Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

The New Arab: Türkiye-Mısır askeri iş birliği İsrail’i neden rahatsız ediyor?

Türkiye-Mısır askeri iş birliği nasıl yeni bir stratejik döneme girdi? Yaşanan son gelişmeler İsrail’i neden rahatsız ediyor?

Türkiye-Mısır askeri iş birliği nasıl yeni bir stratejik döneme girdi?

İngiltere merkezli yayın organlarından The New Arab’da, Türkiye ile Mısır arasında son dönemde hızla gelişen askeri iş birliğinin bölgesel dengelere etkisinin değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.

Türkiye ile Mısır arasındaki ortak hava ve deniz tatbikatlarının, savunma sanayii alanındaki iş birliklerinin ve normalleşen ilişkilerin stratejik bir ortaklığa dönüştüğüne dikkat çekilen analizde, bu yakınlaşmanın İsrail tarafından da yakından takip edildiği ve Tel Aviv’de güvenlik endişelerine yol açtığı belirtildi.

Analizde ayrıca; Mısır’ın savunma tedarikini çeşitlendirme politikası, Türkiye’nin bu süreçte üstlenebileceği rol ve iki ülke arasındaki iş birliğinin geleceğini etkileyebilecek bölgesel anlaşmazlıklar ile olası jeopolitik sonuçlara ilişkin kapsamlı değerlendirmelere yer verildi.

İşte The New Arab’da yayınlanan analiz:

Mısır ile Türkiye arasındaki askeri iş birliği, son yıllarda onlarca yıldır görülmeyen, hatta bazı yönleriyle emsalsiz bir seviyeye ulaşmış durumda.

The New Arab: Türkiye-Mısır askeri iş birliği İsrail'i neden rahatsız ediyor?

Orta Doğu’nun iki önemli askeri gücü arasında hızla gelişen bu yakınlaşma, İsrail’de de dikkatle takip edilen ve belirli ölçüde endişe yaratan bir gelişme olarak öne çıkıyor.

Haziran ayında Mısır, Türkiye ile ortak bir hava kuvvetleri tatbikatına ev sahipliği yaptı. İki ülkenin savaş uçakları, Mısır’daki çeşitli hava üslerinde müşterek eğitim faaliyetleri gerçekleştirdi. Bu, iki ülkenin on yılı aşkın bir sürenin ardından düzenlediği ilk ortak hava kuvvetleri tatbikatı oldu.

İlk tatbikatın hemen ardından ikinci ortak eğitim faaliyeti başladı. Bu kez ev sahipliğini Türkiye üstlenirken Mısır Hava Kuvvetleri Türk üslerinde eğitim gerçekleştirdi. Mısır ordusuna dayandırılan açıklamalarda, tatbikatların iki ülke silahlı kuvvetleri arasındaki “giderek büyüyen askeri iş birliğini” yansıttığı ve savunma ilişkilerini güçlendirme çabalarının bir parçası olduğu vurgulandı.

Bu gelişmeler, 2025 yılının sonlarında gerçekleştirilen ortak deniz tatbikatlarının devamı niteliğinde. Söz konusu deniz tatbikatı da iki ülke arasında 13 yıl sonra gerçekleştirilen ilk müşterek deniz faaliyeti olmuş, Türk F-16 savaş uçakları, fırkateynler ve bir denizaltı tatbikatta görev almıştı.

The New Arab: Türkiye-Mısır askeri iş birliği İsrail'i neden rahatsız ediyor?

Gerçekleştirilen tüm tatbikatlarda Amerikan yapımı F-16 savaş uçakları kullanıldı. F-16’lar hem Türkiye hem de Mısır hava kuvvetlerinin bel kemiğini oluşturuyor. Türkiye, dünyanın en büyük üçüncü F-16 filosuna sahipken, Mısır ise dördüncü sırada yer alıyor.

Mısır Hava Kuvvetleri, Fransız üretimi Dassault Rafale ve Rus yapımı MiG-29M/M2 savaş uçaklarını da envanterinde bulundurarak daha çeşitli bir filoya sahip. Türkiye ise uzun yıllar büyük ölçüde F-16’lar ve yaşlanan F-4 Phantom II uçaklarından oluşan Amerikan menşeli bir savaş uçağı filosuna dayanırken, İngiltere üzerinden Eurofighter Typhoon tedarik sürecini başlatarak filosunu çeşitlendirme yoluna gitti. Bunun yanında yerli beşinci nesil savaş uçağı KAAN’ın geliştirilmesi de devam ediyor.

İlişkilerde normalleşmenin askeri boyutu

Gerçekleştirilen ortak tatbikatlar, iki ülke arasındaki ilişkilerde yaşanan önemli normalleşmenin askeri alandaki en somut göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor. Zira 2013 yılı öncesinde Ankara ile Kahire yakın askeri ilişkilere sahipti.

The New Arab: Türkiye-Mısır askeri iş birliği İsrail'i neden rahatsız ediyor?

1993-1995 yılları arasında Türkiye, Mısır Hava Kuvvetleri için toplam 46 adet F-16 savaş uçağı üretmişti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise dönemin Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi liderliğindeki Müslüman Kardeşler yönetimiyle yakın ilişkilere sahipti. Mursi hükümeti Türkiye’nin geliştirdiği ANKA İHA’larından on adet satın almayı planlamıştı. Ancak Temmuz 2013’te Abdulfettah es-Sisi liderliğinde gerçekleştirilen askeri darbe nedeniyle bu teslimatlar hiçbir zaman gerçekleşmedi.

Erdoğan darbenin ardından yönetime sert tepki göstermiş, uzun yıllar boyunca Türkiye-Mısır ilişkileri ciddi biçimde gerilmişti. Erdoğan’ın sık sık kullandığı dört parmaklı Rabia işareti de devrilen Müslüman Kardeşler yönetimine verilen desteğin sembolü olmuştu.

Bugün ise Sisi yönetimi görevde kalmaya devam etmesine rağmen son birkaç yılda iki ülke ilişkileri belirgin biçimde normalleşti. Bunun son örneklerinden biri de 2025 yılında HAVELSAN ile Mısır’ın Arap Sanayi Organizasyonu arasında Mısır’da insansız hava aracı üretimine yönelik mutabakat zaptının imzalanması oldu.

The New Arab: Türkiye-Mısır askeri iş birliği İsrail'i neden rahatsız ediyor?

Risk istihbarat şirketi RANE’in Orta Doğu ve Kuzey Afrika analisti Kristin Ronzi’ye göre, ortak tatbikatlar Ankara ile Kahire arasındaki ilişkilerin güçlendiğinin açık bir göstergesi niteliğinde.

Ronzi, Türkiye’nin son yıllarda bölgedeki nüfuzunu artırmak amacıyla Mısır dahil birçok ülkeyle ilişkilerini normalleştirmeye çalıştığını, Mısır ile Türkiye’nin ise 2013 sonrası yaşanan gerilimleri büyük ölçüde geride bırakarak güvenlik, ekonomi ve diplomasi alanlarında pragmatik iş birliğine yöneldiğini ifade ediyor.

Bununla birlikte Ronzi, Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları ile Afrika Boynuzu konusundaki dış politika farklılıklarının gelecekte iş birliğinin kapsamını sınırlayabilecek temel anlaşmazlık alanları olmaya devam ettiğini belirtiyor.

Savunma tedarikinde çeşitlendirme stratejisi

Mısır uzun yıllardır silahlı kuvvetlerinin dışa bağımlılığını azaltmak amacıyla savunma tedarik kaynaklarını çeşitlendirme politikası izliyor. Bu kapsamda 2018 yılında Rusya’dan Su-35 savaş uçakları sipariş eden Kahire yönetimi, ABD yaptırımları riski nedeniyle bu anlaşmayı daha sonra iptal etti.

The New Arab: Türkiye-Mısır askeri iş birliği İsrail'i neden rahatsız ediyor?

Son dönemde ise Mısır, topraklarında ilk kez Çin ile ortak hava kuvvetleri tatbikatı düzenledi. Tatbikatta Çin’in en gelişmiş dördüncü nesil savaş uçaklarından Chengdu J-10C görev aldı. Kahire’nin bu platformla ilgilendiği biliniyor. Türkiye’den yapılabilecek yeni savunma tedarikleri de Mısır’ın uzun süredir uyguladığı çeşitlendirme stratejisini destekleyebilir.

Ronzi’ye göre Mısır askeri ortaklıklarını ve silah tedarikçilerini çeşitlendirirken, Türkiye de yerli savunma sanayi kabiliyetlerini güçlendirmeye çalışıyor. Çin ile askeri iş birliği Washington’da daha fazla rahatsızlık yaratabilecek olsa da, Türkiye’nin NATO üyesi olması nedeniyle Mısır-Türkiye savunma iş birliğinin daha az tartışmalı bir alan oluşturduğu değerlendiriliyor.

Middle East Policy Council Geçici İcra Direktörü ve New Lines Institute Kıdemli Direktörü Nicolas Heras ise Mısır’ın dengeli güvenlik ortaklıkları kurarak bölgesel bir askeri güç olmayı hedeflediğini ifade ediyor.

The New Arab: Türkiye-Mısır askeri iş birliği İsrail'i neden rahatsız ediyor?

Heras’a göre Kahire yönetimi önümüzdeki on yıl içerisinde Etiyopya veya hatta İsrail ile bir çatışma ihtimalini tamamen dışlamıyor. Bu nedenle yalnızca Amerikan silah sistemlerine bağımlı kalmak istemeyen Mısır, gelecekte olası askeri operasyonlarda Washington’un siyasi tercihleriyle sınırlanmamak amacıyla alternatif ortaklıklar geliştiriyor.

Bununla birlikte Heras, Kahire’nin Washington’u Pekin ile değiştirmeyi hedeflemediğini, ancak daha uygun maliyetli ve etkili askeri teknolojilere erişmek ile ABD’nin bölgedeki askeri varlığının azalması ihtimaline karşı denge oluşturmak amacıyla Çin ile ciddi bir ortaklık geliştirmeyi faydalı gördüğünü belirtiyor.

Ronzi ise Türk savunma ürünlerinin Batılı sistemlere kıyasla daha az son kullanıcı kısıtlamasına sahip olduğunu, bunun Mısır’a daha fazla operasyonel esneklik sağladığını ve çoğu zaman daha düşük maliyet sunduğunu ifade ediyor.

Ayrıca HAVELSAN ile imzalanan ortak üretim anlaşmasının Mısır’ın yerli savunma sanayisini güçlendireceğini belirten Ronzi, buna rağmen Türk sistemlerinin bazı Batılı platformlar kadar gelişmiş olmadığını, bu nedenle Kahire’nin çeşitlendirme politikasını sürdürürken ABD ve diğer Batılı ülkelerden tedarike de devam edeceğini öngörüyor.

The New Arab: Türkiye-Mısır askeri iş birliği İsrail'i neden rahatsız ediyor?

Genel tabloya bakıldığında Ronzi, Mısır-Türkiye savunma iş birliğinin yanı sıra Mısır, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’dan oluşabilecek daha geniş çaplı bölgesel bir güvenlik ekseninin ortaya çıkmasının da savunma alanındaki iş birliğini hızlandırabileceğini değerlendiriyor.

Ancak Doğu Akdeniz ve Afrika Boynuzu konularındaki görüş ayrılıklarının bu ortaklığın kapsamını sınırlandırabilecek temel faktörler olmaya devam edeceğini de vurguluyor.

İsrail’in artan endişeleri artıyor

İki bölgesel güç arasındaki askeri yakınlaşma doğal olarak İsrail’in de dikkatini çekmiş durumda.

İsrailli yetkililer son dönemde Türkiye’nin askeri kapasitesini tehdit olarak tanımlayan açıklamalar yaparken, aynı zamanda Mısır ordusunun da kontrolsüz biçimde güçlenmesini potansiyel bir risk olarak değerlendiren mesajlar veriyor.

The New Arab: Türkiye-Mısır askeri iş birliği İsrail'i neden rahatsız ediyor?

Şubat ayında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, “Mısır ordusu güçleniyor ve bunu yakından takip etmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandığı öne sürüldü. Özellikle iki ülkenin ortak İHA üretimi alanındaki iş birliği İsrail tarafından dikkatle izleniyor.

Ronzi’ye göre Mısır-Türkiye askeri iş birliği, Ankara ile yaşanan gerilimler ve Mısır ordusuna yönelik mevcut İsrail hassasiyetleri nedeniyle Tel Aviv’deki kaygıları daha da artırabilir.

Bununla birlikte Ronzi, söz konusu iş birliğinin kısa vadede İsrail’e doğrudan bir tehdit oluşturmasının beklenmediğini belirtiyor. Mısır ile İsrail’in güvenlik ve enerji alanlarında pragmatik ilişkilerini sürdürdüğünü, Kahire’nin Gazze konusunda “kırmızı çizgi” söylemini korusa da İsrail’e karşı daha sert bir askeri tutum benimsemesinin düşük ihtimal olduğunu ifade ediyor.

Ronzi ayrıca hem Türkiye’nin hem de Mısır’ın İsrail konusunda ABD ile ilişkilerini ciddi şekilde riske atacak adımlar atmaktan kaçınacağını değerlendiriyor.

The New Arab: Türkiye-Mısır askeri iş birliği İsrail'i neden rahatsız ediyor?

Nicolas Heras ise Türkiye ile yeniden gelişen savunma ilişkilerinin Mısır’a gelecekte bölgesel askeri operasyonlarında kullanabileceği daha düşük maliyetli ancak etkili askeri sistemlere erişim sağlayacağını düşünüyor.

Heras’a göre Mısır yönetiminin İsrail ile yeni bir savaşı bilinçli olarak başlatması beklenmese de, İsrailli karar alıcıların giderek daha agresif hale gelen bölgesel politikalarının gelecekte Sina Yarımadası merkezli yeni güvenlik krizlerine yol açması ihtimali nedeniyle Kahire şimdiden olası senaryolara hazırlık yapıyor.