Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Beyni maddeye kiraya vermek ne anlama geliyor ve aşırı bağlılık insan ilişkilerini nasıl yok ediyor

Ünlü bilim insanı Prof. Dr. Oytun Erbaş, madde bağımlılığından insan

Ünlü bilim insanı Prof. Dr. Oytun Erbaş, madde bağımlılığından insan ilişkilerindeki yıkıcı bağlılıklara kadar çok tartışılacak açıklamalarda bulundu. Peki, beynimizi bir maddeye veya bir insana kiraya verdiğimizde hayatımızda neler değişiyor? İşte zihinsel esaretin arkasındaki o çarpıcı gerçekler ve nörolojik süreçler.

Zihni Esir Alan Bağımlılık Döngüsü Nasıl Başlıyor

Bağımlılık, sadece fiziksel bir maddeye karşı geliştirilen bir reaksiyon olmanın çok ötesinde, doğrudan beynin ödül mekanizmasını ele geçiren biyolojik bir süreçtir. Prof. Dr. Oytun Erbaş, madde bağımlılığının ve insan ilişkilerindeki aşırı bağlılığın nörobiyolojik temellerini masaya yatırarak ezber bozan tespitlerde bulundu. Beynin ödül merkezinin manipüle edilmesiyle başlayan bu süreç, bireyin iradesini tamamen devre dışı bırakarak onu savunmasız bir hale getirebiliyor.

Beyni Maddeye Kiraya Vermek Ne Demektir

“Beyni maddeye kiraya vermek” ifadesi, zihnin kontrolünün tamamen dışarıdan gelen bir kimyasala ya da bir uyarana teslim edilmesini tanımlıyor. Prof. Dr. Oytun Erbaş, bu durumun sadece kimyasal maddelerle sınırlı kalmadığını, insan ilişkilerinde de benzer bir bağımlılık mekanizmasının işlediğini belirtiyor. Kişi, hayatındaki o madde veya insan olmadan mutlu olamayacağını, hatta hayatta kalamayacağını hissettiği an zihinsel bir esaretin içine düşüyor ve kendi kararlarını alma yetisini kaybediyor.

İlişkilerde Aşırı Bağlılık Bir Hastalık Mı

İnsan ilişkilerinde görülen aşırı bağlılık, çoğu zaman sevgi veya aşkla karıştırılsa da aslında beyindeki bağımlılık merkezlerini tetikleyen nörolojik bir sapma olarak karşımıza çıkıyor. Bir insana hastalıklı derecede bağlanmak, tıpkı bir madde bağımlılığında olduğu gibi beynin dopamin dengesini bozuyor. Erbaş, bu durumun bireyin kendi kimliğini kaybetmesine, sürekli onaylanma ihtiyacı duymasına ve hayatını tamamen karşı tarafa endeksleyerek kendi benliğinden vazgeçmesine yol açtığına dikkat çekiyor.