Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Arab News: Türkiye’nin Irak politikası ve Türkmen stratejisi

Türkiye’nin Irak denklemindeki stratejik rolü ve etkili bölgesel yaklaşımı ve Kerkük’e Türkmen vali atanması. Türkiye’nin Irak politikası ve Türkmen stratejisi, dengeleri nasıl değiştirdi?

Türkiye’nin Irak denklemindeki stratejik rolü ve etkili bölgesel yaklaşımı ve

Suudi Arabistan merkezli yayın organlarından Arab News’de, Irak’ın Kerkük kentinde bir Türkmen’in vali seçilmesinin Türkiye’nin Irak politikası ve bölgesel dengeler üzerindeki etkilerinin değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.

Türkiye’nin tarihsel ve etnik bağlar üzerinden Türkmen topluluklarına özel önem atfettiğine dikkat çekilen analizde, Kerkük’teki bu gelişmenin Ankara’nın uzun süredir savunduğu Türkmen temsili açısından kritik bir kazanım olduğu ve Irak’ın istikrarı ile doğrudan ilişkilendirildiği vurgulandı.

Analizde ayrıca; Kerkük’ün stratejik önemi, Türkmenlerin Irak içindeki siyasi konumu, güvenlik tehditleri ve Kalkınma Yolu Projesi gibi ekonomik girişimlerin bölgeye olası etkileri ile Türkiye’nin Bağdat ve Erbil ile yürüttüğü çok boyutlu politikanın sonuçlarına dair değerlendirmelere yer verildi.

İşte Arab News’de yayınlanan analiz:

Geçtiğimiz hafta, yaklaşık bir asır sonra ilk kez bir Türkmen, Irak’ın Kerkük vilayetinde vali olarak seçildi. Bu gelişmenin Türkiye’nin Irak politikası açısından ne anlama geldiğini doğru okumak büyük önem taşıyor.

Arab News: Türkiye'nin Irak politikası ve Türkmen stratejisi

Türkiye, Irak Türkmen Cephesi Başkanı Muhammed Saman Ağa’nın seçilmesini “tarihi” bir gelişme olarak nitelendirdi.

Ancak Ankara bu sonucu aynı zamanda Türkmen toplumunun meşru haklarının gecikmiş bir teslimi olarak çerçeveledi ve bunun Irak’ın genel istikrarına katkı sağlamasını temenni etti. Irak’ın kuruluşundan bu yana Araplar ve Kürtlerden sonra üçüncü büyük etnik grup olan Türkmenlerin nüfusunun yaklaşık 3 milyon olduğu tahmin ediliyor.

Türkiye’nin Türkmen politikası

Ankara uzun süredir sınır ötesindeki Türkmen topluluklarının hamisi olarak hareket ediyor.

Türk siyasi elitleri, Türkmenlerle olan bağlara özel önem atfederken, bu toplulukları Türkiye’nin Irak politikalarının merkezine yerleştiriyor. Bu durum hem Bağdat yönetimiyle hem de Irak Kürt Bölgesel Yönetimi ile ilişkilerde Türkmenlerin belirleyici bir unsur haline gelmesine yol açtı.

Arab News: Türkiye'nin Irak politikası ve Türkmen stratejisi

Her ne kadar birçok Türkmen Türkiye’yi bir “akraba devlet” olarak görse de, bu topluluk Irak vatandaşıdır. Kürt grupların aksine, tarihsel olarak Irak devletine karşı silahlı bir direniş geliştirmemişlerdir.

Siyasi mobilizasyonları özellikle 1990’lara kadar sınırlı kalmış, Körfez Savaşı sonrasında kuzey Irak’ta fiili Kürt yönetiminin ortaya çıkmasıyla birlikte Türkiye’nin de teşvikiyle Irak Türkmen Cephesi çatısı altında daha organize hale gelmişlerdir.

Kerkük’ün stratejik ve tarihsel önemi

Türkmen nüfusunun yoğun olduğu Kerkük, uzun yıllardır Bağdat ile Erbil arasında ihtilaflı bir bölge olmuştur. Aynı zamanda Türkiye açısından tarihsel bir öneme sahiptir; zira Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılmasının ardından Türklerin kontrol etmek istediği Musul vilayetinin bir parçasıydı.

Arab News: Türkiye'nin Irak politikası ve Türkmen stratejisi

Kerkük’te son Türkmen valinin göreve gelmesi İngiliz manda dönemine kadar uzanıyor. Araplar, Kürtler ve Türkmenler arasında dönüşümlü yönetim modeli öngörülmüş olsa da bu sistem 2026 yılına kadar bir Türkmen valinin seçilmesini sağlayamamıştı.

2003 sonrası dönemde Türkmen siyasi aktörler bu yönde talepte bulunmuş, ancak Arap ve Kürt grupları ikna etmekte zorlanmışlardı.

Güvenlik tehditleri ve Türkmenler

Türkmenler, 2014 yılında DEAŞ’ın Irak’ın kuzey ve batısında geniş alanları ele geçirmesinden en fazla etkilenen topluluklardan biri oldu. Telafer ve Tuzhurmatu gibi yoğun Türkmen nüfusuna sahip bölgelerde büyük göçler yaşandı. Özellikle Sünni Türkmenlerin önemli bir kısmı Türkiye’ye sığınmak zorunda kaldı.

Arab News: Türkiye'nin Irak politikası ve Türkmen stratejisi

Türkiye, kendisini Türkmenlerin koruyucusu olarak gördüğü için bu topluluğa yönelik tehditler karşısında kayıtsız kalmayacağını sık sık vurguladı. Bu uyarılar özellikle 2017’deki Irak Kürt bağımsızlık referandumu sürecinde daha belirgin hale geldi.

Suriye Türkmenleri ve bölgesel yaklaşım

Türkiye, Irak’taki Türkmenlere olduğu kadar Suriye’deki Türkmenlere de stratejik önem atfetmektedir. Esad yönetimi döneminde Ankara, Suriye Türkmenlerini hem etnik bağlar nedeniyle doğal müttefik hem de rejime karşı ortak bir aktör olarak değerlendirdi. Bu çerçevede, Türkiye’nin desteğiyle Suriye Türkmen Tugayı gibi silahlı yapılar oluşturuldu.

Arab News: Türkiye'nin Irak politikası ve Türkmen stratejisi

Kerkük’te bir Türkmen valinin seçilmesi yalnızca siyasi değil, aynı zamanda ekonomik sonuçlar da doğurabilecek bir gelişmedir.

Türkmen nüfusunun yoğun olduğu Telafer, Türkiye, Irak, Katar ve BAE’nin ortaklaşa yürüttüğü Kalkınma Yolu Projesi güzergahında yer almaktadır. DEAŞ işgali nedeniyle ciddi zarar gören bu bölgenin yeniden kalkınması, hem Türkmenler hem de diğer yerel topluluklar için kritik önemdedir.

Ancak bu tür büyük altyapı projelerinin başarısı, güvenliğin sağlanmasına ve terör tehdidinin bertaraf edilmesine bağlıdır. Türkiye, bu kapsamda Irak yönetimiyle terörle mücadelede yakın iş birliği yürütmekte ve ekonomik kalkınma ile güvenlik arasındaki güçlü ilişkiyi temel politika unsuru olarak benimsemektedir.

Türkiye’nin Irak denklemindeki rolü

Türkiye’nin hem Bağdat hem de Erbil ile geliştirdiği siyasi ve ekonomik ilişkiler, Türkmenlerin Irak siyasetinde daha görünür bir rol üstlenmesine zemin hazırlamıştır.

Arab News: Türkiye'nin Irak politikası ve Türkmen stratejisi

Aynı zamanda Ankara’nın ekonomik iş birliği odaklı yaklaşımı, Irak’ın genel istikrarını desteklemeyi hedeflemekte ve bu durum dolaylı olarak Türkmenler dahil tüm topluluklara fayda sağlamaktadır.

Sonuç olarak Kerkük’te bir Türkmen valinin göreve gelmesi, yalnızca sembolik bir kazanım değil; Türkiye’nin bölgesel stratejisinin, güvenlik politikalarının ve ekonomik vizyonunun sahadaki yansıması olarak değerlendirilmelidir.