Bursa’da komşusunun “kesip köpeğe yedirin” diyerek verdiği ağır yaralı kaz yavrusunu zeytinyağı mucizesiyle hayata döndüren Süleyman Koçoğlu, hayvanla 10 yıldır süren inanılmaz bir dostluğa imza attı. Kahvehaneden markete kadar sahibinin peşinden bir an olsun ayrılmayan ve sabahları kapıyı gagasıyla çalarak onu uyandıran sadık kazın yürekleri ısıtan hikayesi duyanları hayrete düşürüyor.
Bursa’nın Nilüfer ilçesine bağlı kırsal Fadıllı Mahallesi, bugünlerde eşine az rastlanır bir dostluk hikayesine ev sahipliği yapıyor. Doğa ve hayvan dostu hikayeleriyle tanınan kentte, leyleklerin ardından bu kez de Süleyman Koçoğlu ile sadık kazının yürekleri ısıtan ilişkisi konuşuluyor. Yaklaşık 10 yıl önce yara bere içinde kendisine getirilen yavru kaza kıyamayan Koçoğlu, uyguladığı geleneksel tedavi yöntemiyle adeta bir mucizeye imza attı. Ölmek üzereyken zeytinyağıyla tedavi edilen kaz, o günden bu yana sahibinin peşinden bir an olsun ayrılmıyor.
Zeytinyağı ile Gelen Mucizeler ve Kopmayan Bağ
Kazla aralarında zamanla kopmaz bir bağ oluştuğunu belirten Süleyman Koçoğlu, o günleri ve sonrasında gelişen süreci şu sözlerle anlattı:
“Komşumuz beslediği kazlardan birinin yavrusunu yaralı halde getirdi. Durumu kötüydü, ölmek üzereydi. O dönem küçükbaş hayvancılık yapıyorduk ve köpeğimiz vardı. Getirenler ‘kesip köpeğe yedirin’ dedi. Acıdım, kesmeye kıyamadım. Eşime hemen zeytinyağı getirmesini söyledim. Yaralarını zeytinyağı ile birkaç kez yağladık. Zamanla iyileşti ve büyüdü. Şimdi benimle her yere geliyor. Özel bir isim koymadık, ‘bibi gel’ diyorum hemen yanıma koşuyor. Bakkala, markete, kahveye beraber gidiyoruz. Ben kahvede çay içerken o da yanımda bekler. Sabahları beni göremezse evin demir kapısına gagasıyla vurup uyandırır. Yanıma pek kimseyi yaklaştırmaz, beni başkalarından çok kıskanır.”
Köpek Sadakatini Aratmayan Dostluk
Süleyman Koçoğlu’nun oğlu İlker Koçoğlu da babası ile kaz arasındaki dostluğun bir köpeğin sadakatini aratmadığını ifade etti. Kazın ailenin diğer üyelerine karşı oldukça mesafeli olduğunu dile getiren İlker Koçoğlu, şunları söyledi:
“Kesin ölecek gözüyle bakılan o yavru kaza babam şefkat gösterdi, zeytinyağı sürüp iyileştirdi. Kaz da o günden sonra babamı hiç bırakmadı, adeta peşinden ayrılmıyor. Sabahları babam uyanmakta gecikirse demir kapıya gagasıyla tık tık vurarak onu çağırıyor. İlginç bir huyu var; erkeklere pek saldırmazken genellikle kadınlara karşı çok agresif. Evin avlusunda annemi ve eşimi sürekli kovalıyor, karşı cinsle arası pek iyi değil.”

