliğinde eşlerden birinin sürekli iş değiştirmesi ve sorumluluklarını aksatması ayrılık sebebi mi? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, milyonlarca evli çifti yakından ilgilendiren çok konuşulacak bir emsal karara imza atarak tartışmalara son noktayı koydu.
Aile birliğinin temelinden sarsıldığını belirten genç bir kadın, eşinin sergilediği tutumlar nedeniyle soluğu Aile Mahkemesi’nde aldı. Mahkemeye sunulan dilekçede, çiftin bir süredir aynı evin içinde adeta iki yabancı gibi yaşadığı ifade edildi. Davacı kadın, eşinin evlilik birliğinin getirdiği sorumluluklardan kaçtığını belirterek boşanma davası açtı.
Genç kadının mahkemeye sunduğu iddialar sadece ilgisizlikle de sınırlı kalmadı. Davacı kadın, eşinin sürekli alkol alarak kendisine hakaret ve ağır küfürler ettiğini dile getirdi. Evin temel ihtiyaçlarını karşılamadığını belirten kadın, eşinin aynı zamanda kayınvalidesini suçlayarak çevreye onun hakkında asılsız dedikodular yaydığını ve sürekli iş değiştirerek aile ekonomisini sarstığını da sözlerine ekledi.
Kocanın Savunması Mahkemeyi İkna Etmedi
Hakkındaki tüm suçlamaları reddeden davalı erkek ise iddiaların gerçeği yansıtmadığını savundu. Eşiyle aynı evde yaşamaya devam ettiklerini öne süren koca, evliliklerinin sürdüğünü belirterek davanın reddedilmesini talep etti. Ancak dosyayı inceleyen yerel mahkeme, kadının taleplerini haklı bularak çiftin boşanmasına karar verdi. Yerel mahkemenin bu kararı sonrasında davalı erkek, hükmü temyiz ederek davayı Yargıtay’a taşıdı.
Yargıtay Son Noktayı Koydu: Sürekli İş Değiştirmek Boşanma Sebebi
Temyiz talebi üzerine devreye giren Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, emsal niteliğinde bir karara imza attı. Yargıtay, eşine ilgi göstermemenin ve sürekli iş değiştirmenin tek başına boşanma sebebi sayılabileceğine dikkat çekti. Erkeğin evlilik birliğinde ağır kusurlu olduğunu vurgulayan yüksek mahkeme, Aile Mahkemesi’nin verdiği kararın yerinde olduğunu belirterek kocanın temyiz başvurusunu kesin olarak reddetti.
Yargıtay’ın gerekçeli kararında şu ifadelere yer verildi: “Davalı erkeğin evliliğin fiilen devam ettiği sürece birlik görevlerini ağır şekilde ihmal ettiği, eşine ilgi göstermediği, sürekli alkol kullandığı, düzenli bir şekilde çalışmadığı ve sürekli iş değiştirdiği ortadadır. Taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizliğin mevcut ve sabit olduğu ve davacı kadının davasının kabulüne hükmeden ilk derece mahkemesi kararında isabetsizlik görülmemiştir.”

