Tunceli’de altı yıl önce sırra kadem basan Gülistan Doku soruşturmasında kırmızı bültenle aranan firari Umut Altaş, sığındığı ABD’den ezber bozan açıklamalarda bulundu. Soruşturmanın seyrini tamamen değiştirecek iddialar ortaya atan Altaş, cinayeti işlediği öne sürülen yakın arkadaşının kendisine yaptığı kan donduran itirafı anlatırken, genç kızın cansız bedeninin saklanmış olabileceği iki kritik adresi ilk kez paylaştı.
Türkiye’nin yıllardır konuştuğu ve 5 Ocak 2020’de kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Gülistan Doku dosyası yeniden açıldı. Artık doğrudan bir cinayet dosyası olarak ele alınan soruşturmada çok kritik bir gelişme yaşandı. Soruşturma sürecinde yasa dışı yollarla ABD’ye kaçtığı tespit edilen ve hakkında yakalama kararı bulunan Umut Altaş, New York’ta Akşam gazetesine konuşarak sessizliğini bozdu. Altaş, “Kasten öldürme” suçlamasıyla tutuklu bulunan Mustafa Türkay Sonel’in yakın arkadaşı olarak davanın en kilit isimlerinden biri konumunda yer alıyor.
Dehşete Düşüren İtiraf ve Gizlenen Detaylar
Olayın yaşandığı dönemde kendisinin çok saf olduğunu dile getiren Umut Altaş, yakın arkadaşı Mustafa Türkay Sonel’in cinayeti bizzat işlediğini kendisine itiraf ettiğini öne sürdü. Altaş, cinayet gününe dair hafızasından silinmeyen o anları şu sözlerle aktardı: “Konutta bana, ‘Çok bağırıyordu ben de sıktım’ dedi. Hatta araçtayken cinayet silahına dokundum. Ben bu olayın artık çözülmesini istiyorum. Hafızam gitti, hayatla bağlantımı kestim. Alzheimer gibi oldum, şoka girdim. Yaşananları yeni yeni hatırlıyorum.”
Yıllar sonra ortaya çıkan Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kayıtları da Umut Altaş ile Mustafa Türkay Sonel’in olay günü aynı araçta yan yana olduğunu kesin olarak kanıtlamıştı. Altaş, bu itiraflarla birlikte cinayetin arkasındaki karanlık noktaları aydınlatacak yeni iddialar gündeme getirdi.
Cansız Bedeni Nereye Sakladılar
Gülistan Doku’nun cansız bedeninin

