ABD’nin önde gelen yayın organlarından Bloomberg’de, Ankara’da gerçekleştirilen NATO Zirvesi’nin öne çıkan başlıklarına, liderler arasındaki diplomatik temaslara ve zirvenin uluslararası güvenlik mimarasına etkilerine ilişkin değerlendirmelerin yer aldığı bir analiz yayınlandı.
Analizde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen zirvenin, Türkiye’nin NATO içerisindeki stratejik konumunu ve diplomatik ağırlığını bir kez daha ortaya koyduğu vurgulanırken; ABD Başkanı Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında kurulan yakın diyaloğun zirvenin en dikkat çeken gelişmelerinden biri olduğu ifade edildi.
Analizde ayrıca, Türkiye’nin savunma sanayii alanındaki beklentilerine, F-35 programına ilişkin olumlu mesajlara, Ukrayna-Rusya savaşı, NATO’nun yeni savunma harcaması hedefleri ve ittifak içerisindeki siyasi dengelere yönelik değerlendirmelere yer verildi.
İşte Bloomberg’de yayınlanan analiz:
ABD Başkanı Donald Trump, Ankara’da düzenlenen iki günlük NATO Zirvesi’nin sonunda ittifak liderlerinin kendisine büyük bir sevgi gösterdiğini söyledi.

Ancak zirve boyunca sergilediği tutum, ABD Başkanı’nın asıl yakınlık duyduğu tarafın NATO’nun Avrupalı müttefiklerinden ziyade, kendi siyasi reflekslerine hitap eden liderler olduğunu ortaya koydu.
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed El Şara yaptırımların hafifletilmesini sağladı. Ukrayna lideri Zelenskiy, Trump ile ilişkilerini yeniden rayına oturtmasının ardından Ukrayna için hava savunma füzelerini kapsayan yeni bir anlaşma elde etti.
Recep Tayyip Erdoğan ise Türkiye’nin sonunda F-35 savaş uçaklarını satın alabileceğine dair söz elde etti ve bunu büyük bir memnuniyetle karşıladı.
Buna karşılık NATO’nun en yoksul üyelerinden biri olan Arnavutluk, 2027 NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yapma beklentisinin ertelendiğini gördü. Bu kararın gerekçelerinden biri de ülkenin ittifakın savunma harcaması hedeflerini karşılamada yaşadığı sıkıntılar nedeniyle oluşan gerilimi azaltmaktı.

Trump, Türkiye’yi Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından karşılanırken şu ifadeleri kullandı:
“Bazen en sert insanlarla çok iyi anlaşırsınız, bazen de en zayıf olanlarla hiç anlaşamazsınız.”
Bu yaklaşım, öngörülemez tavırlarıyla zirvenin atmosferini sürekli değiştiren Trump’ın damgasını vurduğu toplantının en belirgin ortak noktası oldu.
Erdoğan-Trump ekseni
ABD Başkanı daha kendisi için özel olarak inşa edilen yeni havalimanına inmeden önce bile zirvenin Trump-Erdoğan güç gösterisine dönüşeceği anlaşılıyordu.

Zira Trump, zirveye katılmasının temel nedeninin ev sahibi Erdoğan’a duyduğu saygı olduğunu söylemişti.
Zirvede, Versailles Sarayı’nın dört katı büyüklüğündeki Cumhurbaşkanlığı Yerleşkesi’nde birlikte gazetecilerin karşısına çıkan Trump, Erdoğan’ı önemli ve büyül bir lider olarak övdü.
Diğer yandan, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, liderler yemeğine en son katılan isim oldu ve Trump ile son dönemde yaşadığı gerginliğin ardından ilişkilerinin “samimi” olduğunu sinirli bir ifadeyle savundu.
Zirve boyunca pilot güneş gözlüğünü çıkarmayan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise karşılamada Türkiye’nin First Lady’sinin elini öpmeye çalıştı ancak başaramadı.
Gerginlik tırmanıyor
Trump’ın İran’a yönelik gece saldırılarının ardından ateşkes sürecinin bozulması nedeniyle moralinin bozulduğu ya da uzun süredir rahatsızlık duyduğu İspanya Başbakanı Pedro Sanchez gibi liderlerle yeniden karşılaşmasının etkili olduğu değerlendirildi.

Sebep ne olursa olsun, Trump NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile birlikte ilk basın toplantısına çıktığında zirvenin seyri hızla değişmeye başladı.
Trump, İran konusunda müttefiklerini kendisine destek vermemekle suçladı. Grönland’ı ilhak etme yönündeki hedeflerini yeniden gündeme getirirken Danimarka’yı 80 yılı aşkın süre önce Adolf Hitler’e teslim olmakla eleştirdi. Pedro Sanchez’i “berbat bir ortak” olarak nitelendirdi ve yanında bulunan Hazine Bakanı Scott Bessent’e İspanya ile ticari ilişkileri durdurma talimatı verdi.
Mark Rutte ise sürekli araya girerek gündemi yeniden Trump’ın desteğini almak amacıyla hazırladığı 50 milyar doları aşan savunma anlaşmaları paketine çevirmeye çalıştı ancak bunda başarılı olamadı.
Geleneksel aile fotoğrafı çekimi sırasında Trump gazetecilere zafer işareti yaptı. Bu görüntü, kısa süre önce sona erdiğini ilan ettiği İran anlaşmasından ziyade, zirveyi kendi öncelikleri doğrultusunda şekillendirme başarısına gönderme niteliği taşıyordu.
Savunma harcamaları ve Ukrayna
Kapalı oturumlarda ise salondaki kaynaklara göre Trump’ın üslubu daha ölçülü hale geldi.
Liderlerin kendisini memnun etmeye yönelik girişimlerinin sonuç vermeye başladığı görüldü.

NATO’nun savunma harcamalarını gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 5’ine çıkarma hedefini en güçlü şekilde destekleyen ülkelerden Litvanya ve Estonya’nın yetkilileri, bu çabalarını göstermek amacıyla üzerinde “5% CLUB” yazılı rozetler taktı.
Trump’ın geçmişte kamuoyu önünde küçük düşürdüğü liderlerden biri olan Volodimir Zelenskiy de son haftalarda Rusya’nın iç bölgelerindeki şehirler ve petrol rafinerilerine düzenlenen uzun menzilli saldırılar sayesinde ABD Başkanı’nın takdirini kazanmayı başardı.
Trump, iki lider gazetecilerin önünde bir araya geldiğinde şu değerlendirmeyi yaptı:
“En iyi ekipmanlara sahipti çünkü bizim ekipmanlarımızı kullandı. Ama o ekipmanları kullanacak birilerinin de olması gerekiyor ve sizin çok cesur insanlara sahip olduğunuzu görüyorum.”
Beklenmedik bir gelişme olarak Trump, Ukrayna’ya Patriot önleme füzelerini üretme lisansı vereceğini açıkladı. Ancak savaşın devam ettiği Ukrayna’da bu sistemlerin büyük ölçekli üretiminin ciddi zorluklar barındırdığı değerlendiriliyor.
Sonuç
Zirvenin son basın toplantısında Trump’ın oldukça rahatladığı görüldü.

ABD’deki seçim kampanyalarındaki üslubuna dönen Trump, Joe Biden’ı sert şekilde eleştirdi, Kamala Harris ile alay etti ve “Komünist olsaydım Lenin’den bile daha iyi olurdum.” ifadelerini kullandı.
Trump, NATO liderlerinin kendisine yönelik yaklaşımını şu sözlerle özetledi:
“‘Efendim, sizi seviyoruz’ dediler.”
İki günlük zirvenin kendisi açısından sevgi ve hayranlık gösterileriyle geçtiğini söyleyen Trump, sonunda NATO üyelerinin savunma harcamalarını artırma yönündeki adımlarını da takdir etti.

