Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Avatar fotoğrafı

Cuma Notları – Allah’a İmanın Sonsuz Kıymeti – Alıntılar – Fatih Ünlü

Fatih ÜNLÜ – 20 Şubat 2026

 

Ey Şehr-i Ramazan

Üstad Yunus Emre ne güzel söylemiş:

İbrahim’e Nemrud odun, aşktır gülistan eyleyen
Aşktan nazar erinceğiz, gülzar oldu nar olmadı.

Nemrud’un ateşini Hz. İbrahim’e gül bahçesi eyleyen aşktır. Hz. İbrahim’in engin Allah sevgisi ve O’nun yarattıklarına olan muhabbetidir.

Aşktan bir nazar erdiği vakit (o ateş) bir gül bahçesine dönüştü de artık nar olmadı. Ateş vasfını, yakıcılığı tümden yitirdi, güzel bir gül bahçesi oluverdi.

Rabbimiz hepimize günahlarımızı sevaba, eksiklerimizi kemâlâta ve ateşlerimizi gül bahçelerine çevirecek, takvayla ve aşkla yaşanan Ramazan ayları nasip eylesin.

Rabbimiz Bizi Nice Cehennemlerden Azad Eyledi

Ey gafil nefsim, görmüyor musun, dedi. Rabbim nice fırtınaları dindirdi, bizi nice acılardan, nice uçurumlardan kurtardı, nice cehennemlerden azad eyledi. Rabbimizin üzerimizde sayısız nimeti var. Bunca nimetten sonra O’na nasıl şükretmeyiz.

Düşünüyorum da, ne zaman ve nereden geleceğini çoğu zaman bilemediğimiz şeytan gibi azılı bir düşmanı küçük bir iyiliğimizde bile karşımızda aciz ve çaresiz bırakması ve hep bizi aziz kılması Allah’ın eşsiz bir lütf u keremi değil midir!

“Yarım hurmayla da olsa cehennemden korununuz. Bunu da bulamıyorsanız bir tatlı sözle…” buyurmuş Peygamberimiz Efendimiz Hz. Muhammed aleyhisselam.

Demek ki Rabbimiz bizi yarım hurmayla bile bizi ateş’ten, cehennem’den azad edecek. Onu da bulamıyorsak bir tatlı sözle…

Şu koca ömürde Allah için tek bir tatlı söze bile güç yetirememek olur şey değil gibi ama oluyor. Bir de diğer yandan, tek bir güzel söz nedir ki diyemeyiz. Rabbimiz önem veriyorsa biz de elbet vereceğiz. Aşikâr ki o bir işarettir.

İşte böyle her vesileyle Rabbimizin üzerimizdeki eşsiz rahmetini ancak ve daim övmeliyiz Erenler. -Umudumuz o ki- ey duaları Arş-ı Ala’yı ziynetlendiren kardeşler! *

Allah’a İmanın Sonsuz Kıymeti

İnsanın çok sevdiği bir eşyayı kaybetmesi bile ona ne kadar zor gelir. Değil ki kıymetli bir dostunu, en yakınlarını yitirmesi…

Ve dahi iman gibi sonsuz kıymetini ebeden kaybetmesi -vakti geldiğinde- insana öyle ağır gelir ki yıldızların dağılması, dağların parçalanması bile bu ağırlığın yanında hafif kalır.

Aslında iman da öyle kolay yitirilebilecek bir nimet değildir. Kıyas için değil, çoğu zaman dümdüz bir ovada uçurumdan yuvarlanmak bile imanı yitirmekten daha kolaydır. Ama üst üste hatalar biriktirilir de biriktirilirse, tövbesiz koca bir ömür tüketilirse,  insan düz ovada bile kendisine dehşetli uçurumlar inşa edebilir.

Yoldaki sayısız hatırlatıcılar, onca yaşanmışlıklar, onlarca yıl…  Bunlar kalpteki cevheri büyüteceği yerde giderek yok ediyorsa… İşte o zaman iman da yitirilmeye ve yitmeye başlar. Artık yazık ki binlerce yazık. Çünkü imanını ebeden yitiren her şeyini kaybetmiştir.

Diğer yitirişler sonlu olabilir, insan dünyada ayrıldığı evladıyla, anne – babasıyla ve eşiyle Ahirette buluşabilir.

Ama imanını yitiren insan ebedi hayatını, tüm sevdiklerini, sevdiğini düşünse de belki yolda saptırdıklarını, her şeyini yitirir. Allah korusun.

Bu öyle bir acıdır ki bunu dünya sözleri tarif edemez. Bu acıların en büyüğü de Allah’ın rahmetinden uzak düşmektir. Mevlana hazretleri şöyle der:

Kâfir bile Cehennemden “Bana bir baksaydın, Cehennemde olduğuma gam mı çekerdim.” der durur.

Allah şüphesiz her şeyi tüm incelikleriyle görür ve bilir. Burada kastedilen Allah azimü’ş-şan’ın kuluna “kulum” nazarıyla bakmasıdır. Kâfir bile orada Allah’ın bir nazarının Cehennem gibi dehşetli bir musibeti dahi unutturacağını öğrenmiştir.

Bu anlamda Cehennem hem bir ceza hem de müznibin için arınma yeridir.

İşin söz kısmını çok uzatmayalım. Evet, -bidayette, sonrasında ve nihayette- Allah’a iman sonsuz kıymetlidir. Bizim sınırlı âlemimizde bu kıymeti gereğince tarif ve takdir etmenin imkânı yoktur, ancak vakti geldiğinde yaşanabilir.

Bu yüzden hem kendi imanımızı canhıraş bir çabayla korumaya çalışmalı hem de başkalarının imanla tanışması için aynı şekilde gayret göstermeliyiz.

Rabbimiz bizi imanın güzelliğinden ayırmasın.

Sultan-ı Kâinat Bir’dir

 “Allah birdir. Başka şeylere müracaat edip yorulma. Onlara tezellül edip minnet çekme. Onlara temellük edip boyun eğme. Onların arkasına düşüp zahmet çekme. Onlardan korkup titreme.

Çünkü Sultan-ı Kâinat birdir. Her şeyin anahtarı onun yanında, her şeyin dizgini onun elindedir. Her şey onun emriyle halledilir. Onu bulsan, her matlubunu buldun; hadsiz minnetlerden, korkulardan kurtuldun.”

Bediüzzaman Said Nursi –  Yirminci Mektup’tan

=====

Allah’a ve gönderdiklerine iman insana tüm hayatı boyunca en yanıltmaz pusula, en sadık yol gösterici ve en sağlam sığınak olagelmiştir.

“Allah kuluna Kâfi değil midir.”   (Zümer Suresi, 36. Ayet-i Kerimenin Meali)

Elbette ve hiç şüphesiz Kafidir.

İsmet Özel abimiz

“Bize Her Şeyi Allah’ın Biliyor Olması Kâfi Gelmelidir.” der.

Bir hayır mı yaptın? Allah bilsin. Bir yanlış mı işledin, Allah’ın bildiğini bil, af için Allah’a yönel.

Peygamber Efendimiz aleyhisselam’ın “ihsân ve iyilikte tabiînin hayırlısı” diye vasıflandırdığı Veysel Karani hazretlerinin ve diğer büyüklerin dedikleri gibi:

“Sen Allah’ı bil,  Seni de Allah bilsin, yeter.” 

“Allah var, Allah yar.”  “Allah bes, baki heves.”

İstida  *

Özlemlerimizi doğru vakitlere yönelt Rabbim!
Kalplerimizi iman, takva ve hikem ile pak eyle.
Bize dünya ve ahirette iyilik ver.
Kazancımızı helal ve temiz eyle.
İşlerimizi kolay, hasılamızı bereketli,
Gönlümüzü geniş, gözümüzü pek,
Gücümüzü kavi ve pak eyle Rabbim!

Âmin, ya Erhame’r-rahimin.

Bir Piknik Dönüşü

Yazılmış en güzel şiirlerden olan “Sürgün Ülkeden Başkentler Başkentine” adlı şiirinde merhum Sezai Karakoç ağabeyimiz şöyle der:

Senin hayallerinle yandım düşlerin civarında
Gölgendi yansıyıp duran bengisu pınarında
Ölüm düşüncesinin beni sardığı şu anda
Verilmemiş hesapların korkusuyla
Sana geldim…

Hasreti ve oradan varılabilecek güzel yerleri en iyi anlatan şairlerimizden birisi de hiç şüphesiz Sezai (Karakoç) ağabeyimizdir. Kav Şiirinin son bölümünde de şöyle der:

Sen her an bitmeyen bir pikniktesin

===

İnsanlar parça parça geçiyorlar yollardan
Sarhoş katil namuslu adam
Ben bir köprü parmaklığına dayalı bekliyorum
Bir piknik dönüşü gelip bu köprüden geçersin diye bekliyorum.

=====

* Abdullah Bera Yıldız, Çaresiz Anlarımıza Çare Olan Rahmetinle – Bir Soluk Dua, 47 ve 38. Sayfalar.

YORUMLAR

Bir adet yorum var

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER