Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Arab News: Ankara NATO zirvesi ve Hürmüz’ün yükselen stratejik önemi

Türkiye’nin güvenlik mimarisindeki yükselen stratejik konumu dengeleri nasıl etkileyecek? Ankara’daki NATO zirvesi ve Hürmüz’ün yükselen stratejik önemine dair beklentiler ne?

Türkiye'nin güvenlik mimarisindeki yükselen stratejik konumu dengeleri nasıl etkileyecek? Ankara'daki

Katar merkezli önemli yayın organlarından The New Arab’da, Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nde Hürmüz Boğazı’nın ilk kez İttifak’ın stratejik öncelikleri arasına alınması ve NATO-Körfez İşbirliği Konseyi (GKİ) ilişkilerinde başlayan yeni dönemin değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.

Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı Ankara Zirvesi’nin, NATO’nun Körfez stratejisinde önemli bir dönüşümün başlangıcını temsil ettiği belirtilen analizde, Hürmüz Boğazı’nın NATO’nun güvenlik gündemine taşınmasında Ankara’nın oluşturduğu diplomatik zeminin belirleyici rol oynadığı vurgulandı.

Analizde ayrıca, NATO ile Körfez ülkeleri arasında deniz güvenliği, savunma sanayii iş birliği ve kurumsal ortaklığın geliştirilmesine yönelik yeni adımların, Türkiye’nin bölgesel güvenlik mimarisindeki yükselen stratejik konumunu daha da güçlendirdiği değerlendirmesine yer verildi.

İşte Arab News’de yayınlanan analiz:

7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi marjında, NATO dışişleri bakanları ile Körfez ülkelerinin üst düzey yetkilileri, Körfez’deki gelişmeleri, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz güvenliği risklerini ve İttifak ile Körfez İşbirliği Konseyi arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik yolları ele almak üzere özel bir oturum gerçekleştirdi.

Arab News: Ankara NATO zirvesi ve Hürmüz'ün yükselen stratejik önemi

Toplantıya İstanbul İşbirliği Girişimi ortak ülkeleri olan Bahreyn, Kuveyt, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden yetkililer katıldı.

Görüşmelerin ana gündemi

GKİ ve NATO yetkilileri arasındaki görüşmeler üç temel başlık üzerinde yoğunlaştı.

Bunlardan ilki, Birleşik Krallık ve Fransa’nın, NATO-GKİ koordinasyonuna temel oluşturabilecek çok uluslu bir Hürmüz deniz görev gücü önerisi doğrultusunda Hürmüz Boğazı’nın güvenliğiydi.

Arab News: Ankara NATO zirvesi ve Hürmüz'ün yükselen stratejik önemi

İkinci başlık, Kuveyt ve Bahreyn’in NATO Zirvesi devam ederken dahi İran saldırılarının hedefi olmaya devam etmesi nedeniyle savunma sanayii alanındaki iş birliğiydi.

Üçüncü konu ise NATO-ICI çerçevesinde daha güçlü kurumsal iş birliği önerileri oldu.

Oturum sırasında Katar heyeti, NATO ile Katar arasında yeni bir ortaklık programı üzerinde anlaşmaya varıldığını ve Katar’da NATO destekli bölgesel bir barışı destekleme operasyonları merkezinin kurulmasına çok yaklaşıldığını açıkladı. Körfez bölgesinde ise Kuveyt, 2017 yılından bu yana NATO-ICI Bölgesel Merkezi’ne ev sahipliği yapıyor.

İran faktörü ve Hürmüz’ün yükselen önemi

İstanbul İşbirliği Girişimi 2004 yılında başlatılmış olsa da NATO-GKİ iş birliği için sunduğu potansiyeli bugüne kadar tam anlamıyla hayata geçiremedi. Bununla birlikte son yıllarda, özellikle İran ile yaşanan savaşın ortaya çıkardığı acil güvenlik tehdidi nedeniyle yeniden önem kazandı.

Arab News: Ankara NATO zirvesi ve Hürmüz'ün yükselen stratejik önemi

Ankara Zirvesi’nde NATO ile GKİ yetkilileri arasında gerçekleştirilen özel toplantının temel itici gücü, İran’ın 28 Şubat’tan itibaren GKİ ülkelerine yönelik saldırıları ve Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinde yaşanan kesintiler oldu. Savaş, Hürmüz Boğazı’nı NATO açısından yeni bir stratejik cepheye dönüştürürken, Körfez ülkelerini de İttifak’ın bölgedeki temel ortakları konumuna taşıdı.

Bu gelişmelerin sonucu olarak Hürmüz Boğazı ilk kez NATO’nun nihai zirve bildirgesinde yer aldı. İttifakın sonuç bildirgesinde üyeler, “İran’ın asla nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini ve İran’ın Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisine tam olarak saygı göstermesi gerektiğini” yineledi. Ayrıca ICI üyesi devletlere, Hürmüz’ün geleceği konusunda NATO ile iş birliği yapmaları çağrısında bulunuldu.

Zirve öncesinde de NATO yetkilileri, Avrupa ile Körfez güvenliğinin birbirinden ayrılmaz şekilde bağlantılı olduğunu defalarca vurgulamıştı. Yetkililere göre NATO artık yalnızca müttefik topraklarının savunulmasıyla ilgilenen bir örgüt değil; Hürmüz Boğazı örneğinde olduğu gibi Avrupa güvenliğini doğrudan etkileyen sınır ötesi gelişmelere de meşru şekilde müdahil olabilecek bir güvenlik aktörü haline geliyor.

Ankara Zirvesi ve nihai bildirgede Hürmüz Boğazı’nın NATO’nun stratejik ilgi alanlarından biri olarak tanımlanması, İttifak’ın Körfez stratejisinin yalnızca siyasi angajmandan, GKİ ülkeleriyle işlevsel güvenlik iş birliğine evrildiğini gösteriyor. Bu dönüşümün merkezinde ise deniz güvenliği yer alıyor.

İşlevsel güvenlik iş birliğine geçiş

Bu anlayış doğrultusunda Fransa ve Birleşik Krallık, Körfez ülkeleriyle yapılan oturum sırasında gerilimin azalması veya çatışmanın sona ermesi halinde Hürmüz Boğazı’nda güvenli geçişi garanti altına alacak çok uluslu bir deniz koalisyonunun kurulmasını önerdi.

Arab News: Ankara NATO zirvesi ve Hürmüz'ün yükselen stratejik önemi

Ancak İran’ın devam eden muhalefeti dikkate alındığında, bu önerinin kısa vadede hayata geçirilmesi düşük ihtimal olarak değerlendiriliyor.

Bununla birlikte söz konusu öneri, NATO’nun bazı üye devletleri nezdinde Körfez ortaklarıyla birlikte deniz güvenliğinde daha aktif rol üstlenmeye hazır olduğunun önemli bir göstergesi oldu.

Her ne kadar Körfez güvenliğinin tamamen “NATO’laştırılmasından” söz etmek mümkün olmasa da İttifak ile GKİ ülkeleri arasında giderek gelişen “işlevsel” bir güvenlik iş birliğinden bahsetmek mümkündür. Ankara Zirvesi ve Hürmüz Boğazı’nın NATO’nun stratejik öncelikleri arasına alınması, İttifak’ın Körfez yaklaşımının siyasi diyalogdan işlevsel güvenlik ortaklığına evrildiğini ortaya koymaktadır. Deniz güvenliği ise NATO’nun uzun yıllardır uzmanlık geliştirdiği alanlardan biri olduğundan, GKİ açısından İttifak’ı önemli bir ortak haline getiriyor.

Ancak bu durum NATO’yu Körfez’in temel güvenlik garantörü veya gelecekte bölgede kalıcı bir NATO komutanlığı kuracak aktör haline getirmiyor. Aksine bu süreç, NATO’nun deniz güvenliği alanında kapasite geliştirme ve istihbarat paylaşımı gibi sınırlı fakat pratik görevler üstlenen “işlevsel” bir güvenlik aktörü olarak rolünü kademeli biçimde artırdığını gösteriyor.

Böylece ABD liderliğindeki mevcut Körfez güvenlik mimarisi değişmeden kalırken, NATO’nun üstlendiği işlevsel rol klasik NATO-ICI diyaloğunun ötesine geçerek Körfez’i NATO’nun daha geniş güney komşuluk gündemine entegre eden kurumsal bir iş birliğine dönüşüyor.

Libya modeli ve geleceğe yönelik beklentiler

NATO yetkilileri, NATO-GKİ iş birliğinden söz ederken sıklıkla Libya örneğini veriyor ve bunu başarılı bir iş birliği modeli olarak değerlendiriyor. Benzer bir iş birliği modelinin Hürmüz Boğazı bağlamında da oluşturulması hedefleniyor.

Arab News: Ankara NATO zirvesi ve Hürmüz'ün yükselen stratejik önemi

Bununla birlikte NATO’nun giderek gelişen işlevsel rolü güçlü stratejik gerekçelere dayansa da bazı faktörler bu süreci etkilemeye devam edecektir. Bunlar arasında İran’ın NATO’nun genişlemesine ilişkin algısı, İttifak üyeleri arasındaki görüş ayrılıkları ve GKİ ülkelerinin farklı öncelikleri öne çıkıyor. Ayrıca NATO-ICI iş birliği, NATO ile GKİ arasında ortak bir stratejik vizyon temelinde kurumsal ortaklıktan ziyade ikili ilişkiler üzerine inşa edilmiş bir yapıya dayanıyor.

Bu çerçevede Suudi Arabistan ile Umman’ın ICI’ya resmî ortak olarak katılması, mevcut ortaklık yapısını değiştirebilir. Her iki ülke de Hürmüz Boğazı’nın deniz güvenliği ve bölgesel diplomasi açısından kritik aktörler konumunda bulunuyor.

Nitekim NATO Zirvesi devam ederken Suudi Arabistan ve Umman dışişleri bakanları Maskat’ta bir araya gelerek İran ile ABD arasında yeniden yükselen gerilim ortamında Hürmüz’deki deniz güvenliğini ele aldı. Ayrıca 3 Temmuz’da Birleşik Krallık ve Fransa, Umman’ın Körfez sularında güvenli seyrüseferin sağlanması amacıyla iki ülkeyle birlikte çalışmayı kabul ettiğini açıkladı.

Sonuç

Ankara Zirvesi, NATO-Körfez ilişkileri açısından önemli bir dönüm noktası niteliği taşıyor.

Arab News: Ankara NATO zirvesi ve Hürmüz'ün yükselen stratejik önemi

Körfez ülkelerinden üst düzey yetkililerin zirveye katılımı, Hürmüz Boğazı’nın ilk kez NATO sonuç bildirgesine dahil edilmesi ve bazı NATO üyelerinin Körfez’de deniz güvenliğini güçlendirmeye yönelik önerileri, Körfez boyutunun NATO’nun daha geniş güvenlik vizyonuna giderek daha fazla entegre edildiğini açık biçimde ortaya koyuyor.